"Uzun bir zaman önce krallığın birinde yaşamış çok ünlü bir okçu vardı.Bir gün kral ile beraber kırda avlanmaya çıkmışlardı.
"Uzun bir zaman önce krallığın birinde yaşamış çok ünlü bir okçu vardı.Bir gün kral ile beraber kırda avlanmaya çıkmışlardı. Uzaktan Bir yaban kazının bağırışını duydular üzerlerine doğru geliyordu..Okçu kazı parmaklarıyla işaret ederek dedi ki; -"yüce kral hiç ok kullanmadan sadece yayımı çekerek bu yaban kazını öldürebilirim. -"Gerçekten mi? "dedi kral.Duyduklarına pek inanmamıştı. -"Gerçekten bu beceriyi gösterebilir misin diyerek güldü. -"Sadece yapmaya çalışabilirim" dedi okçu Okçu yayını sol eli ile sıkıca kavradı ve hiç ok almadı.Sağ eli ile yayın sicimini iyice gerdi.Ve saldı gerilen yay "tınnn" diye keskin bir ses çıkardı. Vahşi kaz gök yüzüne dikildi kanatlarını bir iki kez çırptı. Ve bir anda gök yüzünden yere doğru dikleme düşmeye başladı. Bunu gören imparator çok şaşırdı ve ağzı sonuna kadar açık kaldı gözleri fal taşı gibi açıldı - "Aman Tanrım !" dedi ." Sen mükemmel beceriye sahip bir okçusun" Okçu tatlı bir şekilde gülümsedi -"Bu sadece benim becerim değil ki" dedi ve devamla "Daha önceden bu kazın bir ok ile yaralandığını biliyordum" İmparator yine büyük bir şaşkınlıkla sordu ; -Nasıl oldu da biliyordun ?" -" Çok yavaş uçuyordu.Sesi çok üzgün ve kederli idi .Çünkü yarası iyileşmişti ama acı veriyordu.Üstelik bir de gurubundan ayrılmıştı yalnız ve kimsesizdi ,hiç yardım alamıyordu. Önce yayın kirişinin sesini işitti.Onu işitince gelebilecek olan okun dehşetini düşündü. Bu yüzden panikledi.ve hızla kaçmaya çalıştı .Bu yüzden yaralı olduğu için dengeli kullandığı güçünü bir anda çok aşırı harcadı eski yarası tekrar açıldı ve yere düştü." Bir insanın en büyük düşmanı korku ve tereddütleridir.Geçmişte yaşadığınız bir acıyı taze tutar ve tekrarlanacağı endişesine düşerseniz başınıza daha büyük hezimetler gelmesine zemin hazırlarsınız.