KATEGORİLER

FOTO GALERİ

Zulüm Baki Kalmaz
Resimlerle Irak
Yorumsuz
Aziz İmam (r.a)
Kuranda adı geçen bitkiler
Kuranda adı geçen hayvanlar

ANKET

Yönetici :..

Obamayı Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Bush gibi olacak
Bush u aratacak
Dünya için faydalı şeyler yapacak

Sonuçları Göster

BOYKOT

 

SİTENİZE EKLEYİN

REKLAM

Sitenize Ekleyin

 

 
 
Duygular Ve Çocuklarımız
 
 
Kendine güveni olan, ruhsal yönden sağlıklı çocuklar yetiştirmek için, anne babalar çocuklarının duygularını açığa vurmalarına imkân tanımalıdırlar.

25/06/2007

Duygu, içinde haz ve elem özelliği bulunan ruhsal olaylar şeklinde tanımlanmaktadır. Hoşa giden hâle haz, hoşa gitmeyen hâle de elem diyoruz. Duygular, bilincin etkisi olmadan iç ve dış olaylara bir tepki olarak beliren ve çoğu zaman dil ile anlatılması güç olan hoş yahut nahoş ruhsal olaylardır.

Duygular çeşitli şekilde sınıflandırılmışlardır. Bunların en temeli, duyulara bağlı olan, ağrı, acı, tatlı, hoş veya hoş olmayan koku, soğuk ve sıcaklık arasında uyanan duygulardır. İkinci olarak içgüdüsel duygular gelir, örneğin, isteksizlik, korku, sevgi, endişe, dehşet, yılgınlık, haset, ilişki kurma, araya mesafe koyma, para ve mal sevgisi, makam ve şöhret sevgisi, kin, adalet, eşitlik, fedakârlık, yardımlaşma, merak bunlardan bazılarıdır. Bunların dışında bir de din, ahlâk, estetik vb. yüksek duygular vardı.

 

Her insan duygularını paylaşacak, sevinçlerine ve üzüntülerine ortak olacak, onu dinleyip, anlayacak birisinin olmasını ister. Tabii ki çocuklarımızda bu özelliğe sahipler, onlarda bizim gibi anlaşılmak, duygularını ifade etmek isterler.

 

Çocuğun duygularını ifade etmesine fırsat vermek çok yararlıdır, bu bir çeşit paylaşımdır.“Sevinçler paylaşıldıkça çoğalır, üzüntüler paylaşıldıkça azalır.” sözü bunu çok güzel ifade etmektedir. Bazıları açı veren, üzüntü kaynağı olan duyguları içe atmakla, onları unutmaya çalışmakla kurtulacağını zannederler, hâlbuki duygular ancak dile getirildiği takdirde azalır ve acı vermesi son bulur. Bu yüzden anne- baba çocuklarının duygularına önem vermeli, onlarla aralarında duygusal bir bağ kurmalı, dinlemeli böylece duygularını paylaşmalarını sağlamalıdırlar.

 

Çocuklar en fazla anlaşılmamaktan şikâyetçidir, çocuklarını dinleyen anne babalar, onları anladığını ve duygularını paylaştığını söz ve davranışlarıyla belli etmelidir. Böylece, çocukla onu dinleyen arasındaki sevgi daha da artar. Fakat ne yazık ki, toplumumuzun bazı kesimlerinde çocukların aile içinde konuşmasına izin verilmemekte, “çocuklar büyüklerin yanında konuşmaz”, “büyüklere cevap verilmez” “çok saygısızca” denilerek çocukların lafları ağızlarına tıkılmakta.

 

Bizler, bu yanlışlara düşmeyelim. Aksi takdirde çocuk içine kapanık yahut çok hırcın olacaktır, büyüdüğünde sosyal olamaz ve kendini ifade edemez. Çocuklarda duyguların ifade edilememesi durumunda onların daha ileriki hayatlarında tedavisi gereken psikolojik sorunlara yol açabileceği bilinmelidir.

