KATEGORİLER

FOTO GALERİ

Zulüm Baki Kalmaz
Resimlerle Irak
Yorumsuz
Aziz İmam (r.a)
Kuranda adı geçen bitkiler
Kuranda adı geçen hayvanlar

ANKET

Yönetici :..

Obamayı Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Bush gibi olacak
Bush u aratacak
Dünya için faydalı şeyler yapacak

Sonuçları Göster

BOYKOT

 

SİTENİZE EKLEYİN

REKLAM

Sitenize Ekleyin

 

 
 
Nikâh akdi – evlilik anlaşması
 
 
Nikâh, şer'î literatürde sevgi, şefkat, huzur ve aşk yuvası olan aile hayatına başlamak için yapılan bir akit

29/11/2006

Giriş

 

Sözlükte cinsel ilişki ve evlilik akdi anlamlarına gelen nikâh, şer'î literatürde sevgi, şefkat, huzur ve aşk yuvası olan aile hayatına başlamak için yapılan bir akit ve antlaşmadır. Özel birtakım törenler eşliğinde belirli birtakım kelimelerle gerçekleştirilen bu akit sayesinde, kadın ve erkeğin fıtrî ve tabiî bir olgu olan cinsel ilişkiye girmelerinin önündeki engel kalkmış olur.

 

Evlenmek, bir tür sözleşme veya anlaşmadır; fakat kesinlikle alışveriş, istismar veya istihdam türünden değildir. Onun temel rüknü sevgi, saygı, anlayış ve çok yönlü bir işbirliğidir. Araştırmalar, kadın ve erkeğin zahirî bir anlaşmayla ve aralarında bir evlilik akdi olmadan birlikte yaşamalarının ihtilâf ve anlaşmazlıklara sebep olduğunu göstermiştir.

 

Mihrin Belirlenmesi

 

Evlenmenin şartlarından biri de mihrdir. Mihr, İslâm'da bir gelenektir ve iki tarafın muvafakatiyle belirlenmektedir. Belirlenen mihri erkek kadına vermek zorundadır. Mihr, gerçekte erkeğin samimiyet ve sadakatinin bir nişanesi ve evleneceği kadına saygı duyduğu ve değer verdiğinin bir göstergesidir.

 

Mihri bir formalite olarak görmek doğru değildir. Çünkü mihr, bazen bir kadın için hayatî önem taşıyabilir; geleceği için bir tür vesika, sigorta veya birikim sayılabilir.

 

Mihrin Türü

 

Nelerin mihr olabileceğine gelince; ister ayniyat türünden olsun, ister menfaat türünden, mülkiyet kapsamına giren ve değeri olan her şey mihr olabilir. Peygamber-i Ekrem'in (s.a.a.) zamanında bazen Kur'an'dan bir surenin öğretilmesi veya bir miktar buğday bir kadının mihri olabiliyordu.

 

Mihr; bazen bir mal, bazen bir bağ veya tarla, bazen bir ev, bazen de bir toprağın bayındırlaştırılması olabilir. Her ne olursa olsun ve ister peşin olarak ödensin, ister erkeğin boynunun borcu olarak kararlaştırılsın, önemli olan, iki tarafın (kadın ve erkeğin) ona rıza göstermesidir.

 

Mihrin Miktarı

 

Mihrin miktarının ne kadar olacağı da, yine iki tarafın anlaşmasına bağlıdır. Çok az bir meblağ da olabilir, çok yüksek bir rakam da. İslâm açısından mihrin miktarının on dirhemden az olması mekruh sayılmıştır. İmam Sadık (a.s.) mihrin miktarının ne kadar olacağı hususunda, "İnsanların razı olduğu miktar." buyurmuştur.[1]

 

Bu hususta bağlayıcılığı olan bir miktar yoktur. Herkes malî gücü ve imkânları ölçüsünde istediği ölçüde mihr verebilir. Bazı kadınların, güzelliklerini mihr karşılığında sattıklarını zannetmeleri bir tür sapmadır ve İslâm'ın asla tasvip etmediği bir şeydir. Mihr, bir hediyedir ve onda güzellik veya çirkinliğin söz konusu olmaması gerekmektedir.

