İslam ümmeti 2003 yılında Necef’te büyük bir siyaset ve din adamını kaybetti. O İslam'ın yetiştirmiş olduğu ender şahsiyetlerden ve toplumsal çalışmalarıyla Müslümanların medarı iftiharlarından olan Ayetullah Muhammed Bakır Hekim’di. İmam Humeyni onu, Saddam’a karşı verdiği savaştan, gösterdiği direnişten ve karşılaştığı zorluklar ve acılar karşısındaki sabrından dolayı “İslâm’ın cesur evladı” olarak nitelendirmişti. Ayetullah Muhammed Bakır Hekim, Irak Şiilerinin önde gelenlerinden ve Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi'nin başkanıydı.
Doğumu Ve Ailesi
Kendisi 1939 yılında Hz. Ali’nin (a.s) kutsal kabrinin bulunduğu ve Şii ilim merkezlerinden olan Necef’te dünyaya geldi.
Hekim ailesinin soyu, Ali b. EbuTalib’in oğlu İmam Hasan’ın Hasan-ı Musenna adlı oğluna dayanmaktadır, bu aile İslam’a sayısız hizmetleri ve tarih boyunca yetiştirmiş olduğu büyük âlimleriyle tanınmaktadır. Tabataba ailesi olarak tanınan bu aile, Irak’ın ilmî açıdan en meşhur ailelerindendir. Aile Irak’a hicri ikinci yüzyıldan sonra yerleşmiştir. Daha sonra Irak’ta cereyan eden çeşitli siyasî ve toplumsal şartların oluşturduğu ortam nedeniyle İslam dünyasının çeşitli yerlerine dağılmışlardır. Aile, tıp, ahlâk, fıkıh ve fıkıh usûlü alanlarında büyük ve tanınmış âlimler yetiştirmiştir.
Bu aile Saddam döneminde benzeri görülmemiş bir şekilde tutuklanarak ağır işkenceler altında şehit edildi. Yaşı 80’e yaklaşan Ayetullah Seyyid Yusuf, Ayetullah Muhammed Hasan gibileri ve aralarında küçük çocukların da bulunduğu yetmiş kişi, haklarında hiçbir suç yokken hapis cezalarına çarptırılmıştı. Nitekim Saddam rejimi, tutukladığı aileden 18 kişiyi şehit etmiş; daha sonra bu sayı 60’ı aşmıştır.
Eğitimi Ve İlmi Çalışmaları
Muhammed Bakır Hekim dini ilimlerde kendini yetiştirdi. Bu konudaki başarısından dolayı 1964'te yani 25 yaşında olduğu sırada Bağdat Üniversitesi Din İlimleri Fakültesi'nde Kuran ve mukayeseli fıkıh ilimleri eğitmeni olarak göreve başladı. 1975'te Baas Partisi iktidarının çalıştığı fakülteyi kapatmasına kadar da orada resmi görevi sürdü. Hekim Bağdat'taki görevinin yanı sıra Necef'teki Şia medreselerinde de öğrenciler yetiştiriyordu.
O yıllarda büyük mercilerden olan babasının yanında faaliyetlerde bulunmuştu. Bu bağlamda sosyal etkinliklere katılır; çeşitli bölgeleri ziyaret eder, halk kitleleriyle buluşur, tebliğ işlerini yürütür ve babasının hac heyet temsilciliğini de üstlenirdi. Birtakım dinî ve resmî etkinliklerde babası Ayetullah Seyyid Muhsin Hekim’i temsil ederdi.
Ayetullah Hekim, İran’da bulunduğu yıllarda bütün siyasal etkinliğine rağmen İslami ilimler havzası ve üniversitelerde ders vermeyi ihmal etmemiş; İslâmî ilimlere önem vermişti. Tahran Usûl İlmi İslam Mezhepleri Üniversitesi’nde yüksek lisans öğrencilerine “Kuran İlimleri” alanında, havzada ise içtihat dersleri seviyesinde kaza, cihad, emr-i bi’l ma’ruf, velâyet-i fakih gibi çeşitli konularda dersler vermiş; İran’da düzenlenen fikrî, ilmî ve kültürel konferanslara katılmıştır.
Hekim, Irak’a dönünceye kadar “Mezhepler arası Yakınlaştırma Kurulu”nda “İslâm Yüksek Konseyi Temsilciliği”nin başkanlığını yürütmüştür. İslam Mezhepleri Cemaatleri Temsilciler Heyetlerinin üyesi olan Hekim, “Uluslararası Ehl-i Beyt Kurultayı”nda “İslâm Yüksek Konseyi” Başkan Yardımcılığını da üstlenmiştir.
