İran, yakında kendi yaptığı roketi, uzaya gönderiyor. Sürpriz açıklama, sabah kahvaltısında bazı köşe yazarlarıyla biraraya gelen İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad'dan geldi. Ahmedinejad, kendi yaptıkları uyduyu, kendi yaptıkları roketle yakında uzaya gönderip yörüngeye yerleştireceklerini duyurdu.
Ahmedinejad, kendi uydularını fırlatacaklarını açıkladıktan sonra, ABD'ye özel olarak da teşekkür etti.
Ahmedinejad şunları söyledi: "Bu anlamda ABD'ye büyük teşekkür borçluyuz. Eğer ambargo altında kalmasaydık, bu işi kendi imkanlarımızla gerçekleştiremezdik. O yüzden onlara teşekkür ediyoruz!"
ABD ile İslam Devrimi öncesinde 50 yıl boyunca ülkesinin çok iyi ilişkisi olduğunu kaydeden Ahmedinejad, "Ama bir santimlik bir teknolojimiz olmadı. Şu anda ise ileri bir teknoloji elde etmiş durumdayız" diye konuştu.
Ahmedinejad, ülkesinin, biyo ve nano teknolojilerinde de, dünyanın ilk beş ülkesinden biri haline geldiğini özellikle belirtti.

Bir soru üzerine, ABD'nin İran'a saldıracak gücü olmadığını da kaydeden Ahmedinejad, "ABD, ekonomik ve siyasi olarak, çöküşün eşiğine geldi, köşeye sıkıştı. Gürcistan'i bile koruyamayan ABD bize nasıl saldıracak? Bu imkansız" ifadesini kullandı.

İran Cumhurbaşkanı, ABD imparatorluğunun sonunun çok yakın olduğunu da özellikle vurguladı.
İran devlet başkanı, bir gazetecinin "Az sonra bir Osmanlı camiinde, bir Sünni camiinde Cuma namazı kılacaksınız. Ne hissediyorsunuz? Bunun siyasi bir anlamı var mı?" sorusuna şu cevabı verdi:
"Çok mutluyum. Acaba benim orda olması büyük siyasi olay değil midir? İslam siyasi ve coğrafi sınırlardan çok daha büyüktür. Cuma'da ibadet ve siyaset yan yana gelir. Bu namazda onlarla birlikte olmam, siyasi anlamda yanların olmamdır. "
Ahmedinejad, bir başka gazetecinin "Zİyaretinizden dolayı kapatılan yollar İstanbul halkına büyük sıkıntı yarattı. İstanbul halkından özür dilemeyi düşünüyor musunuz?" şeklindeki soruya ise "Güvenlik tedbirlerini Türk emniyeti aldı. Ben Tahran'da bunları istemiyorum. Halkın arasındayım. Halkın içinden geldim zaten. Türk eminyeti siyonist terörirstlerin faaliyetlerinden endişelenmiş olabilir. Benim dahlm yok ama yine de maruz kaldıkları sıkıntıdan, çektikleri zahmetten dolayı İstanbul halkı için üzgünüm, İstanbul halkından özür diliyorum" cevabını verdi.
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, ''insanların şu anki dünyanın durumundan memnun olmadığını'' belirterek, ''Zulüm, insanların ilişkisine hakim olmuştur. Bunun sebebi de büyük devletlerin uygun olmayan ilişkileri ve hareketleridir'' dedi.
Ahmedinejad, Beşiktaş'daki Four Seasons Otelinde, İran Dışişleri Bakanı Manuçehr Mutteki ve aynı zamanda Cumhurbaşkanı Yardımcısı olan Kültürel Miras ve Turizm Kurumu Başkanı İsfandiyar Rahim Meşai'nin de katılımıyla basın toplantısı düzenledi.
Türkiye ve İran'ın parlak bir geçmişi, her zaman uygarlıkların, insanlığın ve dostlukların beşiği olduğunu vurgulayan Ahmedinejad, bugün de iki ülkenin maddi ve manevi yeteneklerinin kayda değer ve çok önemli olduğunu, iki ülkenin dostluğunun devamlı geliştiğini söyledi.
Ahmedinejad, misafirperverliklerinden dolayı Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Türk milletine teşekkür etti.
Dünyanın bugünkü durumu hakkında da açıklama yapmak istediğini ifade eden Ahmedinejad, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bugün bütün insanlar şu anki dünyanın durumundan pek memnun değiller. Bu adaletsizlikler, savaşlar, saldırılar ve emniyetsizlikler, rahat yaşamı ve barışı insanlardan almıştır. İnsanların kerametini de almıştır. Ve maalesef zulüm, insanların ilişkisine hakim olmuştur. Bunun sebebi de büyük devletlerin uygun olmayan ilişkileri ve hareketleridir. Bütün milletlere, insanlara güvensizliği aşılamıştır. Bizim istediğimiz şey, bir gün insanlığın kerameti, temizlik, dürüstlük, adalet hakim olsun. Umarım bir gün çok yakında buna sahip oluruz.''
ran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, Irak'ın toprak bütünlüğünün, istikrarının ve güvenliğinin bölge ülkelerinin lehine olduğunu söyledi.