 

Ne var ki hadislerde mihrin az olması tavsiye edilmiştir. Resulullah (s.a.a.) şöyle buyurmuştur: "Ümmetimin kadınlarının en iyileri; yüzü güzel ve parlak, ama mihri az olanlardır."[2]

 

Sakındırmalar

 

İslâm, bizi mihri ağırlaştırmaktan sakındırmış ve şöyle tavsiye etmiştir: "Kadınların mihrlerini ağırlaştırmayın; sonra arada düşmanlık olur."[3] İmam Bâkır (a.s.) şöyle buyurmuştur: "Mihrinin az olması kadının bereketinden, mihrinin çok olması ise uğursuzluğundandır."[4]

 

Şunu hatırlamak gerekir ki mihr, aile düzeninin devamı için bir güvence olamaz. Tecrübe, mihrin yüksek oluşunun ailenin dağılmasını önlemediğini göstermiştir. Evlilik hayatının temelinde sevgi ve gönül birliği olmalı ve bütün çabalar buna yönelik olmalıdır.

 

Mihrin Çeşitleri

 

Kadının mihri, aşağıdaki çeşitlerden biri şeklinde olabilir:

 

- Tarafların rızasıyla belirlenen mihr. Buna "mihr'ül-müsemma" denir.

 

- Kadının ailevî durumuna ve akrabaları içerisindeki akranlarının mihrine bakarak belirlenen mihr. Buna "mihr'ül-misl" denir.

 

- Erkeğin cinsel ilişkide bulunmadan ve mihr belirlenmeden önce boşadığı karısına verdiği mihr. Buna "mihr'ül-müt'a" denir.

 

Her hâlükârda mihr, mülkiyet kapsamında olan ve temellük edilebilecek bir şey olmalı, miktarı belli olmalı, müşahhas ve muayyen olmalıdır. Falan plâkalı otomobil veya falan marka ve model otomobil gibi.

 

Akit Sıygası

 

Akit Sıygası, kadın ve erkeğin birbirine mahrem olmasına sebep olan lafızlar ve kelimelerdir. Bu sıyga ve lafızları, karı ve kocanın kendileri okuyabileceği gibi, vekâleten başkalarına da okutabilirler.

 

Akdin sıhhati için birtakım şartların hasıl olması gerekir. Ezcümle, evlenme kastının olması ve bu kastın karşı tarafın anlayacağı biçimde ifade edilmesi gerekir. Elbette lâl kimsenin bu kastını işaretle ifade etmesi de yeterlidir. Buna göre şöyle diyebiliriz: Akdin sıhhati için öncelikle evlenme kastının olması, tarafların muvafakati ve "icab" ve "kabul"dan oluşan bir akdin okunması gerekir. Elbette bütün bunlar, bilinçlilik ve uyanıklık hâlinde olmalıdır.

 

Düğün yemeği vermek gibi merasimler, akdin parçası değildir. Ancak bu gibi merasimlerin yapılması hâlinde, dinimizin belirlediği sınırlar aşılmamalıdır. Müşterek hayata Allah'a karşı günah işleyerek değil, Allah'ı anarak başlamak ne kadar güzel olur.

 

Daha sonra anlaşmazlık çıkmasın diye kadın ve erkek, nikâh akdinin zımnında birbirine bazı şartlar koşabilirler. Meselâ kadın, kocasına, onu falan şehirde yaşatmasını veya şu saatte eve gelmesini şart koşabilir. Elbette şart koşarken Allah'ın hükmünden öne geçilmemesine dikkat edilmeli ve hakkında Allah'ın hükmü bulunan bir şart koşulmamalıdır.

 

Düğün Yemeği

 

İslâm açısından, evlenirken birkaç şey müstehaptır ki onlardan biri de düğün yemeğidir. Düğün yemeği, damat ve gelin adına verilir ve erkeğin kadına gösterdiği saygının bir göstergesi sayılır. Aynı zamanda, bu vesileyle evliliğin duyurusu da yapılmış olur.

 

Resulullah (s.a.a.), kızı Fatıma'nın düğününde Ali'ye şöyle buyurdu: "Eşinin ihtiramına bir yemek hazırla; eti ve ekmeği bizden, hurması ve yağı sizden. İstediğin kimseleri davet et." Ali (a.s.) diyor ki: "Mescide gittim ve, "Hepiniz Fatıma'nın düğün yemeğine davetlisiniz." diye bağırdım."[5]

 

Düğün yemeğine yoksulların davet edilmesi ve aç karınların doyurulması tavsiye edilmiştir. Gerçi zenginlerin davet edilmesi de menedilmemiştir. Maksat, zenginlerin sevinç ve süruruna onların da ortak olmasıdır.

 

İslâm, düğün yemeğini peygamberlerin sünnetinden saymıştır. İslâm'a göre düğün yemeği bir gün verilir. İkram olarak ikinci gün verilmesinin de sakıncası yoktur. Ama üçüncü gün verilmesi, gösteriş nişanesidir. Düğün yemeği verilirken bir konuşma yapılması, evlenen çifte ve davetlilere öğüt nasihat edilmesi ve karı koca haklarının anlatılması da iyidir.

