Çocuğunuz sizi yol ortasında rezil eder, kendini yere atar, hıçkıra hıçkıra ağlar, inatlaşır. Eee, tabii siz de ona yenilirsiniz. Oysa uzmanlar, 'yenilmeyin' diyor. Şımarık çocuğun disiplin ve terbiye verilmemiş, durumu kendi isteklerine göre şekillendiren ve buna rağmen çoğu zaman memnuniyetsiz olan çocuktur. Şımarık bir çocuk 2-3 yaşlarındayken şu davranışların çoğunu sergiler: Kurallara uymaz ve kendisine yapılan öneriler konusunda iş birliği kurmaz. "Hayır", "dur" komutlarını veya buna benzer diğer komutları dinlemez. Her şeyi protesto eder. İhtiyaçlarıyla istekleri arasındaki farkı bilmez. Kendi istediğini yapmakta ısrar eder. Başkalarından adil olmayan veya aşırı taleplerde bulunur. Başkalarının haklarına saygı göstermez. İnsanları kontrol etmeye çalışır. Gerginlik konusunda toleransı düşüktür. Sık sık mızıldanır veya öfke nöbetleri yaşar. Sürekli sıkıldığından şikayet eder.
Neden şımarıktır?
Çocuğun şımarık olmasının en büyük nedeni anne-babanın çok müsamahakar, izin verici olmasıdır. Aşırı izin verici bir tutum benimseyen anne-babalar çocuğa sınır koymazlar. Oysa anne-baba çocuğa gereğinden fazla güç verirse, çocuk da daha fazla ben merkezci olacaktır. Bu şekilde davranan anne-babalar, çocuğun normal olarak yaşaması gereken gerilimleri yaşamasına da izin vermezler. Bazen de çocuğa sürekli eğlenceler sunan ve çocuğun gerçekçi olmayan isteklerini bile yerine getiren bakıcılar ya da büyükanneler de çocuğu şımartabilir. Bazı anne-babaların fazlasıyla müsamahakar olmalarının nedeni çocuğun ihtiyaçları (örneğin beslenme) ile isteklerini birbirine karıştırmalarıdır (örneğin oyun). Çocuklarının duygularını incitmek veya ağladığını duymak istemezler. Ağlamasını önleyecek her şeyi yaparak kısa vadeli bir çözüm yolunu tercih ederler, ancak bu yol uzun vadede çocuğun daha da fazla ağlamasına neden olur.
Ne zamana kadar?
Çocuk yetiştirme tarzında değişiklik olmazsa, şımarık çocuklar okul yaşına geldiklerinde önemli sorunlar yaşamaya başlar. Çok fazla hakimiyetçi ve bencil olduklarından diğer çocuklar şımarık çocuktan hoşlanmaz. Terbiyesiz oldukları ve aşırı taleplerde bulundukları için diğer yetişkinler de şımarık çocuktan hoşlanmaz. Hatta şımarık çocuğun anne-babası bile çocuklarının yaptıklarından hoşlanmaz. Sonunda, başka çocuk ve yetişkinlerle iletişim kuramayan şımarık çocuklar mutsuz olur. Motivasyonları ve okul faaliyetlerine yönelik sabırları azalır. Ayrıca ergenlikle uyuşturucu veya sigara gibi riskli davranışlarda bulunma eğilimi de artabilir. Kısacası çocuğu şımartmak, onu gerçek dünyaya yetersiz ve kötü hazırlamak anlamına gelir.
