Eğitim hakkında söylenecek çok söz, anlatılacak çok konu bulunmaktadır. Bu gibi meseleleri hem öğretmenler, anne-babalar ve hem de gençler okuyup öğrenmek ister. Fakat dediğimiz gibi, eğitimle ilgili konuların çokluğu ve genişliği herkese bu imkânı rahat bir şekilde sağlayamamaktadır. Dolayısıyla bu makalede eğitim hakkında genel bir sunum yaparak, öz meseleleri aktarmaya çalışacağız.
1- Kendini Yetiştirmek
Yaratılışımızın amacı kendimizi yetiştirmek, ilim ve amel boyutunda üstün insani kemallere ulaşmaktır. Zaten peygamberlerin geliş amacı ve yüce Allah’ın peygamberler vasıtasıyla vahiy göndermesinin felsefesi bunda gizlidir, hedef insanın kâmil olması yani güzel özellikleri kendisinde toplayarak, kötü özelliklerinden kurtulmasıdır. Buna ulaşan kimseye de “insan-ı kâmil” denir.
Kendisini yetiştirmiş ve aklını diğer nefsanî güçlerine hâkim kılan insan, ebedi saadet yolunu seçen kimsedir, bu insan kendisini şehvetinin ve şeytanın esaretinden kurtarmıştır. Tüm yaşamını akıl ve ilahi hükümler üzere kurmuştur.
Bu hedefe hem bizzat kendimiz ulaşmaya çalışmalıyız ve hem de eğitimimiz altında olan kimseleri bu doğrultuya yönlendirerek, mükemmel insan olmalarına yardımcı olmalıyız.
2- Allah’a İnanmak
Allaha inanç insanın hayatını düzene sokar, Allah’a imanla yaşam tüm zorluklarına rağmen çekilir hal alır. Ayrıca Allah’a inanan insanlar şeytanın vesveselerine karşı daha dirençli, nefsi isteklerinin önünü alabilen ve kötü niyetlilerin kendisini yoldan çıkarmalarına karşı daha dayanıklıdırlar.
İman insanı her halükarda kontrol eden en güçlü etkendir, insan iman ile gizlide, açıkta, yolculukta velhasıl her durumda doğru yoldan asla ayrılıp, kendisini kaybetmez. İman olmadığı zaman insanın başına her şeyin gelmesini bekleye biliriz, Allah’a inanmayanın günahlar içerisinde kaybolması çok normaldir.
Bu yüzden özellikle anne-babaların en önemli görevi çocuklarını İslami öğretiler üzere eğitmek ve onları çocukluktan itibaren Allah’a iman ve inançla büyütmektir.
Bu bir hak ve görevdir. İmam Zeynel Abidin (a.s) haklardan bahsederken bu hususa değinerek şöyle buyurmaktadır:
“Evladının senin üzerindeki hakkı şudur: Bilmelisin ki evladın, senin vücudunun bir parçasıdır. Dünyada tüm hayır ve şerriyle sana mensuptur. Onu güzel terbiye etmekten, Rabbine yönlendirmekten, senin ve kendisi için olan hususlarda (Allah’ın emirlerine) itaatkâr olması için ona yardımda bulunmaktan sorumlusun.
Bu hususta ya Allah'ın sevabına nail olur veya Onun cezasına uğrarsın. Öyleyse ona güzel terbiye vermekle kendini süsle; onunla ilgili üzerine düşen vazifeyi iyice yaparak (ahirette) Rabbinin huzurunda mazeret kazan ve onu eğitmek için de onun kendisinden yardım al. Kuvvet ancak Allah'tandır.”
3- Toplumsal Kurallar
İnsanoğlu sosyal bir varlıktır, onun toplumda yaşaması ve sürekli başkalarıyla ilişki halinde olması kaçınılmazdır. Bu yüzden İslam dini sosyal düzen ve intizam için bazı kurallar belirlemiştir. Eğitmenler bu kuralları çok iyi bilmeli, uygulamalı ve sonrasında eğitimi altındakilere öğretmelidir.
Başkalarına karşı saygılı olmak, konuşurken insanları dinlemesini bilmek, alay etmemek, kalp kırmamak, yardımlaşmak ve başkalarının hakkına riayet etmek bu kurallardan sadece bir kaçıdır. Özellikle anne-babalar bu gibi görgü ve nezaket kurallarını çocuklarına öğreterek, topluma edepli nesiller kazandırmalıdırlar.
Hadislere göre “en güzel miras edep”tir ve bu edep mirası ebeveynden çocuklarına geçmektedir. Ayrıca Peygamber efendimiz (s.a.a) bir hadisinde anne-babaya şöyle buyurmaktadır: “Çocuklarınıza karşı saygılı olun ve onların en güzel şekilde edepli olmasını sağlayın.”
4- Arkadaş Seçimi
Sosyal olma, toplumla iç içe yaşamak, başkalarıyla arkadaş olup, onlarla dostluk kurmak; her çocuğun olumlu yönlerinden biridir. Fakat bazen yanlış seçimlerde bulundukları için, bu fitri eğilimi doğru yönlendirmek gerekir, zira yanlış insanlarla kuracağı arkadaşlıklar onun ahlakına, hal ve hareketlerine büyük ölçüde tesir edecektir.
