KATEGORİLER

FOTO GALERİ

Kuranda adı geçen hayvanlar
Resimlerle Irak
Kur an Albümü
Yorumsuz
Aziz İmam (r.a)
Kuranda adı geçen bitkiler

ANKET

Yönetici :..

Obamayı Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Buş gibi olacak
Buşu aratacak
Dünya için iyi adımlar atacak

Sonuçları Göster

BOYKOT

 

SİTENİZE EKLEYİN

REKLAM

Sitenize Ekleyin

 

 
 
Guatr
 
 
Guatr, tiroid bezinin iltihabi veya tümoral olmayan büyümesidir. Büyüme ultrasondaki görünüme göre 2 yönlü olabilir.

14/04/2008

Guatr, tiroid bezinin iltihabi veya tümoral olmayan büyümesidir. Büyüme ultrasondaki görünüme göre 2 yönlü olabilir.

1. Yaygın olarak bezin büyümesine Diffüz Guatr denir.

2. Nodül adı verilen farklılaşmış yapılar içeren bez büyümesine ise Nodüler Guatr denir. Nodül miktarı birden fazla ise buna Multinodüler Guatr denir.

Tiroid hastalığında testlerin sonucuna göre de 3 farklı durumla karşılaşılır:

1. Eutiroid: Ultrasonda tiroid bezinde patoloji saptanmasına rağmen tiroid hormonu kanda normaldir.
2. Hipertiroidi: Tiroid hormonunun kanda artması sonucu ortaya çıkan durumdur.
3. Hipotiroidi: Kandaki hormon miktarının azalması durumudur.

Yukarıda söz ettiğimiz 2 ayrı tiroid bezi sınıflaması da birbiri ile iç içe görülmektedir. Genel olarak guatr yapan etkenler ise; İyot eksikliği, tiroid hormonunun yapımında bozukluk yapan besinlerin çok yanması ( Lahana, fasulye türleri, karnabahar, brokoli, patates vb), kimyasal maddeler, ilaçlar, bazı mikrobik enfeksiyonlar (E. Coli enf), gebelik ve hormonal değişiklikler olarak sıralanabilir.

Guatr doğumdan ölüme kadar her yaşta görülen bir hastalıktır. Doğumsal olarak daha çok hipotiroidi tiplerini, 50- 60 yaşta kronik troidit hastalığını, 20-30 yaşlarında nodüler ne hipertiroidi tiplerini, 60-70 yaşlarında ise tiroid kanserlerini daha fazla görülmektedir.

Belirtiler:
Guatr hastalığında hormon düzeyleri değişmemiş ise bulgu hiç olmayabilir. Fakat bezin büyümesine bağlı olarak; boğazda şişlik, gerginlik ve sıkışma hissi, nefes darlığı, yutma güçlüğü, boyun damar genişlemesi ve boyunda ağrı ve hassasiyet olabilmektedir. Tiroid hormon miktarı değiştiği zaman esas belirtiler ortaya çıkar. Bunu 2 ayrı grupta inceleyebiliriz:

1- Hipotiroidi (Tiroid bezinin az çalışması); yorgunluk, halsizlik, uyuşukluk ve uyku hali, konsantrasyon bozukluğu, sersemlik hissi, depresyon, saç dökülmesi, ciltte kuruma ve soğukluk hissi, kabızlık, kilo alma, göz kapakları ve bacaklarda şişlik, terlemede azalma, balmumu gibi cilt, soğuğa tahammülsüzlük, üşüme, ses kalınlaşması, ses kısılması, konuşmada ağırlaşma, reflekslerde azalma, tansiyon, kolesterol yüksekliği ve nabız düşüklüğü, adet düzensizliği, hamile kalmada zorluk, çocuklarda boy kısalığı ve gelişme geriliği gibi belirtilerle kendini gösterir.

2. Hipertiroidi (Tiroid bezinin çok çalışması) ise; sinirlilik, aşırı heyecan, duygusallık, kilo kaybı, terleme ve vücut sıcaklığında artma, ellerde titreme, nabız sayısında ve tansiyonda artış, cilt terleme ve nemlilik hissi, saç dökülmesi, sıcağa tahammülsüzlük, bağırsak hareketlerinde artma, adet düzensizliği, gözde canlı bakış, bazen tek gözde büyüme, bazen çift görme şeklinde ortaya çıkar.