 

Gelinin Götürülmesi

 

Nikâh akdi okunduktan ve düğün yemeği verildikten sonra, gelini kocasının evine götürmek için bir grubun kalması müstehaptır. Resulullah (s.a.a.), Fatıma'nın düğününde böyle davrandı. Ali'yi öne saldı, Fatıma'yı onun arkasına. Kendisi de Fatıma'nın arkasından hareket etti. Haşimî kadınlar ve kızlardan bir grup da Peygamber'e eşlik ettiler.

 

Gelinin geceleyin damadın evine göçürülmesi tavsiye edilmiştir. Gelin ile damadın sakin ve huzurlu bir ortamda bir araya gelmesi açısından uygun olan da budur. Çünkü Allah Teala, geceyi sükûnet ve huzur için yaratmıştır. Sağlıklı çocukların dünyaya gelmesi için de sükûnet ve huzurun önemi büyüktür.

 

Gelin damadın evine getirildikten sonra kısa bir süre onunla birlikte oturulması ve böylece gelinin geldiği bu yeni ortama ısınmasının sağlanması tavsiye edilmiştir.

 

Ayrıca, Hz. Fatıma'yı uğurlarken kadınlar yolda grup hâlinde gelini metheden ve sevinçlerini ifade eden şiirler okuyorlardı. Resulullah (s.a.a.) da onları bu işten menetmedi.

 

Zifaf

 

Bir süre sonra gerdeğe girmeye sıra gelir. Gerdeğe girmeden önce karı kocanın abdest alıp iki rekât namaz kılması ve Allah'a kendileri için müheyya ettiği bu ortamdan dolayı hamd etmesi tavsiye edilmiştir. İslâm'da bu hususta bazı dualar da vardır ki, o dualarda Allah'a yönelmenin yanında karı kocanın birbirine karşı olan hakları hatırlatılmaktadır. O dualardan biri de, Mefatih'ül-Cinan'da geçen "Allahumme bi emanetike ehaztüha ve…" duasıdır.

 

Karı kocaya, ilişkiye girmeden önce Allah'ın adını anmaları, abdestli olmaları, Allah'tan kendilerine tertemiz, salih ve sağlıklı bir nesil vermesini istemeleri tavsiye edilmiştir. Yine ıstıraplı ve korkulu hâllerde ilişkiye girmemeleri, sadece birbirini düşünmeleri ve başka birisinin hayaliyle -ki bir nevi zina sayılmaktadır- ilişkide bulunmamaları tavsiye edilmiştir.

 

ZEHRANET

 


[1]- Vesail'üş-Şia, c.14

[2]- Kâfî

[3]- Vesail'üş-Şia, c.15

[4]- Vesail'üş-Şia, c.14

[5]- Ravzat'ül-Müttakıyn, c.8

 

2017

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

29/11/2008 : 18:05 Biraz Gerçekçi Olun.

n

26/11/2008 : 13:25 Özür Dilerim, Üzgünüm

n

22/11/2008 : 15:43 Eşinizin İhtiyaçlarını Daha İyi Tanıyın.

n

15/11/2008 : 16:10 Mercek Farkı

n

12/11/2008 : 11:08 Anti Aşk

n

10/11/2008 : 14:59 Ailedeki Haklar.

n

06/11/2008 : 12:12 Yaş Farkı Ne Kadar Önemlidir?

n

01/11/2008 : 20:05 Güzel mi? Olgun mu ?

n

29/10/2008 : 14:28 Geçici Sevgiler

n

27/10/2008 : 15:18 Hayal Gibi

n

25/10/2008 : 11:15 Dur; Bu Kadar Aşk Yeter.

n

21/10/2008 : 17:53 Evinizin Huzuru İçin.

n

17/10/2008 : 12:33 Yanlış Amaçlar2

n

15/10/2008 : 12:57 Yanlış Amaçlar1

n

13/10/2008 : 15:35 Eşinizi Eleştirirken

n

11/10/2008 : 18:28 Ayrılalım

n

09/10/2008 : 14:09 Çiçeksiz AŞK

n

04/10/2008 : 12:42 Kadın

n

13/09/2008 : 11:09 Anne- Genç Kız İletişimi (3)

n

13/09/2008 : 02:41 Kadınlar, Eğitim ve Peygamberimiz.