Eserleri
Ayetullah Muhammed bakır hekim, bereketli ömründe değişik konularda yaklaşık 43 kitap ve yüzlerce makale kaleme aldı. Eserlerinden bazıları şöyledir:
1- Hamd suresi’nin tefsiri
2- Kuran ilimleri
3- Kuran öyküleri
4- Kuran’ın iniş nedeni
5- Merceiyyet
6- Kuran’da insan toplumu
7- Sakaleyn hadisinin İslami vahdetteki rolü
8- Salih toplumun oluşumunda Ehl-i beyt’in rolü
9- Oryantalisler ve kuran hakkındaki şüpheleri
10- Tartışmalar 1–2
11- İmam Hüseyin’in (a.s) kıyamı
12- İslam’da imamet
13- Teori ve pratikte İslami yönetim
14- İslâm göre insan hakları
15- Şehid Sadr’ın siyasal düşüncesi
16- Medeniyetler çatışması ve Filistin meselesi
Siyasal Mücadelesi
Ayetullah Hekim hiçbir zaman dinle siyaseti ayrı bilmemişti, ona göre insanların dünya işleri en güzel şekilde İslam’ın hükümleriyle düzenlene bilirdi. Ayrıca İslam’ın belirtmiş olduğu doğru siyaset uygulandığı takdirde toplumsal refah ve huzura da ulaşılacaktı. Bu yüzden sadece din âlimi olmakla kalmayı birçok siyasi çalışmalarda da bulundu.1958'de birçok Şii önderle birlikte İslami Davet Partisi'ni kurdu.
Hekim Baas iktidarı döneminde birincisi 1972'de, ikincisi 1974'te olmak üzere iki kez tutuklandı. İkinci tutuklanışından sonra 1978'de genel afla çıktı. Ama göz hapsinde tutulmaya başlandı. 1979 İran devriminden sonra hocası Muhammed Bakır Sadr Ona, Irak’tan ayrılmasını tavsiye etti. Lakin kabul etmedi, ne var ki 1980 yılında Ayetullah Sadr’ın şehit edilmesinin ardından Irak’tan ayrıldı. Önce Suriye’ye ve burada üç ay gizlice kaldıktan sonra Ekim 1980'de İran'a geçti.
Ayetullah Hekim tahrana yerleşerek, burada Saddam rejimine karşı siyasi faaliyetler yürütmek amacıyla formüller üretmeye başladı.
İlk olarak“Meclis-i A’lâ” (Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi) kurdu. 1986'da bu oluşumun başkanlığına seçildi ve Irak'a dönüşüne kadar bu kurumun başkanı sıfatıyla çalışmalarını sürdürdü. Meclis-i A’lâ, Irak’ta olup bitenler konusunda Irak’ın sesini temsil etti ve komşu devletler, Avrupa ülkeleri ve BM’e daimi üye olan devletlerle ilişki kurmayı başardı. Bu müessese onun şehadetinin ardından da devam etti. Hem siyasi, hem ilmi ve hem de askeri alanda birikime sahip tek kuruluş olan Meclisi Ala, gelecekte Irak’ın lideri olarak görülen Ayatullah Hekim’in şehid olmasıyla büyük yara almış oldu. Bu grubun şuanki lideri, Ayatullah Şehid M.B. Hekim’in kardeşi Hüccet-ül İslam Abdulaziz Hekim’dir ve aynı zamanda geçici hükümetin etkin üyelerinden biri konumundadır. Bu müessesin amacı, Saddam sonrası Irak’ta İslam’a dayalı bir devlet kurmak, ABD ve işgalcilerin bir an önce ülkeyi terk etmelerini sağlamak, yıllarca Saddam’ın zulmünden inleyen Irak halkının en zaruri ihtiyaçlarını karşılamak en öncelikli hedeflerindendir.
İkinci olarak ise, askerî bir teşkilat olan“Bedir Tugayları”nı kurdu. Bedir Tugayları, Saddam ordusuyla defalarca savaştı.
Irak’ta kurulan geçici hükümette yer alan Meclisi Ala, Bedir ordusunu bütün şehirlere yerleştirerek halkın gıda, sağlık, su, elektrik gibi zaruri ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Halkın asayiş ve emniyetinin sağlanmasını istiyor ve ilk etapta siyasi ve politik yolla yani geçici hükümet aracılığıyla hedeflere ulaşmayı uygun gören Meclisi Ala silahlı mücadeleyi şuan gerekli görmüyor. Irak şehirlerinde teşkilat ve kurumlar oluşturmuş, askeri ve siyasi etkinliği olan ve halk desteğine sahip en organizeli grup olarak görülüyor.
İnsanî yardım kuruluşlarının oluşturulmasına da büyük önem veren Ayetullah Hekim, “Şehid Sadr” müessesesini ve birtakım sağlık müesseselerinin yanında Irak’ta insan hakları kuruluşlarını tesis etti. Kültürel alanda hizmet vermek amacıyla “Dâru’l-Hikme” müessesesini kurdu. Bu kuruluş dinî ilim talebeleri yetiştirmede, kitap ve kültürel broşürler çıkarma alanlarında hizmet vermektedir.
