İslam dünyasının vahdet zaruretine vurgu yapan Ayetullah Rafsancani, bu güne kadar tüm İslami vahdet konferanslarında güncel konuların ele alındığını, ancak şimdi bu hareketi hayata geçirme ve uygulama zamanı geldiğini ve İslam inkılabı rehberinden İslami vahdet bildirgesini önerdiği için teşekkür etmek gerektiğini kaydetti.
Ayetullah Rafsancani sözlerini şöyle sürdürdü: Bu gün İslami vahdeti güçlendirmek ve tefrikaları ve düşmanlıkları bertaraf etmekle yükümlüyüz. Bu günün şartları İslam peygamberi (sav)'in Medine'ye hicret ettiği günleri andırıyor. O dönemde de Müslümanlarla Medine halkı arasında vahdet gereksinimi öylesine yüksekti ki Resulüllah (sav) ilk iş olarak vahdet anlaşmalarını hazırladı ve ardından da Medineli Yahudiler ve Hıristiyanlarla bu anlaşmaları imzaladı. İslam peygamberi (sav)'in bu hareketi öylesine etkiliydi ki İslam dinine yönelik tüm tehditleri bertaraf etti.
İslam dünyasının vahdeti iç ve dış etkenler açısından bir zaruret olduğunu kaydeden Ayetullah Rafsancani şöyle devam etti: Bu gün İslam dünyasında yaşanan ihtilaflar üzücüdür ve bunca büyük alime karşın bizler tefrikaya ve bir takım ifratlara tanık oluyoruz. Oysa Müslümanların tefrikası dünya küfrü ve düşmanlar için en iyi hediyedir, çünkü bir çokları bu tür olaylardan tahrik etmek ve İslam'a darbe indirmek için faydalanıyorlar. Oysa mümin insan uyanık olmalı ve bu tür tahriklere kapılmamalıdır.
Irak ve Afganistan sorunlarının da İslam dünyasında yaşanan ihtilaflardan kaynaklandığını hatırlatan Ayetullah Rafsancani, Afganistan, Irak, Pakistan ve Lübnan gibi İslam ülkelerine yönelik müdahalelerin müslümanları karşı karşıya getirdiğini vurguladı.
Ayetullah Rafsancani İslam dünyasının en ideal stratejisinin tüm dünya ile barış dönük ilişki kurmak ve hatta kafirlerle bile müzakere kapısını açık bırakmak olduğunu belirterek, İslam dininin kılıç gücüne baş vurmasına gerek olmadığını, bu semavi dinin ancak başkaları İslam dininin yaygınlaşmasına engel oluşturduğu zaman kılıca sarıldığını ifade etti.
Batıda İslam dinine yönelik tahrip çalışmalarının kasıtlı olduğunu vurgulayan Ayetullah Rafsancani asr-i saadette de kafirlerin İslam peygamberi (sav)'i mecnun olmakla suçladığını ve bu gün dünya istikbarının da aynı iftiralarda bulunduğunu, maalesef İslam ümmeti arasında bazılarının batılıların bu tür ithamlarda bulunmaları için bir takım davranışlarda bulunduğunu kaydetti.
Ayetullah Rafsancani batının insan hakları gibi konuları gündeme getirdiğini, oysa insan haklarını İslam dininin gündeme getirdiğini, doğu ve batı dünyası orta çağ karanlığında yaşadığı bir dönemde İslam dininin Medine kentinde insan haklarının en iyi örneğini sunduğunu hatırlattı.
İslam dininde halkın oylarının önem ve konumuna da değinen Ayetullah Rafsancani, İslam peygamberi (sav)'in halkın oylarına baş vurduğunu ve bunu bir ilke olarak benimsediğini, İslam dininde şuranın en güçlü ilkelerden biri olduğunu ve İslam dünyasının da buna göre davranması gerektiğini, İslam dünyasında şura meselesine önem verilmesi durumunda artık dünya küfrünün İslam dünyasını insan hakları konusunda suçlayamayacağını kaydetti.
İslam ülkelerinden kadın haklarına da ayrı bir ilgi göstermelerini isteyen Ayetullah Rafsancani, kadın haklarına eğilmediğimiz takdirde bunu batılıların yapacağını ifade etti.