n

26/08/2008 : 23:12 Kız Erkek İlişkisi

n

24/07/2008 : 19:16 Anne Genç kız İletişimi (2)

n

13/06/2008 : 10:38 Anne- genç kız iletişimi (1)

n

14/04/2008 : 16:48 İslam da Süs Ve Güzellik

n

03/03/2008 : 19:22 Eş Seçimi

n

21/02/2008 : 15:04 Sağlıklı Hayat-Düzenli Yaşam

n

16/12/2007 : 21:55 Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı

n

16/12/2007 : 21:48 Tartışarak Değil Konuşarak Çözün

n

18/11/2007 : 00:52 Gelin Ve Kayınvalide İlişkisi

n

16/11/2007 : 23:33 Birbirinin Elbisesi Olmak

n

07/07/2007 : 00:09 Evlilikteki Acı Son; Boşanma

n

30/06/2007 : 18:41 Mutsuzluk Hastalıkların Habercisi

n

30/06/2007 : 18:14 Aile İçi İletişim

n

25/06/2007 : 16:00 Dünya'da Küçük Bir Cennet Arzusu

n

23/06/2007 : 19:16 Evlilikte Uyum denince !

n

06/06/2007 : 07:04 Evliliği Sarsan Yanlışlar

n

28/05/2007 : 23:19 Niçin Sinirleniriz ?

n

26/05/2007 : 17:44 Eşler Arasındaki Farklılıklar (Erkekler İçin)

n

21/05/2007 : 13:51 Takva sahibi Kadın ve Erkeğin özellikleri

n

26/04/2007 : 23:00 Eşler Arasında Kıskançlık

n

18/04/2007 : 00:06 Boşanma Ve Zarları

n

10/03/2007 : 22:49 En Güzel Hediye Eşim İçin

n

09/03/2007 : 20:13 Sevginizi Gösterin Ve Değer Verin

n

04/02/2007 : 22:25 Mutsuz olmamak için 50 öneri

n

31/01/2007 : 20:43 Toplumsal sorunlar ve Aile

n

20/01/2007 : 23:56 Aile içi şiddet

n

20/01/2007 : 23:36 Mutlu bir evlilik için bayanlara 30 tavsiye

n

20/01/2007 : 22:35 Mutlu bir evlilik için erkeklere 30 tavsiye

n

16/01/2007 : 00:48 Aranızdaki Farklılıklara Saygı gösterin

n

12/01/2007 : 01:57 Kusursuz eş varmıdır?

n

12/01/2007 : 01:34 Eşlerarası etkili ilişki kurmanın yolları

n

20/12/2006 : 18:00 Eşler arasında ihtilaf sebepleri

n

12/12/2006 : 13:04 Ümit ve aile başarısındaki ilişki

n

29/11/2006 : 19:13 Mutlu bir evliliğin sırları

n

29/11/2006 : 01:48 Eş seçimindeki engeller

n

29/11/2006 : 01:40 Nikâh akdi – evlilik anlaşması

n

29/11/2006 : 01:34 İslam’da aile kurma şekli

n

29/11/2006 : 01:08 Evlenmenin amaç ve hedefleri

n

29/11/2006 : 00:59 Evliliğin değeri ve kutsallığı

n

29/11/2006 : 00:42 İslam’da evlenme ve eş seçimi

n

29/11/2006 : 00:08 Günümüzde aile düzeni

n

28/11/2006 : 22:02 Geçmişte Aile düzeni

n

28/11/2006 : 21:56 Aile düzeni üzerine

n

28/11/2006 : 02:14 Şehid mutahharinin aile hayatı

n

28/11/2006 : 02:10 Allame Tabatabai'nin aile hayatı

n

28/11/2006 : 02:05 İmam Humeyni'nin aile yaşantısı

n

28/11/2006 : 01:42 Eğitim açısından aile çeşitleri

n

27/11/2006 : 20:49 Eşlerin birbirlerine karşı görevleri

n

25/11/2006 : 22:30 İslam Ahlakı Kadını Yüceltir
 

SON DAKİKA

ARAMA

 
www.zehranet.com

GİRİŞ MÜZİĞİ

 

SON DAKİKA

04-12-2008  

YAZARLAR

Türk ordusundan hesap soran bir Türk annesi

01/12/2008 - 11:54

Rasim Ozan Kütahyalı
Zehra Turgut
Hayrettin Karaman
Alptekin Dursunoğlu
İhsan Dağı
Tamer Korkmaz
İsa Polat
Leyla Polat
Hakan Albayrak
Güleser Yılmaz

HAVA DURUMU

GAZETELER

DOST SİTELER

Sıra Site İsmi Hit
1   Ehlibeyt Nuru 240  
2   KHAMENEİ.İR 1033  
3   İMAM SEVGİSİ 1382  
4