Şehadeti
Ayetullah Muhammed bakır Hekim 10 Mayıs 2003 tarihinde Irak’a dönerek kutsal Necef şehrine yerleşti. Irak halkının kendisine teveccühü ve milyonların kendisini bağrına basması ve her konuşmasında yüz binlerin sokağa dökülmesi ve Irak’taki şiaları organize edip birleştirme girişimleri ABD ve işgalci işbirlikçilerini korkutmuş ve çareyi onu ortadan kaldırmakta görmüşlerdi. Irak’a yerleşmesinden birkaç hafta sonra, 29 Ağustos 2003’te imam Ali’nin (a.s) türbesinde cuma namazını kıldırdıktan sonra düzenlenen bir bombalı saldırıda 86 arkadaşı ve seveniyle birlikte şehadet mertebesine ulaştı.
SÖZDE PEYAGMBER (SAA) MI SEVIYORUZ DEYIPTE VE SONRADA ONUN EVLATLARINI SEHID EDENLERE ( TEFRIKCILERE, SELEFILERE ) ALLAH LANET ETSIN ! MÜSLÜMANLIK SADECE PEYGAMBER (SAA) MI SEVMEKLE BITMEZ ,PEYAGMBER (SAA) SEVGISI ANCAK ONUN TEMIZ EHLI BEYTININ IZINDEN GITMEKLE O SEVIGIYI BIRLESTIRMEKLE OLUR !
ali_humeyni
15-05-2007, 08:47:28
zaman vahdet zamanı bu zamana kadar ayri yasadik ve gorduk ki israil abd bu ayriliklari kullanarak basimiza usustu.eğer biz bir hareket etmez isek bunlarin basimizdan gideceği yok.ey ayetullah muhammet bagir el hekim allah ruhunu sadeylesin.simdi sende olsan irakta vahdeti savunurdun eminim.cunku rehberimiz hamaney basta olmak uzere ayetullah ali sistani butun muctehidlerimiz diyor ki VAHDET VAHDET VAHDET.Allah İmamı Zamanın zuhurunu acil etsin
ali_humeyni
15-05-2007, 08:56:59
kendinelerine direnişci adi takan bu zalimler bire bir siyonist usağidir.peygamber evlatlari tarih boyunca zulme maruz kalmişlardir.bulardan biriside sehid muhammet bagir el hekimdir.allah ruhunu sadeylesin.
E.M.ALI
21-05-2007, 14:18:24
SELAM OLSUN SANA EY ZAMANIN HUSEYIN ( AS ) MI ,SELAM OLSUN SANA EY PEYGAMBER TORUNU , EY MAZLUM ! TARIHTE ISLAM KILIFINA GIRMIS , PEYGAMBER (SAA) DEN INITKAM ALMAK ICIN (SÖZDE) MÜSLÜMAN OLAN KISILER ,NASIL ISLAM ADINA PEYGAMBER ( SAA ) MIN MUBAREK EVLATLARINI SEHID EDIP, KERBELADA IMAM HUSEYIN ( AS) MIN MUBAREK BEDENINI KILICLARLA NASIL PARCA PARCA ETMISLERSE .SENIN BEDENINIDE KUTSAL TOPRAK OLAN IMAM ALI ( AS ) MEKANI OLAN NECEF SEHRINDE KILICLARLA DEGIL BOMBALARLA PARCALAMISLRDIR .EY ZAMANIN HUSEYINI MEKANIN CENNET OLSUN ! ALLAH EHLI BEYT DÜSMANLARINA LANET ETSIN ! ANDOLSUNKI INSALLAH IMAM ZAMAN ( AF) BUNLARIN HESABINI SORACAK ! ALLAH BIZLERI IMAM ZAMAN ( AF ) NIN ASKERLERINDEN EYLESIN INSALLAH !
SEHITLER ÖLMEZ HER ZAMAN KALBIMIZDESINIZ ,YASIYORSUNUZ ..VESSELAM
MÜCAHİT
20-05-2008, 01:44:10
IRAKLI KARDEŞLERİMİZİN SUAN Kİ DURUMA DÜŞEBİLECEKLERİNİ GÖREN...BU HALE DÜŞMELERİNİ ENGELLEYEBİLECEK İKTİDAR VE HASSASİYETLERE SAHİP OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜM, BİR İNSAN. BENCE ORTAK İRADEYİ TEMSİL EDEBİLECEK YADA İNSANLARI ASGARİ MÜŞTEREKTE BİRLEŞTİREBİLECEK BİR İNSANDI VE BU TEHLİKE SEZİLDİĞİNDE HAYATINA SON VERİLDİ...
isa
18-08-2008, 13:38:45
lütfen sahih konuşalim ali
peygamber torunu olmak masumluk değildir
hata yapabilirler osman gibi hata yapanlarda çekerler
bence hüseyni kıyam tarıhin en şanlı en başarılı kıyamdır fakat bunlardan bahsederken sahih dayanaklardan destek alarak bahsetmeliyiz
selametle
mahmut
15-10-2008, 17:43:10
hz hüseyin alahın rasulunun torunudur ve cennetteki gençlerin efendisidir ..............