KATEGORİLER

FOTO GALERİ

Zulüm Baki Kalmaz
Resimlerle Irak
Yorumsuz
Aziz İmam (r.a)
Kuranda adı geçen bitkiler
Kuranda adı geçen hayvanlar

ANKET

Yönetici :..

Obamayı Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Bush gibi olacak
Bush u aratacak
Dünya için faydalı şeyler yapacak

Sonuçları Göster

BOYKOT

 

SİTENİZE EKLEYİN

REKLAM

Sitenize Ekleyin

 

 
 
Nesibe Hatun
 
 

06/05/2007

İslam’ın ilk günlerinde güçlenip yayılmasının en büyük nedenlerinden biride kadınlardı. Hz. Ali’nin (a.s) dışında daha hiçbir erkek iman etmemişken Hz. Hatice (s.a) iman etmiş ve Müslümanlığı seçmişti ve daha sonraları müşriklerin ambargosunda tüm malını Allah yolunda harcayarak, İslam’ın yok olmasının önünü almıştı. Yahut Sümeyye canını bu kutsal yolda feda ederek kanıyla İslam’ı korumuştu.

 

Sadr-ı İslam'da kadın, savaş ve cihad meydanlarında hazır bulunuyor ve İslam ile amel etme yolundaki kahramanlığı ile kendi insanlığının esaslarını ortaya koyuyordu. İslam’ın ona teslim ettiği ve de kendi hakkı olan risaletle İslam'ı savunma yolunda işlerlik kazandırıyordu.

 

Müslümanlar güçlenip, Medine de devlet kurduktan sonra da kadınlar savaş meydanlarında yaralı mücahitlerle ilgilenip, onlara su verip, yaralarını sarıyorlardı. Fakat erkeklerin korkup kaçtığı yerde Nesibe gibi kadınlar Resulullah’ın (s.a.a) yardımına koşuyorlardı.

 

Nesibe’nin Uhut savaşındaki mücadelesinde, hedefi için her şeyden vazgeçme azmi ve Resulullah (s.a.a)  için savaşında, günümüz kadınları için büyük bir ibret vardır. Nesibe çok değerli, himmetli, kalbi güçlü ve inkılâp ruhuna sahip biriydi.

 

Kendisi Ka'b b. Ömer-i Ensari'nin kızıdır. Oğlunun adı Ammare olduğu için Ümm-ü Ammâre diye tanınıyordu. Nesibe İslam güneşinin doğduğu ilk anlarda İslam'ı kabul edenlerden idi. Kocası Gazye b. Amr ve oğulları “Habib” ve “Abdullah” ile birlikte Uhud savaşında Peygamber'in yanında hazır bulunmuş ve eşsiz fedakârlıklar göstermişlerdi.

 

Yüzü önce düşman ordusunun yenilgiye uğramasıyla güldü, fakat fazla bir zaman geçmeden peygamberin ordusundaki bazı askerlerin gafletinden dolayı düşman ordularının yeniden saldırdığını ve Müslümanların kaçtığını gördü. İşte bu sırada Nesibe kılıcını, ok ve yayını alarak İslam ordusuna katıldı ve Peygamberin yanında savaşmaya başladı.

 

Peygamberin etrafında kimse kalmamıştı, Hz. Ali (a.s) Resulullah’ı (s.a.a) ok, mızrak ve kılıç darbelerinden koruyordu, kaçmayan bir grup müminde şehit edildi. Bu sefer herkes peygamberi öldürmek için yönelmişti, “Muhammed nerede, Muhammed nerede!” diye bağırıyorlardı. Nesibe yerden bir kılıç ve kalkan alarak bağıranlardan birine doğru yöneldi ve ona, birkaç darbe indirdi. Adam üstüne iki zırh giymiş olduğundan, Nesibe'nin vurduğu onca darbe etkisiz kaldı. Buna karşılık adam Nesibe'nin savunmasız omzuna öyle bir darbe indirdi ki, Nesibe ağır yaralandı tedavisi bir sene sürdü.

 

Resulullah (s.a.a), Nesibe'nin omzundan fışkıran kanları görünce Nesibe'nin oğullarından birine seslendi ve “Çabuk annenin yarasını sar” diye buyurdu. O da annesinin yarasını sardı. Nesibe ağır yaralı olmasına aldırmadan tekrar düşmanla savaşmak için doğrulmuştu.

