|
Günümüzde, bilgiler, haberler, sinyaller tarihin hiçbir döneminde görülmemiş bir hızla tüm yerküreye yayılıyor. Küreselleşmenin hayatımızı derin ve sarsıcı bir şekilde etkilediği günümüzde bilgi kavramı değişen anlam ve içeriği ile karşımıza çıkıyor. Bu bağlamda medya, bilginin ulusal ve uluslar arası düzeyde bireylere ulaştırılması noktasında önemli bir görev üstleniyor.
Kitle iletişim araçları, kitleleri eğlendirmek ve onların hoşça vakit geçirmelerini sağlamanın dışında, çok daha farklı ve önemli işlevler icra ederler. Öyle ki, yaşanan teknolojik gelişmelerin kitle iletişim sektörüne de yansımasıyla medya toplumdaki en etkin güç merkezlerinden biri haline gelmiştir. Bu gelişmelere paralel olarak medya yöneticileri, editörler ve etkin köşe yazarlarını da içine alan medya, toplumsal yapı içinde en önemli güç odaklarından biri haline dönüşmüştür. Medya ulaştığı bu gücüyle, bireylerin tutum ve davranışlarını etkileyebilmenin, etkilemekle de kalmayıp bunları değiştirebilmenin en etkin yöntem ve araçlarına sahip hale gelmiştir.
Günümüzde medya, ister olumlu ister olumsuz yönde olsun, toplumu, tartışmasız bir etkileme gücüne sahip. Medyanın günümüz toplumlarının düşünce hayatına hükmeden bir konumu vardır. Medyanın, ulusal ve uluslar arası sorunların çözümü, toplumun eğitilmesi ve bilgilendirilmesi, kültürün geliştirilmesi, bireyler arasında sağlıklı iletişimin kurulması, toplumlarda barış, huzur ve daha insani bir düzenin sağlanması gibi işlevler üslene bileceği gibi, maalesef birçok sorumluluğu ve etik ilkeleri yerine getirmediği, tam tersine birçok toplumsal soruna kaynaklık ettiği görülüyor. Özelliklede Amerika’nın tekelinde bulunan batı medyası, tüm gücüyle Amerikan hegemonyası için durmaksızın çalışıyor.
Medya ulaştığı bu gücüyle, bireylerin tutum ve davranışlarını etkileyebilmenin, etkilemekle de kalmayıp bunları değiştirebilmenin en etkin yöntem ve araçlarına sahip duruma gelmiş. En azından potansiyel olarak kitle iletişim araçları, bireylerin duygu, düşünce ve inançları üzerinde çok büyük bir etkiye sahiptir. Bunun bir sonucu olarak da bireylerin tutum ve davranışlarını değiştirebilecek bir güce sahiptir. Meydana getirilebilecek bu değişikliğin yönü olumlu yönde olabileceği gibi, olumsuz yönde de olabilir.
Toplumun ve medyanın içinde bulunduğu şartların yanı sıra, medyayı kontrolleri altında bulunduran hâkim güçlerin durum ve tutumları da bunda etkili olur. Özellikle, kitle iletişim araçlarının kontrolünün belli merkezlerde ya da sınırlı sayıda güç odaklarının elinde toplanması, kitle iletişim ürünlerinin de söz konusu merkezlerce kontrol edilmesi gerçeğini beraberinde getirir.
Irak’ta, Lübnan’da, Filistin’de yaşanan zulümlerin ve haksızlıkların pek azını biliyoruz. Sanki saldırgan taraf yokmuş, bu insanların topraklarını işgal eden kimse yokmuş gibi gösterilmektedir. Karşı koyan, nefsi müdafaa halinde bulunan sivil direnişçiler ise bütün olayların sebebi imiş gibi, terörist olarak gösterilmektedir. Kimdir bunu yapanlar? Medyayı istediği gibi yönlendirenler de, çoluk çocuk demeden katliam yapanlar da aynı mayanın insanlarıdır. ABD’nin ve İsrail’in hâkim güçleri yaşananların baş aktörleridir. Amerika ve İsrail’in en çok önem verdiği alanlardan biri medyanın gücünü kullanmaktır. Medya ve onun ürünleri de genellikle, toplumun ve bireylerin kaderlerini belirleyici konumda ve makro düzeyde karar verici durumda bulunan, bu hâkim ekonomik ve siyasi gruplar tarafından şekillendirilir.
Medyanın insanları bu kadar etkilediği tartışma götürmez bir şekilde ortadayken, Müslümanların deve kuşu misali başlarını toprağa gömmeleri kabul edilemez. En gelişmiş teknolojiler ve yeni yöntemlerle, şeytanın safında yer alanlara karşı mücadele etmesi gerekir. Toplumları doğru haberlerle yetiştirmesi icap eder. Bu yüzden İran radyo televizyon kurumu (IRIB) 2 Temmuz 2007 tarihinde uluslararası uydu kanalı ‘Press TV’nin yayın hayatını resmi olarak başlattı. Bu kanal 24 saat İngilizce yayın yapacak,ayrıca kanalı İngilizce Web sitesinden (www.presstv.ir) online olarak seyretme imkânı da bulunmaktadır. Yaklaşık 400 personel ve 26 uluslararası muhabirle hizmet verecek olan bu kanalın New York, Washington, Beyrut, Şam ve Londra gibi merkezlerde temsilcileri bulunmaktadır. Kanal özellikle orta doğuda yaşanan gelişmeleri, bölge halkının dilinden tüm dünya halklarına ulaştırmayı amaçlıyor. Özellikle Ortadoğu haberlerini, çarpıtarak kendi çıkarları doğrultusunda yayınlayan CNN ve BBC ile rekabet etmeyi hedeflemiştir.
Press TV web sayfasına bakılınca öncekilere nazaran daha profesyonel ve özenli bir şekilde hazırlandığı görülmektedir. Sürekli olarak güncellenen haberlerin yanı sıra televizyonun online olarak seyredilebilmesi, yayın dilinin İngilizce olması ve programların spesifik olarak Ortadoğu meselelerine endeksli olması hiç şüphesiz alanla ilgili çalışmalar yapan araştırmacı ve uzmanların ilgisini çekecektir.
Dünya kamuoyunda kapalı kutu olarak bilinen ve dünya medyası tarafından uluslararası platformda kendisine kötü bir imaj çizilen İran’ın, kendisini anlatabilmesi ve dünya kamuoyunun İran hakkındaki görüşlerini olumlu yönde etkileyebilmesi yönünden bu kanal çok büyük ve önemli bir adımdır. Özelliklede çok kritik bir dönemden geçtiği şu günlerde akıllıca bir girişim olarak değerlendirilebilinir. Belki de bu çok daha önce atılması gereken bir adımdı.
Resul Ensariyan
ÇEVİRİ : ZEHRANET
|