Dünya Sağlık Örgütü verileri, günlük bir toplu iğne başı kadar iyot almadığı için dünya nüfusunun %  54' ünün iyot eksikliğine bağlı tiroid hastalıkları ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır.

İyot, insan vücudunda az miktarda bulunan normal büyüme ve gelişme için gerekli bir elementtir. İyot, vücutta beyin ve sinir sistemi gelişimi ile vücudun ısı ve enerjisinin oluşumunda gerekli olan tiroid hormonunun yapımında kullanılır. Dünya Sağlık Örgütü verileri, günlük bir toplu iğne başı kadar iyot almadığı için dünya nüfusunun % 54' ünün iyot eksikliğine bağlı tiroid hastalıkları ile karşı karşıya olduğunu ortaya koymaktadır. Dünyada bugün 40 milyon çocuk yeterli iyot alamadığı için zeka geriliği ile karşı karşıyadır.

Ülkemizde özellikle Karadeniz Bölgesi' nde sıklıkla rastladığımız iyot eksikliğini önleme adına bir düzenleme yapılmış ve tuzlara iyot konulması zorunlu hale getirilmiştir. Ülkemizde guatr oranının % 30 civarında olduğu dikkate alınırsa; halkımızın bu konuda çok özenli olması gerekliliği bir kez daha ortaya çıkmaktadır.

Tiroid hastalığı için ilk planda T3, T4 ve TSH adı verilen 3 farklı hormonun kan analizi incelenmelidir. Buradan alınan sonuç paralelinde tiroidin ultrasonu yapılmalı ve tek nodul çıktı ise tiroid sintigrafisi çekilmelidir. Bu tetkikler bize tedavi ve takipte neler yapmamız gerektiğini gösterecektir. Hastada kronik tirodit yani kronik tiroid iltihabı düşünülürse ya da Graves adı verilen hipertroidi tipi düşünülüyor ise tiroid antikoru bakılmalıdır.

Tiroid hastalığında hem hipertroidi hem de hipotroidi durumunda psikolojik birçok sorun ile karşılaşmamız mümkündür. Çoğunlukla depresyon konsantrasyon zorluğu, sıkıntı hissi sık görülmektedir.

Tiroid hastalıkları özellikle hormon miktarında düşüklükle seyreden hipotiroidi durumunda sperm sayı ve kalitesi etkilenebilir. Spermler daha yavaş ve düzensiz hareket ettiği için çocuk yapabilme yetisi kaybolabilir.

Graves ve Hashimoto tiroiditi adı verilen Otoimmun (Vücudun kendi dokusunu yabancı kabul edip reaksiyon göstermesi) tiroid hastalıkları; Tip 1 Şeker hastalığı, Addison hastalığı, Vitiligo (Cilt pigment kaybı), Pernisyöz anemi (Kansızlık), Romotoid artrit, Sistemik Lupus Eritamatozus, Kronık aktif hepatit ve Safra yolları sirozu gibi hastalıklarla beraber bulunabilirler.

Gebelik tiroid hormonu üzerinde yükselme etkisi yapar. Ancak gebelik bitiminde ilk bir yıl içinde gebelik sonu tiroidi adı verilen bir problemle karşılaşılabilir. Bu hastalarda gebelikten sonra 1- 1. 5 ay sonra çarpıntı, halsizlik zayıflama, sinirlilik, terleme, titreme gibi şikayetleri başlar. Haftalar veya aylar sonra hasta hipotroidi fazına girebilir. Bu fazda da uyku hali, kilo alma, halsizlik, vücutta şişlik gibi bulgular oluşur. Tiroid problemi olan annelerin bebeklerinde sorun yaşanabilir. Bu nedenle her yeni doğan bebeğe topuktan TSH testi zorunlu yapılmaktadır. Özellikle tiroid ilaçları kullanması zorunlu annelerin bebekleri çok daha özenli bir takipte tutulmalıdırlar.

Tedavisi:

1. İlaç tedavisi: Bu hasta hipertiroidi hastası ise tiroid hormon miktarını düşürmek maksatlı ilaçlar kullanılır. Tiroid hormonu kanda azalmış ise bu durumda hormon ilacı başlanır.
2. Cerrahi tedavi: Hastalarda yapılan incelemede kanserleşme eğilimi olan kişilerde daha çok ameliyat önerilmektedir. Ayrıca rahatsız edecek kadar büyüme oluşan tiroid yapılarının da ameliyat ile alınması önerilmektedir.
3. Radyoaktif iyot tedavisi: Daha çok yaşlı, tiroid hormonu fazla ve genel bir büyümesi olan hastalarda bu yöntem kullanılabilmektedir.