Bazı İslami mezheplerde mezhebi şahsiyetler hakkında abartmalara değinen Ayetullah Rafsancani, abartmanın bir virüs gibi İslam dünyasını tehdit ettiğini, bizlerin 1400 yıl önce yaşayan din önderlerimize hakaret edilmesine izin vermememiz gerektiğini, tarihi tartışmanın saygısızlık etmekten farklı olduğunu, tartışmaların hakarete varmaması gerektiğini vurguladı.
Ayetullah Rafsancani ayrıca dünya istikbarının da Müslümanlar arasında diyalog ve müzakere ortamının oluşmasını istemediğini belirtti.
Amerika'da son zamanlarda yaşayan iktisadi durgunluğa da değinen Ayetullah Rafsancani sözlerini şöyle sürdürdü: Bu gün Amerika'da iktisadi durum çok kötüdür ve dolar son 39 yılda değerinin %77'sini kaybettiği ve Amerika halkının da alım gücünün %88'ini kaybettiği anlaşılıyor ve yine Amerikan dolarının gelecek yıllarda daha da değer kaybedeceği ifade ediliyor ve Amerika'nın enerjiye olan bağımlılığı öylesine fazla ki petrol fiyatları arttıkça Amerika ekonomisi daha da sarsılıyor. İngilizlerin durumu Amerika'dan daha beterdir. İngilizler de Amerikalılar gibi ciddi ekonomik sorunlar yaşıyor.
Ayetullah Rafsancani , batıda medyanın göreceli bir birlik ve beraberlik yansıtmasına rağmen , batılıların çok ciddi ihtilaflar yaşadığını ancak medya aracılığı ile bu ihtilafları ört bas ettiklerini vurguladı.
Siyonist rejimin de ciddi güvenlik sorunu yaşadığını kaydeden Ayetullah Rafsancani bu gün tüm Siyonist yerleşkelerin Filistinlilerin füzelerinin menzilinde yer aldığını, Siyonist liderlerin bir yandan insan hakları iddialarında bulunurken öbür yandan milyonlarca insanı mülteci durumuna düşürdüğünü belirtti.
Irak meselesine de değinen Ayetullah Rafsancani sözlerini şöyle sürdürdü: Irak'ta mezhebi ve etnik anlaşmazlıklar hem Irak halkı ve hem de bizim için zehirdir. Ancak varlıkları İslam dünyası ve bölge ve tüm Orta Doğu için tehlike arz edenler bizi Irak'ın iç işlerine karışmakla suçluyor. İran İslam cumhuriyeti Irak yönetiminin Irak halkına devredilmesini istiyor.
Konuşmasının bir başka bölümünde İslam dünyasının potansiyellerine değinen Ayetullah Rafsancani İslam dünyasının 1.6 milyarlık nüfusu ile dünya nüfusunun dörtte birini oluşturduğunu ve dünya üretiminin %20'lik bölümüne sahip olduğunu ve dünyanın en stratejik bölgelerinde İslam tealimi sayesinde yaşamaya devam ettiğini, uluslar arası arenadaki varlığını İslam dünyası adı altında büyük bir güç olarak ortaya koyması durumunda daha da güçlü olacağını ve eşsiz bir toplum oluşturacağını, bu yüzden düşmanla mücadele yerine kendimizle uğraşmanın doğru olmadığını vurguladı.
Ayetullah Rafsancani şöyle devam etti: Dünya müstekbirliği tüm çabasını İslam dünyasının gücünü etkisiz hale getirmek için seferber etmiş bulunuyor ve böylece müslümanların fosil enerji gibi değerli kaynaklarını yağmalamak istiyor ve tefrika çıkararak İslam dünyasını sömürücülere bağımlı hale getirmeye çalışıyor. Oysa İslam dünyası yeteri kadar güç ve kaynak ve azamete sahiptir ve gelişmesi için bir çok imkanları bulunmaktadır.
Konuşmasının son bölümlerinde Ayetullah Rafsancani İslami vahdet bildirgesine değinerek İslam dünyasının etkili isimlerinden bu bildirgeyi imzalayarak İslam dünyasının olduğu gibi tanıtılması doğrultusunda hareket eksenini belirlemelerini ve dünyaya böyle tanıtmalarını istedi.
Konuşmasından önce Ayetullah Rafsancani, Takrib haber sitesinin açılışını yaptı. Açılışta Ayetullah Rafsancani bu hareketin dünyanın İslam dünyasının doğru haberlerini öğrenme fırsatını bulacağını ifade etti.
Irıb