Belli kurallarınız olsun
Anne-baba olarak sahip olduğunuz yetkiyi kaybetmeyin. Çocuğunuz 2 yaşına geldiğinde kurallarınız olsun, ancak bu kurallar hakkında çok fazla konuşmayın. Küçük çocuklar kurallarla oynayamazlar. 4-5 yaş civarında disiplinle ilgili konularda mantık yürütmeye ve sorgulamaya başlayabilirler. Ancak halen kural koymak için gerekli muhakeme yeteneğine sahip değildirler. İlkokul yıllarında kurallar konusunda karşılıklı konuşma ve tartışma isteğinizi gösterebilirsiniz. 14-16 yaşlarından itibaren ise, kuralları ergen çocuğunuzla müzakere edebilir, kural ve sınırlar ve bunların ihlal edilmesi durumunda uygulanacak sonuçların adil olup olmadığı konusunda fikrini alabilirsiniz (yani ergenlik çağında kurallar ortak kararınızın bir ürünü
olmalıdır). Çocuğun yaşamının ilk birkaç yılında anne-baba ne kadar demokratikse (çocuğun güvenliği ve gelişimi için gerekli sınır ve kuralları koymama veya bunları uygulamama ve denetimi çocuğa bırakarak bu kural ve sınırları çocuğun istekleri doğrultusunda değiştirmek anlamında) çocuk da o kadar talepkar olur. Genel olarak küçük çocuklar sahip oldukları güç ve yetkiyi ne yapacaklarını bilemezler. 3 yaşında bir çocuğun her şeyi test etmesi normal değildir ve yardıma ihtiyacı var demektir. Denetimi elden kaçırdıysanız bile, yeniden denemeli ve sorumluluğunuzu almalısınız (yani, yeni kurallar koymalı ve bunları uygulamalısınız). Her bir kural için bir gerekçe göstermek zorunda değilsiniz. Bazen "çünkü kural böyle" demeniz bile yeterlidir.
Takdirin dozunu kaçırmayın
Çocukların takdir edilmeye ihtiyaçları vardır, ancak takdirin fazla kaçma olasılığı da söz konusudur. İyi davranışları ve kurallara uyması nedeniyle çocuğunuzu takdir edin. Yeni şeyleri denemeye ve zor görevleri başarmak için çaba göstermeye teşvik edin ancak bunları başkalarını memnun etmek için değil, kendi gerekçeleriyle yapması gerektiğini de öğretin. Gurur duyduğu şeyleri yapmak ve tamamlamak özgüven ve başarı duygusu yaşatır. Çocukla sürekli ilgilenmeniz, takdir bağımlısı olmasına neden olabilir.
Beklemeyi de bilmeli:
Beklemek çocuklara gerilimle baş etmeyi öğretir. Çocuğunuzu bir süre beklettiğiniz için suçluluk duymayın (örneğin başkalarıyla konuşurken veya telefon görüşmesi yaparken olduğu gibi). Aşırı olmadığı sürece beklemek çocuklara zarar vermez. Bu şekilde sabır duygusu gelişecektir.
Yetişkin haklarına saygıyı öğretin
Bir çocuk sevgiye, beslenmeye, giyinmeye, güvenliğe ve güven duygusuna ihtiyaç duyar. Ancak sizin ihtiyaçlarınız da önemlidir. Çocuğunuzun istekleri (örneğin uyku öncesinde fazladan bir masal daha okumanız gibi) sizin ihtiyaçlarınızın karşılanmasından sonra gelmeli ve zamanınızın elvermesine bağlı olmalıdır. Bu durum özellikle zaman sıkıntısı çeken çalışan anne-babalar için önemlidir. Çocuğunuzla geçirdiğiniz zamanın hem kalitesi hem de miktarı önemlidir. Kaliteli zaman hoşa giden, karşılıklı etkileşim içerisinde ve çocuğa odaklanarak geçirilen zamandır. Çocukların her gün anne-babaları ile kaliteli zaman geçirmeye ihtiyacı
vardır. Ancak akşamlarınızın ve hafta sonlarınızın her boş dakikasını çocuğunuzla geçirmeniz ne siz, ne de çocuğunuz için faydalı olacaktır. Kendi ruh sağlığınızı korumak için belli bir denge sağlamanız gereklidir. Eşiniz ya da arkadaşlarınızla belli akşamlarda dışarı çıkmak sadece siz yetişkinlerin ilişkisini beslemekle kalmaz, aynı zamanda anne-baba olarak daha istekli ve rahat olmanıza da yardımcı olur. Ayrıca çocuğunuzun da ebeveynlerinden kısa süreli ayrılıkları kabullenmeyi öğrenmeye ihtiyacı vardır. Sizin haklarınıza saygı göstermesi öğretilmezse, başka yetişkinlerin haklarına saygı göstermekte de zorlanacaktır.
