En Sevilen Arap Lider: Hasan Nasrallah (foto,video)
Geçen yıllarda, Arap siyasetçi ve önde gelen devlet adamları arasında yeni bir yüz çok sevilmeye başlandı. Onu sadece Araplar sevmekle kalmadı, dünya Müslümanları ve hatta bütün özgürlük mücadelecileri onu severek, ona karşı büyük bir ilgi duymaya başladılar. İşte dost ve düşmanın karşısında saygıyla durduğu bu büyük şahsiyet, Seyit Hasan Nasrallah'tır.
03/04/2007
Hizbullah’ın başarılı lideri Hasan Nasrallah'ın hatırasını canlı tutmak için, bu yıllarda yeni doğan yüzlerce çocuğun ismi “Hasan” olarak konuldu. Arap dünyası uzun yıllar sonra işgalci İsrail’le savaşma cesaretini gösterip, büyük başarılara imza atan bu liderlerini çok sevdiler. Hizbullah 33 gün boyunca yılmadan İsrail askerleriyle savaştı. Savaşın daha ilk günlerinde İsrail ordusu bombardımanlar sonucu Hizbullah’ın lideri Nasrallah'ın öldüğünü açıklamıştı, fakat birkaç saat geçmeden televizyona çıkarak rahat ve sakin bir şekilde kendi stratejilerini ve düşmanın planlarını açıkladı.
Her ne kadar Sinyora hükümeti Lübnan halkının direnişini engellemeye çalışsa da, Hasan Nasrallah'ın soğukkanlılığı ve yapmış olduğu konuşmalarıyla insanların yüreklerine su serpiyordu. Hamasi konuşmalarıyla; dost ve askerlerine moral verirken düşmanında kalbine korku saçıyordu.33 günlük savaş boyunca Nasrallah, kendisinden emin ve özgüveniyle galibiyetin kendilerinin olacağını söylüyordu, buna karşın Olmert gün geçtikçe, İsrail ordusunun zengin askeri gücüne rağmen yenilgiyi kabullendiğini bütün hareketleriyle belli ediyordu.
Hizbullah'ın bu 33 günlük savaşta başarılı olmasının sebebi, hiç şüphesiz İsrail’in güney Lübnan’ı terk ettikten sonraki dönemde askeri gücünü arttırmasında gizlidir. Hizbullah hem halktan oluşan askerlerini çok iyi yetiştirdi, onlara gerilla savaşının tekniklerini çok iyi öğretti ve hem de askeri ekipmanını çoğaltarak yeni silahlar edindi.
Dünyada bulunan diğer gerilla savaşçılarının aksine Hizbullah’ın başında bulunan komutanlar çok tecrübeli insanlardır, öyle ki şuanda profesyonel bir ordu konumundadır. Bunun en iyi örneği,40 Hizbullah askerinin çok sayıda İsrail komando birliğini geri püskürtüp, yenilgiye uğratması ve o zamana kadar İsrail’in çok övündüğü en son teknolojik özelliklere sahip onlarca tankını havaya uçurmasıdır. Sözde büyük İsrail ordusunun, Merciun bölgesinde 40 kişi tarafından böylesine küçük duruma düşerek büyük kayıplar vermesi nedeniyle, Olmert hemen geri çekilme emri verdi.
Hizbullah şimdilerde Lübnan halk tarafından en fazla desteğini alan büyük bir milli güç konumundadır, buda liderlerinin izlemiş olduğu güçlü siyaset sayesindedir. Seyit Hasan Nasrullah bütün Lübnanlılarındır ve bunu bütün Lübnanlı gruplar çok iyi bilmektedir.
Hasan Nasrallah dünyanın önde gelen üniversitelerinden mezun olmuş birisi değil, fakat şuanda birçok düşünür ve akademisyen için örnek konumdadır. Onun değişmez kişiliği en önemli karakteristik özelliğidir. Bu hususta Lübnanlı gazetecilerden olan Yahya Ebu Zekeriya şöyle diyor:
“Onu oğlunun cenaze töreninin düzenlendiği el-Minar televizyonunun yakınlarında gördüğüm soğukkanlı, dimdik duruşlu ve kararlı görünümü hala aklımda, oğlunun şehit olması onu çökertmemişti aksine onun için övünç sebebi olmuştu. Diğer oğlundan da kardeşinin silahını alarak Onun savaştığı yere gitmesini ve mücadelesini devam ettirmesini istedi. Bir oğlu şehit olmuştu ve diğer oğlunu da savaş meydanına gönderiyordu.”
Nasrallah’ın savaş süresince izlemiş olduğu stratejide çok ilginçtir. İki İsrail askerinin esir alınması ve sonrasında savaşın başlamasıyla İsrail halkına şöyle seslendi:
“Sizler yapılan anketlerde beni kendi siyasetçilerinizden daha çok kabul ettiğinizi gösterdiniz. Şimdiye kadar çok sabrettik fakat bundan sonra sabretmeyeceğiz.
Siz tüm gücünüzle bizimle savaşmaya geldiniz ve bilin ki bizde tüm gücümüzle sizinle savaşacağız.1982 ve 2000 yılları öncesi gibi İsrail’in topraklarımızı işgal etme dönemi artık sona erdi, size söz veriyorum İsrail topraklarımızı işgal edemeyecek ve siz hükümetinizin hatalarının sonucuna katlanacaksınız sizler kimlerle savaştığınızın farkında değilsiniz, siz Muhammed’in Ali’nin Fatıma’nın Hasan’ın Hüseyn’in evlatlarıyla savaşmaktasınız.