 

Tam o esnada oğlunun kanlar içinde yere düştüğünü gördü, hemen yanında ki sargı bezlerini açarak oğlunun yaralarını sardı ve sonra ona “hadi kalk ve savaş, Resulullah’ı koru” dedi. Bu söz, henüz Nesibe'nin ağzındaydı ki, Resul-i Ekrem (s.a.a), Nesibe'ye bir müşriki göstererek, “Oğlunu vuran budur” dedi. Nesibe, o adama bir aslan gibi saldırdı, kılıçla onun bacağına, öyle bir vurdu ki, adam yere düştü. Resulullah (s.a.a): “İntikamını iyi aldın. Allah'a şükür ki sana zaferi bağışladı ve gözünü aydınlattı.” buyurdu.

 

Ümmü Ammare bu savaşta tam on üç yerinden yaralanmıştı. Daha sonraları Resulullah (s.a.a)  bunu şöyle dile getirmişti: “Uhud savaşında sağıma, soluma nereye bakıyordumsa hep Nesibe'yi görüyordum. Nesibe benim yanımdaydı ve İslam için savaşıyordu.”

 

Nesibe bu olayları daha sonraki nesillere şöyle anlatıyordu:  

—Savaş meydanında Müslümanlar Peygamber'in (s.a.a) etrafından dağılmıştı. Peygamber’in yanında kalıp mukavemette bulunanlar on kişiyi geçmiyordu. Müslümanlar gruplar halinde kaçıyordu. Ben, kocam ve çocuklarım Peygamberin yanında hazır bulunuyorduk. Var gücümüzle Hazreti korumaya çalışıyorduk. Bu esnada Peygamber benim savaştığımı ama ok ve yayımın olmadığını görünce ok ve yayı olan askerlerden birine "okunu yere at da hiç olmazsa savaşanlardan birisi kullansın" dedi. Ben de ok ve yayı alarak Resulullah'ı düşmanlardan korumaya çalıştım.

 

Günün birinde Nesibe, Peygamber’in huzuruna gelerek şöyle dedi: “Bizim duyduğumuz ve gördüğümüz her şey erkekler hakkında, kadınlar hakkında bir şey denilmiyor.” İşte bu münasebetle şu ayet nazil oldu:

“Müslüman erkekler ve Müslüman kadınlar, mümin erkekler ve mümin kadınlar, taata devam eden erkekler ve taata devam eden kadınlar, doğru erkekler ve doğru kadınlar, sabreden erkekler ve sabreden kadınlar, mütevazı erkekler ve mütevazı kadınlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar, ırzlarını koruyan erkekler ve (ırzlarını) koruyan kadınlar, Allah'ı çok zikreden erkekler ve zikreden kadınlar var ya; işte Allah, bunlar için bir mağfiret ve büyük bir mükâfat hazırlamıştır.” (Ahzab/35)

 

Evet, savaş meydanlarında Nesibe’nin asıl görevi bir kadın olarak susuzlara su vermek, hastaları tedavi ve yaralıları pansuman etmekti. Ama yeri geldiğinde de eline kılıcı alıyor ve kahramanca düşmana karşı savaşıyordu. Nesibe, İslam’ın yaşamın tüm aşamalarında kadına hak tanıdığına, insani düzeyde kadın ile erkeği eşit bildiğine ve insanlık esası üzere olan kahramanlığın yol ve adabını kadın için de benimsemiş olmasaydı, bu savunmaları ve büyük fedakârlıkları asla gösteremezdi.

 

Nesibe onca cihad ve telaşıyla Allah ve Resulü (s.a.a)   indinde büyük bir makam elde etmiş, iyiler ve mücahitler safına katılmıştı. İşte bu İslam Peygamberinin Müslüman kadına gösterdiği ilgi ve Müslüman kadının İslam ve Peygamber karşısındaki tavrı...

 

Çağdaş Müslüman kadının yaşamı da, İslam’ın ilk dönemlerindeki Nesibe gibi kadınların yaşamı gibi olmalı ve sadr-ı İslam'daki anneler gibi İslam'a davet, himayet, sorumluluk ve Kuran-î değerleri koruma temelleri üzere şekillenmeli.

 

 

 HAZIRLAYAN : ZEHRANET

 