 

Duygular da tıpkı düşünceler gibi hiçbir kısıtlamaya, engele uğramadan oluşur. Örneğin, her çocuk zaman zaman öfkeli olabilir. Öfke duygusunu kontrol etmesini, öfkelenmemesini istemek anlamsız ve yanlış bir tutumdur. Bu konuda, ancak duyduğu öfkenin toplum karşıtı bir takım davranışlara dönüştürülmesi için ebeveyn çaba sarf etmeli ve öfkenin doğurduğu sonuçların önünü almaya çalışmalıdır.

 

Çocuklara duygularını dile getirmeyi öğretirken, başkalarının da duyguları olduğunu mutlaka öğretmelisiniz. Çocuklar, başkalarının duygularına da saygı duymayı öğrenmelidirler. Ancak, okulöncesi çağdaki bir çocuktan başkalarının duygularına karşı saygılı olmasını beklemek, yersiz bir beklenti olur. Duyguları dışa vurmanın uygun yeri ve zamanı olduğunu, kimi zaman da başa dert açmamak için duyguları açığa vurmamak gerektiğini çocuğa öğretmek için 6 yaşını beklemek gerekir.

 

Onlarla beraber olabileceğiniz, yoğunlaşabileceğiniz bir zaman ayırmanız gerekmektedir. İşiniz zamanınızın çoğunu alıyor olabilir. Ancak önemli olan, her türlü önemsiz işi programlamak değil, önemli işlere öncelik vermeye çalışmaktır. Çocuğunuzla ilişkinize bir bakın. İlişkiniz, hep ondan beklediğiniz davranışlar, onun yaramazlıklarını engellemeniz, onu azarlamalarınız şeklinde mi? Eğer onun hep olumsuz yanlarıyla ilgileniyorsanız, çocuğunuz ergenlik çağına geldiğinde karşınıza pek çok sorun çıkarsa şaşırmayın. Çocuğunuzla ilişkilerinizin büyük bölümü, ortaklaşa zevk aldığınız zamanları içeriyorsa, doğru yoldasınız demektir. İlerde çocuğunuzla birtakım sorunlar yaşamak istemiyorsanız onunla iyi bir ilişki kurun.

 

Yapılan bir yanlış da sadece olumlu duygularımızı ifade etmeye fırsat vermek, olumsuz duygularımızı göstermeyi yasaklamaktır. Örneğin, çocuğun, “annecim seni çok seviyorum” demesine bir şey demezken, “seni hiç sevmiyorum” demesine büyük tepki gösteririz. Bunun sonucunda, olumsuz duygularını hayat boyu hep içinde saklamak zorunda kalır. Bırakın çocuğunuz güzel veya kötü tüm duygularını dile getirsin, paylaşsın.

 

Kendine güveni olan, ruhsal yönden sağlıklı çocuklar yetiştirmek için, anne babalar çocuklarının duygularını açığa vurmalarına imkân tanımalıdırlar. Ne yazık ki, çoğunluk hiç böyle olmaz ve anne babaların çoğu, çocuklarının duygularını diledikleri gibi dile getirmelerine izin vermezler. Anne babanın, çocuğun duygularını kısıtlamaya kalkışması, sadece “olumsuz” gördükleri duygular için söz konusudur. “Seni öyle çok seviyorum ki anneciğim.” diyen hiçbir çocuğa annesi tutup da “Sakın bir daha böyle konuştuğunu duymayayım.” demez.  Hâlbuki “olumlu” duyguların açığa vurulmasına nasıl imkân tanınıyorsa, “olumsuz” sayılan öfke, korku, utangaçlık, acı, güvensizlik  gibi duyguların da açıklanması, çocuğun bu duyguları aşması yönünden yararlı ve gereklidir.

 

Kabul edilmesi gereken şudur ki, insan ilişkilerinde sevgi ile nef­ret, bağımlılık ile düşmanlık, başarı ile endişe duyguları daima yan yana bulunmaktadır. Duyguların duyulması normaldir. Normal olmayan bu duyguların yol açtığı aşırı davranışlardır. Davranışların iyi olanları övülmeli kötü olanları yerilmelidir ki, onların olumlu yönde yönlen­dirilebilmeleri mümkün olsun. Örneğin, herkeste bulunan kıskançlık duyguları nedeniyle, çocuklara, kardeşlerini kıskanmama­larını söyleyecek yerde, bu duyguları ile nasıl baş edebileceklerini öğretmek, yaradılışa daha uygun bir yöntemdir. Bu yol büyükler için belki zordur, çocukla daha fazla meşgul olmayı gerektirir, fakat çocuklar için ve ailenin bütününün mutluluğu için gereklidir.