Daha sonra Kahire ve Riyad’ın, Hizbullah’ı maceracılıkla suçlayıp karşı durmalarına şöyle cevap verdi: “Benim size tavsiyem biraz akıllı ve mantıklı olmanızdır, bizler ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Zaten bir gün bile size güvenip dayanmadık, bizim tek dayanağımız Allah, milletimiz ve gençlerimizin güçlü kollarıdır.”
Suriye'nin eski savunma bakanı Mustafa Talas, Hasan Nasrullah hakkındaki görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Hasan Nasrullah her zaman bilinçli bir şekilde konuşur ve dediğini de mutlaka yerine getirir. Dik duruşuyla kendinden emin bir şekilde yüksek sesle konuşmaya başladı mı, tüm benliğimle Onu dinlemeye başlıyorum. O yenilmez güçlü bir iradeye sahiptir.”
Lübnan'ın eski başbakanı Selim el-Has ise, Nasrullah’ın yönetme kabiliyeti hakkında şunları söylüyor: “Hizbullah her zaman sorumluca davranmaktadır ve başında bulunan rehberi çok akıllı ve bilinçlice kararlar almaktadır. Böyle bir rehber ve ona olan güvenimizle Lübnan devletinin Hizbullah’la ortak çalışması sınırsızdır.”
Kendi hakkını savunan, halkının geleceğini düşünen ve işgalcilerin esaretinden insanlarını kurtarmak isteyen bu özgürlük savaşçılarının tertemiz çehresi, batı tarafından sürekli kötü tanıtılmaktadır. Batı medyası ve istihbaratı yapmış olduğunu sayısız yalan haberlerle halkın desteklediği Hizbullah’ı, terörist listesine sokmakta ve şiddet taraftarı bir grup olarak göstermektedir. Oysa Hizbullah topraklarını zorba işgalcilere karşı savunan halkın birliğidir. Hizbullah sadece savaşmıyor, halkının refahı ve huzuru için eğitim, sağlık, kültürel ve ekonomik sayısız faaliyetlerde de bulunuyor.
Hizbullah bu 33 günlük savaşıyla Filistinli gruplara da büyük bir ders vermiştir; işgal edilmiş toprakların geri alına bileceğini ve hatta düşmanın püskürtülüp ağır yenilgilere maruz bırakılacağı göstermiştir.
Şuanda dost ve düşman herkesin kabul ettiği; Hizbullah’ın İsrail karşısında en büyük Arap askeri gücü ve Seyit Hasan Nasrullah’ın da en sevilen Arap lider olduğudur.
İslami direniş önderi Seyyid hasan nasrallahı bütün kalbimizle selamlıyor, "vahdet" ve "direniş" ile haçlı emperyalistlerin tez zamanda belinin kırılmasını ve lübnanın Amerika'ya ve işbirliçiklerine mezar yapılmasını Allah Tebareke ve Teala'dan niyaz ediyoruz
zeynep
12-04-2007, 21:05:17
ALLAH BIZLERE NICE HASSAN NASRALLAHLAR NASIP ETSIN ONU SELAMLIYORUM ALLAH IN NURU ONLARIN ÜZERINEOLSUN
cengiz
29-05-2007, 22:03:33
Allah imam Mehdinin zuhurunu acil kılsın
Ebuzer
27-01-2008, 18:57:41
S.A. SEYYID HASSAN NSARALLAHIN KOYU BIR TARAFTARIYIM SUPER BIR KOMTAN SUPER BIR LIDERRR INSALLAH RABBIM ONUN UZERINE RAHMETINI SABRINI KUDERITINI IHSAN AYLSEIN SLM VE DUA ILE
dr.ali216
14-03-2008, 18:17:03
kardeşlerim ben aleviyim hasan nasrallah şii , filistindeki kardeşlerimiz ise sünni biz müslümanlar birleşmessek barışın ötesine geçip elele vermessek batı bizi bitirir. birleşirsek hasan nasrallahın zaferi gibi nice zaferler bizim olur. alevi sünni şii türkiyeli iranlı suriyeli ıraklı hepimiz biriz kaderimiz aynı gelecek için birleşelim.
ihsan bağış islamoğlu
18-04-2008, 14:10:10
evet dr.ali 216 abimiz çok doğru söylüyor islam birdir başkada yoktur.hepimiz islam kardeşliği altında birleşmediğimiz sürece bir yere varamayız.bize tek kalacak olan ancak böyle eli kolu bağlı kalıp o kan emici vampirleri seyrederiz yoksa.islam sahipsiz değildir ancak parça parçadır.bizim tek kurtuluşumuz ancak birlik ve berabarlikten geçer.bizim tek dostumuz allah c.c ve onun yolundan gidenlerdir.ne mutlu onlaraki o yolda yürüyenlere ve şehit olanlara.allah c.c bizlerede birlik beraberlik ve islam uğruna şehitlik nasip eylesin
adil
05-08-2008, 13:02:41
sız bızım yuregımız sız bızım canımızsınız. tum varlıgımız lubnana fılıstıne ırana armagandır.. slm olsun sıze slm olsun bınlerce.. ıslam dını mazlumların ve fakırlerın dınıdır. ne mutlu bıze kım ıslamı secmısısız. canımız kanımız sıze feda olsun