Tiroid hastalığında tedavi zamanında yapılmadığı takdirde hastanın hem yaşam kalitesi düşmekte hem de ileriki dönemde daha ciddi hastalıklarla karşılaşma ihtimali artmaktadır. Tiroid hastalarında, özellikle tek ve soğuk nodül bulunan vakalarda kanser oluşma riskinin daha fazla olduğu saptanmıştır. Bu nedenle bu hastalık gurubunda takip ve tedavinin çok dikkatli ve özenli yapılması önerilir.

 

575

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

18/11/2008 : 10:36 Kozmetik Ürünler Ne Kadar Sağlıklı?

n

08/11/2008 : 09:30 Parmakları Çıtlatmak.

n

26/10/2008 : 08:08 Hepatit B Enfeksiyonu

n

23/10/2008 : 00:27 Çocuklarda Ayakkabı Seçimi

n

17/10/2008 : 22:47 Çocukları kanserden korumanın 9 yolu

n

13/10/2008 : 00:15 Belki de bir uyku hastalığınız var!

n

04/10/2008 : 23:47 Tırnağını yiyorsa biber sürmeyin!

n

21/09/2008 : 10:43 Yediğimiz en zararlı 10 gıda

n

13/09/2008 : 11:05 Sistit

n

10/09/2008 : 15:13 Hurma Sağlığı

n

02/09/2008 : 01:35 Ramazan'da sağlıklı beslenme önerileri

n

25/08/2008 : 12:02 Hem zayıf hem sağlıklı görünün

n

19/08/2008 : 07:51 Ses Kısıklığı

n

07/08/2008 : 08:53 Kramp

n

19/07/2008 : 08:39 Güneş Yanıkları

n

05/07/2008 : 12:49 Burun Kanaması

n

21/06/2008 : 23:48 Hastalanmamak İçin

n

20/06/2008 : 21:22 Güneş ışığı kalp krizini önlüyor

n

20/06/2008 : 10:55 Kanser tedavisinde umut

n

14/06/2008 : 21:09 Şifalı Besinler

n

14/06/2008 : 11:56 Bu Meyve Kansere Karşı Adeta Kalkan

n

11/06/2008 : 14:20 Üzüm çekirdeği deyip geçmeyin!

n

06/06/2008 : 19:51 Tok Tutan Yiyecekler

n

30/05/2008 : 14:05 İri maydanozlara dikkat

n

24/05/2008 : 20:44 Orta yaşın üstündeyseniz susamasanız da su içmelisiniz

n

21/05/2008 : 23:54 Su içmekten daha faydalı olan tek şey

n

08/05/2008 : 21:36 Zekayı Artıran Besinler

n

04/05/2008 : 12:44 'Rafadan yumurta yemeyin'

n

19/04/2008 : 21:41 Prof. Dr. Kenan Demirkol, Akıllı Beslenmenin Matematiğini Anlattı

n

14/04/2008 : 18:46 Guatr

n

31/03/2008 : 08:00 Romatizma Kadınlara Çektiriyor

n

18/03/2008 : 22:56 Hipertansiyon Nedir?

n

14/03/2008 : 11:58 Stres ve Yaşam

n

05/03/2008 : 07:58 Sarımsak

n

04/03/2008 : 12:01 Kıl Dönmesi

n

26/02/2008 : 17:57 Kanserle Besin İlişkisi

n

26/02/2008 : 08:05 10 Erkekten 4'ü Prostat

n

21/02/2008 : 15:39 Uçuk

n

15/02/2008 : 18:53 Lifli Gıdalar

n

21/01/2008 : 17:57 Bebeğimiz ateşli ise ne yapmalıyız?

n

21/01/2008 : 17:51 Uykunuzun korkulu rüyası: Cep telefonları

n

01/01/2008 : 15:51 Menisküs Yırtılması

n

12/12/2007 : 19:52 Sırt Ağrısı

n

06/12/2007 : 20:47 Göz seğirmesi

n

27/11/2007 : 23:22 Kalp

n

23/11/2007 : 11:08 Süt içmeyen incir yesin

n

21/11/2007 : 07:27 sigara erkeklerde kellik sürecini hızlandırıyor

n

18/10/2007 : 09:04 Ihlamur Deyip Geçmeyin

n

30/09/2007 : 10:06 Dua Etmek Tıpkı İlaç Gibi

n

12/09/2007 : 08:37 Et Benleri

n

24/08/2007 : 09:22 Ses Nasıl Korunur?