 

Çocuklar sadece duygularını dile getirmeye değil, aynı zamanda anne babalarının bu duyguları anlamalarına da muhtaçtırlar. Korktukları, çaresiz kaldıkları, öfkelendikleri zaman bu duygularını anladığınızı nasıl aktaracaksınız? “Şu anda neler duyduğunu çok iyi anlıyorum.” demek kolay ve yetersiz bir yoldur. Çocuğu inandırmak için daha etkili bir yol vardır ki, buna “duyguları yansıtma” yöntemi diyoruz. Bu yöntemi uygulamak için, karşınızdakinin duygularını, kendi ağzınızdan, kendi anlatımınızdan bir ayna gibi yansıtacaksınız. Ufak çocuklarda bunu yapmak çok daha kolaydır, çünkü onun kullandığı kelimeleri hemen hemen aynen tekrarlamanız yeterli olacaktır. Diyelim ki, iki yaşındaki çocuğunuz geldi ve “Ablam bana vurdu.” diye yakındı. “Ablan vurmaz sana, ne ayıp” diyeceğiniz yerde, “Vay demek ablan vurdu ha.” diyerek onun öfkesini karşılayabilirsiniz. Böylelikle, hem onun duygularını anladığınızı ve  paylaştığınızı belirtmiş olursunuz, hem de çocuğunuzun bu duyguları aşmasına yardım edersiniz.

 

ÇEVİRİ : ZEHRANET

Raziye Muhammedzade       

 Pertov Gazetesi

 

 

755

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

03/12/2008 : 15:41 Yaramaz Çocuklar

n

01/12/2008 : 15:21 Büyümesini İstiyorsanız On’a Sorumluluk Verin

n

25/11/2008 : 14:50 Çocuklarımızı Cami'ye Götürelim mi?

n

15/11/2008 : 13:54 Bugünün Bağırması, Yarının Kararması.

n

11/11/2008 : 18:17 Çocukların En Çok Zevk Aldığı İş.

n

08/11/2008 : 13:30 Çocuğunuz, Onu sevdiğinizi Biliyor mu?

n

03/11/2008 : 18:22 Dövmek Yerine...

n

01/11/2008 : 16:59 İstediğin Kadar Ağlayabilirsin.

n

31/10/2008 : 13:55 Taş'a Yazarcasına

n

27/10/2008 : 13:16 İslam Terbiyesi

n

24/10/2008 : 15:17 Aklınızda Bulunsun.

n

22/10/2008 : 22:49 Çocuklarda kekemelik

n

16/10/2008 : 17:05 Dindar Aileler, .... Çocuklar

n

14/10/2008 : 17:04 Kötü Bir Şey Yaptığını Bilmelidir.

n

13/10/2008 : 14:13 Birdenbire Olmaz.

n

11/10/2008 : 16:37 Dini Eğitim Araçları

n

04/10/2008 : 17:31 Çocuğunuzla Birlikte Oynayın

n

25/09/2008 : 16:34 Dini Eğitim 6

n

10/09/2008 : 20:32 Dini eğitim 5

n

07/09/2008 : 13:49 Dini Eğitim 4

n

02/09/2008 : 02:34 Dini Eğitim 3

n

29/08/2008 : 23:27 Dini Eğitim 2.

n

28/08/2008 : 18:38 Dini Eğitim 1.

n

24/08/2008 : 13:42 Dini Eğitim

n

01/08/2008 : 10:54 Muhabbet

n

14/06/2008 : 20:01   Şımarık Çocuk

n

25/05/2008 : 18:37 Çocukta Sahiplenme İçgüdüsü

n

03/05/2008 : 16:50 Çocuk Eğitiminde Püf Noktalar

n

11/04/2008 : 20:55 Bilgisayar Ve Çocuk

n

03/03/2008 : 19:42 Çocuklara İsim Koyma

n

21/02/2008 : 14:23 Kız mı Erkek mi ?

