İsrail, 1948'de kuruluşundan beri gelişmeden gelişmeye büyüyüp güçlendi. 2006'deki Hizbullah önündeki hezimeti, ihtiyarlık aşamasına geldiğine bir işaretten ibarettir
31/05/2008
İsrail devleti ve dünyanın her tarafından gelen ülkelerin temsilcileri, daha önce görülmemiş ve eşi benzeri olmayan bir şekilde İsrail devletinin 60. kuruluş yılını kutladılar. Gerçekten öyle büyük ve muhteşem bir törendi ki kendi kendimize İsraillilerin 60.kuruluş yılı kutlanması arkasındaki gerçek sebepleri neler olduğu sorusunu sormamız gerektiriyor. Çünkü bu tören her yıl kutlanan olağan bir tören değil; yani ne 25'lik ne de 50'lik ne de 75'lik bir tören değildir.
Bu törende meydana gelen yoğun hazırlıklarla tüm olay ve katılımlar, anlamlı bir soru sormayı gerektiriyor. İsrail devleti 60 yaşını doldururken hala gençlik ve güçlük döneminde mi yoksa zaman zaman hastalıklarla dolu ihtiyarlık evresine mi girdi?
Bush'un İsrail'in 60. yıl doğumu münasebetiyle verdiği konuşma, sadece Arap ülkeleri değil İsrail'de de şaşkınlık yarattı. Çünkü daha önce hiçbir Amerikan başkanı, İsrail'e sonu olmayan bir destek hamiliği açık ve net bir şekilde söz vermemişti. İsrail 1948'de kurulduğundan beri ABD ve Avrupa ülkelerinin desteklerini almadan şu ana kadar yaşamış olmasına rağmen bu defa Bush'un konuşması çok anlamlı işaretleri taşımaktaydı.
Bush'un İsrail ve Orta doğuyu ziyaretinin çok nedenleri var. Örneğin, Olmert hükümetine destek vermek, Suudi Arabistan'da petrol için pazarlama yapmak, Mısır'da HAMAS'a karşı bir kaç tedbir almak ve İran'ı vurmak için zemin hazırlamak... Ancak ziyaretin en önemli sebebi, ihtiyarlık aşamasına gelen İsrail'e manevi güç vermek ve desteklemektir.
ABD, son yedi yıl boyunca özellikle 2006'da Hizbullah önünde hezimete uğrayan İsrail'de moral yükseltmek için bu yıl çok büyük bir tören yapılmasını istedi. Onun için de Bush'un konuşmasında öyle imalar bulabiliriz ki, İsrail'in 120. yılında yapacağı kutlamalar hakkında konuştuğu zaman gaye İsrail'in devam edeceğine işaret etmekti. Şartsız desteklerini açıklarken şöyle konuştu: " 7 milyon nüfusa sahip olan İsrail halkı terör ile mücadele ederken 307 milyona ulaşacak. Çünkü yanınızda ABD var".
Neden bu rahatlatıcı konuşma bu zamana denk geldi de ? İsrail'in 50. Kuruluş yılı töreninde olmadı. Çünkü İsrail devleti son yedi yıl boyunca hezimet, belirsizlik ve zaaf yaşadı. Örneğin, şu an İsrail'de ne siyasi ne de askeri komutanlık var; Olmert mali skandalından sonra istifa ettrilmiş bir başbakan sayılır, ordu komutanı ise hala hiç bir savaşa girmemiş. Çünkü 2006 Temmuz savaşındaki hezimetten sonra göreve getirildi. Savunma bakanı temmuz hezimetinden sonra geldi. Şu ana kadar Gazze meselesini çözemedi.
Tarih felsefesine göre devlet üç aşamadan geçer; doğma, güçlenme ve çöküş. İsrail devleti de bu felsefeden uzak değil. 1948'de kuruluşundan beri gelişmeden gelişmeye büyüyüp güçlendi. 2006'deki Hizbullah önündeki hezimeti, ihtiyarlık aşamasına geldiğine bir işaretten ibarettir. Nitekim, 2006 savaşı, İsrail devletinin ihtiyarladığını, devlet-toplum arası ilişkinin bozulduğunu ve devletin tüm alanlarında hâkim olan, para ve kazanç olduğunu gösterdi.
İsrail ve Suriye ilişkileri ve arasındaki muhtemel savaş hakkında savunma bakanı Barak'ın bir kaç hafta önce İsrailli bir gazeteye yaptığı açıklamaya göre savaş artık olmamalı, olduğu takdirde de biz hazır olduktan sonra olmalı, çabuk bitmeli, düşman topraklarında olmalı ve iç cephemiz hüsrana uğranmalı. Burada 1973 savaşından hariç İsrail Araplarla tüm savaşlarında girişimci olduğunu hatırlarsak bu açıklamadan İsrail'in artık savaşa girme isteğinin kalmamış ve manevi gücü de kalmamış olduğunu anlayabiliriz.
12 Mayıs'ta yayınlanan bir raporda İsrailli bir tarihçi İsrail'in önündeki ana sorunları şöyle sıraladı: İran tehdidi, batı şeria'de sömürgecilik siyaseti devamı, Arap nüfusunun artması, Gazze'de HAMAS'ın güçlenmesi ve füzelerin gelişmesi.
Fransız haber ajansının 5 Mayıs'ta yayınladığı raporda İsrail'deki yaşayan ve güven içerisinde olduğunu hisseden Yahudilerin oranı %4'ten fazla değil. Demek ki %94 oran kendisini güvende hissetmeyenlerdir. Netice olarak İsrail devleti bugün Yahudiler için bir yerleşim yeri, barış ve güven devleti olmaktan öte, daha çok askeri güç ve dünyadaki bulduğu desteğe haiz olmasına rağmen 60. yaşında Yahudilerine güven sağlamaktan aciz bir devlet konumundadır.