Bu yüzden çocuklarımızın kimlerle arkadaş olduğunu ve arkadaşlarının ailelerinin nasıl insanlar olduklarını bilmemiz gerekmektedir. Ancak bu şekilde olumsuzlukların önü alınabilir aksi takdirde sonradan çok pişman olunacaktır.
Çocuklarımıza iyi arkadaşların ne tür özelliklere sahip olduklarını anlatmalı, kötü arkadaşların zararlarından bahsetmeli ve onların kimlerle arkadaş olacaklarına yol göstermeliyiz. Büyüklerimiz şöyle demiştir: “İnsanın arkadaşları üç gruptur: birincisi yemek gibi sürekli muhtaç olduğumuz arkadaşlarımızdır, ikincisi ilaç gibi bazen muhtacızdır ve üçüncüsü de bir hastalık gibi hiçbir zaman ihtiyacımız olmayan kimselerdir.”
İmam Sadık (a.s) buyuruyor: “Senin için övünç kaynağı olacak kimselerle arkadaş ol, sadece senin övünç kaynağı olacağın kimselerle değil.”
5- Anne Ve Babanın Hakkı
Şimdi buraları özellikle gençlerimiz çok dikkatli okusunlar. İslam dininde en önemli görevlerden biri anne babaya karşı kusur etmemektir. Bu yüce Allah’ın defalarca Kuranı Kerim’de bizlerle buyurmuş olduğu bir emirdir, öyle ki Allah’a şirk koşmamak emredildikten sonra anne babaya itaat emredilmektedir.
Her evlat mutlaka anne ve babasına karşı saygılı olmalı, onların isteklerini yerine getirmeli, hiçbir zaman onları üzmemeli ve haklarını en güzel şekilde eda etmelidir.
Onların bizler için çekmiş oldukları acıları asla unutmamalıyız; doğduğumuz ilk günden bizi en iyi şekilde büyütmeye çalıştılar, bizim rahatlığımız için kendilerini zora soktular, evlatlar hiçbir zaman bunları unutmamalı. Kendi evladından ona saygı gösterip iyilik etmesini sadece aynı şekilde baba ve annesine davranan birisi bekleye bilir.
Allah Resulü (s.a.a) şöyle buyuruyor: “Anne ve babanıza iyilik edin ki yarın evlatlarınızda size iyilik etsin.”
Hz. Seccad (a.s) ise “haklar risalesi”nde buyuruyor: “Annenin senin üzerindeki hakkı şudur: Bilmelisin ki, o hiç kimsenin diğerini taşımadığı bir yerde (karnında) seni taşımıştır. Hiç kimsenin başkasına vermediği kendi yüreğinin meyvesinden sana yedirmiş ve seni seve seve kulağı, gözü, eli, ayağı, saçı, derisi ve (kısacası) bütün azalarıyla korumuştur. Hamilelik döneminin bütün zorluk, dert, elem ve gamlarını yüklenen de yine o olmuştur. Sonra Rabbin seni ondan ayırıp yeryüzüne getirmiştir. Aç kalıp seni doyurmaya, çıplak kalıp seni giydirmeye, susuz kalıp sana su vermeye, güneşte kalıp seni gölgede tutmaya, zorluklar çekerek seni nazlıca yetiştirmeye, uykusuz kalarak seni tatlı tatlı uyutmaya razı olan yine o olmuştur. Karnı sana yuva, eteği örtü, göğsü su kabı, canı siper, dünyanın sıcaklık ve soğukluğuna, senin için bizzat kendisi tahammül eden yine de o olmuştur. Öyleyse bu iyilikler miktarınca ona teşekkür etmelisin. Bunu Allah'ın yardımı olmaksızın yapman mümkün değildir.
Babanın senin üzerindeki olan hakkı şudur: Bilmelisin ki baban senin kökündür ve sen ise onun dalı. Eğer baban olmasaydı sen de olmazdın. Kendinde hoşuna giden bir şey gördüğünde, bil ki baban bu nimetin köküdür. Bu nimet değerince Allah'a hamd ve şükret. Kuvvet ancak Allah'tandır.”
6- Namaz
İnsanın kendisini yetiştirmesinde en önemli kuralların başında namaz gelir. Namaz sayesinde insan ahlaki tüm güzel sıfatları kendisinde toplayarak, kötü sıfatlardan uzaklaşa bilir. Namaz dinin direği olduğu gibi, insan yaşamında da mutluluğun kaynağıdır.
Namazla Allah’a olan şükrünü yerine getirirsin ve namaz onun nimetleri karşısında bir teşekkürdür. Öyleyse kendimizi de çocuklarımızı da namazla eğitmeliyiz. Onlara namazı, camiyi ve duayı sevdirmeliyiz.
Ancak bu şekilde nesillerimizi, batı kültürünün saldırısından koruya biliriz. Burada çocuklar anne ve babalarını kendilerine örnek alırlar, eğer anne –baba namaza önem vermeyen kimselerse çocukta ister istemez önem vermeyecektir, fakat sevinçle, mutlulukla ve Rabbul âleminle konuşurcasına kılınan namazlar ister istemez çocukları da etkileyecek ve onlarında namaz kılmasını sağlayacaktır.
HAZIRLAYAN : ZEHRANET