n

26/01/2008 : 23:21 Çocuk Ve Para

n

16/12/2007 : 21:38 Çocukları Cezalandırmak

n

16/12/2007 : 21:30 Çocuk Ve Resim

n

18/11/2007 : 00:09 Çocuğunuzla İletişim Kurmaya Çalışın

n

17/11/2007 : 00:31 Torunlar Ve Büyükanneler

n

17/11/2007 : 00:21 Çocuklara Ölümü Anlatmak

n

16/11/2007 : 23:22 Babalar Ve Oğullar

n

03/08/2007 : 22:58 Çekingen Çocuklar

n

10/07/2007 : 00:39 Çocuk Eğitimi Sadece Annelerin Görevi Değil

n

30/06/2007 : 18:32 Bilgisayar Ve Televizyonun Çocuk Üzerindeki Etkisi

n

25/06/2007 : 15:38 Duygular Ve Çocuklarımız

n

10/06/2007 : 00:23 Çocuk Eğitimindeki Yanlışlar

n

09/06/2007 : 23:51 Anne Ve Babanın Çocuklarının Başarısındaki Rolü

n

21/04/2007 : 15:34 Çocuklar ve Cinsellik

n

20/04/2007 : 14:38 Çocuklar neden yalan söyler

n

09/04/2007 : 22:57  Çocuk ve ‘Evet’ ‘Hayır’ Diyalogları

n

10/03/2007 : 21:20 Çocuklarda Yardımlaşma Bilinci

n

25/02/2007 : 23:45 Neşeli bir çocuk yetiştirmenin yolları

n

17/02/2007 : 18:34 İslam ve Çocuk eğitimi 1

n

09/02/2007 : 15:03 Anne ve Babalar mutlaka okusun!

n

09/01/2007 : 22:19 Çocuğumla nasıl arkadaş olurum

n

21/12/2006 : 02:01 Çocuklara dini eğitim metotları

n

20/12/2006 : 17:26 Anne babanın çocuklara karşı görevleri

n

28/11/2006 : Çocukların hakları

n

27/11/2006 : 22:49 Hz. Fatıma'nın çocuk eğitim yöntemleri

n

27/11/2006 : 22:29 Şişman çocuk

n

27/11/2006 : 01:33 Anne sütü

n

26/11/2006 : 21:09 İmam Humeyni ve çocuklar
 

SON DAKİKA

ARAMA

 
www.zehranet.com

GİRİŞ MÜZİĞİ

 

SON DAKİKA

04-12-2008  

YAZARLAR

Türk ordusundan hesap soran bir Türk annesi

01/12/2008 - 11:54

Rasim Ozan Kütahyalı
Zehra Turgut
Hayrettin Karaman
Alptekin Dursunoğlu
İhsan Dağı
Tamer Korkmaz
İsa Polat
Leyla Polat
Hakan Albayrak
Güleser Yılmaz

HAVA DURUMU

GAZETELER

DOST SİTELER

Sıra Site İsmi Hit
1   Ehlibeyt Nuru 240  
2   KHAMENEİ.İR 1033  
3   İMAM SEVGİSİ 1382  
4   RAST HABER 8079  
5   İSLAMİ DAVET 4369  
6   YAKIN DOĞU ARAŞTIRMA MERKEZİ 1995  
7   FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ 1012  
8   İSLAM AZERİ 1692  
9   İSLAM KÜTÜPHANESİ 2017  
10   CAFERİLİK.COM 2184  
11   EZGİCE 2254  
12   ALEVİ CAFERİ 1648  
13   İSLAM EHLİ 1507  
14   İKİ İSLAM 1613  
15   ZEYNEBİ KUBRA 4172  
16   GRUPAKTİF.ORG 1231  
17   RUHULLAH.COM 4497  
18   MEHR HABER 2291  
19   İRİB.İR 2512  
20   İQRAA 1712  
21   İMAM CAFER SADIK CAMİİ 2593  
22   CİHADNET 2018  
23   BİLGE KADIN 3374  
24   40 AMBAR 2633  
25   KERBELA.NET 3067  
26   VELFECR 3952  

Tüm Siteler 

 

www

Ana Sayfa  |  Zehranet Çocuk  |  Zehranet Multimedya  |  İletişim

www.zehranet.com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır.
© 2007 Tüm Hakları Saklıdır. İzinsiz ve kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Tasarım ve Programlama : Network Yazılım