Yaşamın zorluklarından korumayın
Taşınma veya okula başlama gibi değişimler normal yaşam stresleridir. Bunlar çocuk için öğrenme ve sorun çözme şanslarıdır. Her zaman çocuğunuz için ulaşılabilir ve destekleyici olun, ancak kendi başına halledebileceği konularda da yardımcı olmayın. Genel olarak, çocuğunuzun yaşamını mümkün olduğunca hoş ve güzel kılmaya çalışmak yerine, yaşına göre kaldırabileceği ölçüde gerçekçi temellere dayandırın. Bu, onun zorluklarla baş etme becerisini ve özgüvenini güçlendirecektir.
Peki ne yapalım?
Yaşına uygun sınır ve kurallar koyun:
Denetimi üstlenme anne-babalara aittir. Yetişkinler çocukların bulunduğu ortamın güvenli olmasını sağlamak zorundadır. Çocuk emeklemeye başladığında yaşa uygun disiplin uygulanmaya başlanmalıdır. Arada sırada "hayır" kelimesini işitmek çocuklar için faydalıdır.
İşbirliği yapmasını isteyin:
Çocuğunuz okula başlamadan uzun süre önce sizin talimatlarınıza uygun şekilde cevap vermeyi öğrenmiş olmalıdır. Önemli kurallar arabada oto koltuğunda oturmak, sabahları zamanında evden çıkmak için hazır olmak, akşamları zamanında yatağa gitmek vb. gibi kurallardır. Yetişkinlerin bu kararları tartışmaya ve müzakereye açık olmamalıdır. Ortada seçecek bir şey olmadığında, çocuğunuza seçme şansı vermeyin. Çocuğunuza hangi meyveyi yiyeceği, hangi kitabı okuyacağı, hangi oyuncakları banyoya götüreceği veya hangi kazağı giyeceği gibi konularda karar şansı verin. Çocuğunuzun seçim şansının olduğu alanlar ile seçim şansının olmadığı alanlar arasındaki farkı anlamasını sağlayın.
Ya ağlarsa!..
Çocuğun istekleri ile ihtiyaçlarını birbirinden ayırın. İhtiyaçlar ağrı, açlık ve korkunun giderilmesini içerir. Bu gibi durumlarda çocuğunuzun ağlamasına derhal cevap vermelisiniz. Diğer ağlamalar ise genellikle zararsızdır ve çocuğunuzun ihtiyaçları değil istekleriyle bağlantılıdır. Öfke nöbetinin bir parçası olarak ağlamasını ise görmezden gelin. Ağladığı için çocuğunuzu cezalandırmayın veya bir bebek olduğunu ya da ağlamaması gerektiğini söylemeyin.
Öfke nöbetlerine izin vermeyin:
Çocuklar sizin ilginizi çekmek, direncinizi kırmak ve kendi isteklerini yaptırmak için öfke nöbetleri geçirir. Sizin "hayır"ınızı "evet"e dönüştürmek için ağlarlar. Öfke nöbetleri mızıldanma, şikayet, ağlama, nefesini tutma, yere yatıp debelenme, bağırma veya kapıları çarpmayı içerebilir. Çocuğunuz belli bir yerde kaldığı veya çok fazla yıkıcı olmadığı ya da kendisine zarar verecek bir durumda bulunmadığı sürece güvenle öfke nöbetini görmezden gelebilirsiniz. Çocuğunuzla birlikte zaman geçirirken kuralları gevşetmeyin.
Can sıkıntısı ile baş etmeli:
Sizin göreviniz çocuğunuza oyuncaklar, kitaplar ve sanat malzemeleri temin etmektir. Çocuğunuzun görevi de bunları kullanmaktır. Çocuğunuzla her gün konuşmanız ve oynamanız gerektiği düşüncesiyle onun sürekli oyun arkadaşı olmanız gerekmez. Ayrıca her zaman ona bir arkadaş bulmak zorunda da değilsiniz. Meşgul olduğunuz zamanlarda çocuğunuzun kendi kendini eğlendirmesini bekleyin. 1 yaşındaki çocuklar bile yaklaşık 15 dakika boyunca kendilerini meşgul edebilirler.
Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Ayten Erdoğan