1769

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

ebuzer 14-05-2007, 21:03:26
selamu aleykum
duam odurki hepimizn hanımları onları örnek edinsinler
onlar gibi yaşasınlar allah onlardan razı olsun

 
serpily 18-05-2007, 11:26:15
selamün aleyküm
yönümüz ,gayemiz allah yolunda cihat olursa
çarşı pazardaki manifaturacılar konfeksiyoncular ne yiyip neiçecek
çünkü kazançlarının çoğu
kadınların istek ve heves ettiği şeyler
 
nesibe 17-12-2007, 12:39:19
allah razı olsun sizden ismimle gurur duyuyorum we nesibe annemiz gibi olmalıyız hepimiz bu dünyada pisliklerden kurtulmak için böle olmaya mecburuz
 
bekir 19-12-2007, 03:22:00
hz nesibe annemizin bu anısını okurken hıçkırarak ağlamıştım ama onlar ne değerli annelerimiz onların canı hz reesulullahtı ama şimdiki bizim bayanlar çocuk emzirmekten aciz allah bunlara hidayet versin
 
ayşe 07-03-2008, 20:34:48
inşallah site daha çok gelişir ben nesibe hatunu araştırdım ve bu sieyim çok sevdim keşke bütün siteler böyle islamla dolu olsaydı siteye daha iyi şeyler gelme umuduyla allah hepini cennete yollar inşallah
 
nesibe 11-03-2008, 12:51:13
ne kadar kuvvetli bi iman...Allah bizlere de böyle samimi iman nasip etsin...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

05/11/2008 : 13:55 Efendimizin Sütannesi

n

27/10/2008 : 20:24 İzzet timsali Umre kızı Sude

n

11/10/2008 : 14:42 Kerbela Aslanının Annesi

n

16/04/2008 : 15:54 Amr Bin Ceruh'un Eşi Hinde nin Sabrı Ve Şükrü

n

27/05/2007 : 14:29 Savaşçı Ve Muhaddis Bir Kadın, Ümeyme

n

06/05/2007 : 00:00 Nesibe Hatun

n

08/04/2007 : 17:51 Ümmü Gülsüm

n

17/03/2007 : 15:25 Hz. Musa'nın Annesi ve Kızkardeşi

n

12/02/2007 : 01:09 Ümmü Eymen

n

15/01/2007 : 22:32 Ümmü Vehep

n

21/12/2006 : 02:18 ÖNCÜ

n

27/11/2006 : 00:30 Masume validemiz

n

27/11/2006 : 00:26 Sare validemiz

n

27/11/2006 : 00:23 Nergis validemiz

n

26/11/2006 : 23:15 Hacer validemiz

n

26/11/2006 : 23:08 Esma validemiz

n

26/11/2006 : 23:05 Buna validemiz

n

26/11/2006 : 22:58 Fatıma bint-i Esed

n

26/11/2006 : 22:45 Amine validemiz

n

26/11/2006 : 22:09 Subeyke Validemiz

n

26/11/2006 : 22:00 Hz. Zeyneb (a.s.)

n

26/11/2006 : 21:56 Hz. Asiye

n

16/11/2006 : 21:54 Hz. Meryem ve Annesi

n

16/11/2006 : 21:54 Büyük İslam Kadını Hazret-i Hatice
 

SON DAKİKA

ARAMA

 
www.zehranet.com

GİRİŞ MÜZİĞİ

 

SON DAKİKA

04-12-2008  

YAZARLAR

Türk ordusundan hesap soran bir Türk annesi

01/12/2008 - 11:54

Rasim Ozan Kütahyalı
Zehra Turgut
Hayrettin Karaman
Alptekin Dursunoğlu
İhsan Dağı
Tamer Korkmaz
İsa Polat
Leyla Polat
Hakan Albayrak
Güleser Yılmaz

HAVA DURUMU

GAZETELER

DOST SİTELER

Sıra Site İsmi Hit
1   Ehlibeyt Nuru 240  
2   KHAMENEİ.İR 1033  
3   İMAM SEVGİSİ 1382  
4   RAST HABER 8079  
5   İSLAMİ DAVET 4369  
6   YAKIN DOĞU ARAŞTIRMA MERKEZİ 1995  
7   FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ 1012  
8   İSLAM AZERİ 1692  
9   İSLAM KÜTÜPHANESİ 2017  
10   CAFERİLİK.COM 2184  
11   EZGİCE 2254  
12   ALEVİ CAFERİ 1648  
13   İSLAM EHLİ 1507  
14   İKİ İSLAM 1613  
15   ZEYNEBİ KUBRA 4172  
16   GRUPAKTİF.ORG 1231  
17   RUHULLAH.COM 4497  
18   MEHR HABER 2291  
19   İRİB.İR 2512  
20   İQRAA 1712  
21   İMAM CAFER SADIK CAMİİ 2593  
22   CİHADNET 2018  
23   BİLGE KADIN 3374  
24   40 AMBAR 2633  
25   KERBELA.NET 3067  
26   VELFECR 3952  

Tüm Siteler 

 

www

Ana Sayfa  |  Zehranet Çocuk  |  Zehranet Multimedya  |  İletişim

www.zehranet.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Tasarım ve Programlama : Network Yazılım