n

10/08/2007 : 00:34 Şeker Hastalığı

n

20/07/2007 : 08:54 Rahim ağzı kanseri

n

20/06/2007 : 08:47 Şekerli Besinler Cildi Yaşlandırıyor!

n

13/06/2007 : 01:05 Katkı Maddeli İçeceklere Dikkat !..

n

09/06/2007 : 09:11 Gıda zehirlenmesine pirinç lapası

n

02/06/2007 : 10:59 Yaz Aylarında Gıda Tüketimine Dikkat

n

22/05/2007 : 22:57 Mantar Enfeksiyonları

n

13/05/2007 : 13:03 Kemoterapi Nedir?

n

06/05/2007 : 14:57 Kanser Nedir?

n

02/05/2007 : 00:07 Boyun Fıtığı

n

13/04/2007 : 16:00 Böbreklerin Görevleri Nelerdir?

n

07/04/2007 : 09:52 Ağız Yaraları

n

25/03/2007 : 10:41 Burun Kanamalarının Tedavisi

n

17/03/2007 : 18:01 Kilonuz Obez Sınıfına Giriyor mu?

n

09/03/2007 : 18:45 Kireçlenme

n

04/03/2007 : 02:00 Sinüzit

n

23/02/2007 : 19:00 Ağız Kokusu

n

17/02/2007 : 20:36 Rota Virüsü

n

10/02/2007 : 22:46 El Uyuşması Neyin Belirtisi Olabilir?

n

06/02/2007 : 00:11 Reflü Nedir?

n

01/02/2007 : 20:31 Panik Atak

n

26/01/2007 : 22:37 Böbrek Ağrısı

n

23/01/2007 : 09:34 Farenjit

n

20/01/2007 : 17:12 Boğmaca

n

15/01/2007 : 23:11 Bilgisayar Ekranları Göz Sağlığımızı Nasıl Etkiliyor?

n

05/01/2007 : 12:42 Hepatit C

n

27/12/2006 : 22:10 Dikkat Eksikliği

n

25/12/2006 : 12:45 Bel Fıtığı

n

23/12/2006 : 22:06 Uykusuzluk mu yaşıyorsunuz?

n

23/12/2006 : 01:17 Fast food beyin sağlığını bozuyor

n

10/12/2006 : 19:38 İnsanların ruhsal sorunlara bakış tarzı

n

09/12/2006 : 23:40 Astım

n

09/12/2006 : 23:34 Romatizma Hastalığı

n

03/12/2006 : 14:26 Ruh sağlığı nedir?

n

29/11/2006 : 00:46 Varis nedir?

n

29/11/2006 : 00:36 Ölümcül hastalıkları önleyen 10 gıda

n

29/11/2006 : 00:31 Uyku apne sendromu

n

29/11/2006 : 00:13 Baş ağrısının nedenleri

n

28/11/2006 : 01:46 Sigara hakkında 10 soru ve 10 cevap

n

27/11/2006 : 02:36 Grip ve grip aşısı

n

27/11/2006 : 02:31 Allerji hastalarının uyması gereken kurallar

n

27/11/2006 : 01:45 Şifalı bitkiler

n

27/11/2006 : 01:42 Vitaminler ve Kaynakları

n

27/11/2006 : 01:38 Miyom: Kadınların korkulu rüyası

n

27/11/2006 : 01:11 Hamilelik Dönemi

n

27/11/2006 : 01:01 İslam'da sağlık ve temizliğin önemi
 

SON DAKİKA

ARAMA

 
www.zehranet.com

GİRİŞ MÜZİĞİ

 

SON DAKİKA

20-11-2008  

YAZARLAR

Üniversiteye girme ama CHP'ye gir!

19/11/2008 - 13:30

Ergun Babahan
Tamer Korkmaz
Alptekin Dursunoğlu
Mehmet Şeker
Zehra Turgut
Güleser Yılmaz
Hakan Albayrak
Gülay Göktürk
İsa Polat
Ali Kıran

HAVA DURUMU

GAZETELER

DOST SİTELER