Ahmedinejad, Beşiktaş'taki Four Seasons Oteli'nde düzenlediği basın toplantısında, ''Ziyaretinizin nedeni dünyaya bu mesajı vermek mi, yoksa Türkiye ile işbirliğini geliştirmek mi?'' sorusuna karşılık, İran İslam Cumhuriyetinin dış politikalarının en önemli unsurlarından birisinin, dünyadaki zulme karşı gelmek olduğunu belirtti.
Ahmedinejad, ''Bütün gücümüzle dünyadaki zulme karşı savaş vermeye hazırız. Büyük devletlerin de İran'la düşmanlıklarının en büyük sebebi budur zaten. Biz zaten bu durumdan dolayı Filistin'e, Afganistan'a, Irak'a, Gürcistan'a olan zulümden dolayı her zaman karşıyız. Ve bu konuda da çok detaylı görüşmeler yaptık ve bütün çabamız bu zulmün, bu adaletsizliklerin bütün insanlık aleminden yok olması'' dedi.
Bir gazetecinin, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile dünkü görüşmelerinin ardından bazı protokoller imzalandığını, ancak enerji işbirliğini ileri götürecek bir anlaşma çıkmadığını belirterek, ''Neden çıkmadı? Türkiye ve İran'ın bundan sonra enerjideki işbirliği nasıl ilerleyecek? Bunun için bir planınız var mı'' sorusu üzerine Ahmedinejad, daha önce doğal gaz ve elektrik konusunda çok önemli anlaşmalar yapıldığını hatırlattı.
Ahmedinejad, ''İnşallah bu anlaşmalar çok kısa süre içerisinde gerçekleşecektir. Dünkü görüşmelerimizde de bu mesele özellikle vurgulandı. Doğal gaz ve petrol gibi çalışmalar, yatırıma dayalı olduğu için zaman almaktadır ve ticari bir işlem olmadığı için bazen görüşmeleri uzun süre alıyor'' diye konuştu.
IRAK
Mahmud Ahmedinejad, ''Irak'tan Amerikan güçleri çekilirse İran'ın o boşluğu doldurmaya hazır olduğunu, İran'ın dünyanın en güçlü ülkesi olduğunu söylediniz. Bu demeçler Arap ülkelerinde endişeyle karşılanıyor. Siz bunu nasıl izah edebilirsiniz? Amerika oradan çekilirse İran'ın Irak'taki durumu ne olacak'' sorusu üzerine, şunları kaydetti:
''Ben asla 'Amerika çıkarsa biz oraya gireceğiz' diye bir şey söylemedim. Biz sadece diyoruz ki, 'Amerika saldırgandır ve zalimdir. O ülkeden çıkması gerekiyor.' Yani sonradan biz ve Türkiye gidip onların yerini mi alalım? Ben asla böyle bir şey söylemedim. Benim söylediğim konu çok daha önemli bir konudur. Lütfen dikkat edin, ben dedim ki, Amerika'nın gücü bölgede yok olmaktadır yavaş yavaş. Ve çok yakın zaman içinde Amerika'nın bizim bölgeyi terk etmesi gerekiyor. Ve bir boşluk oluşacak bu çıkıştan dolayı.
Ben dedim ki, bu güvenlik boşluğunu özgür ülkelerin doldurmaları ve emniyeti sağlamaları gerekiyor. Bu çok net bir şeydir ve daha önce de söyledim. Bölge ülkeleri bu güvenliği bölgede sağlayabilirler, bu güce sahipler. Diğer ülkelerin müdahalesine de hiç gerek yok. Hepimizin Irak devletini korumamız gerekiyor. Irak'ın toprak bütünlüğü, istikrarı, güvenliği hepimizin lehinedir. Ve bu da ancak yasal devletin ekonomik, güvenlik olarak ve her konuda yeterli olduğu zaman, bu güveni sağladığı zaman olabilecektir.''
SULTANAHMET'TE CUMA NAMAZI
Ahmedinejad, bir Osmanlı ve Sünni camisinde namaz kılacağını hatırlatan ve ''Bir Sünni camisinde, Osmanlı camisinde, İstanbul'da cuma namazı kılmak, özellikle cuma namazının İran için siyasi anlamı da var, sizin için ne ifade ediyor'' sorusuna karşılık, Sultanahmet Camisine gideceği için çok mutlu olduğunu söyledi.
Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, ''Acaba benim, bir cumhurbaşkanının orada olması büyük bir siyasi olay değil midir? İslam, siyasi, coğrafi sınırlardan çok daha öte bir şeydir. Çok daha büyüktür. Cuma namazı ibadet ve siyasetin yan yana geldiği bir şeydir. Benim bu namazda Türk halkıyla birlikte olmamın tek sebebi, onların yanında olmam, onlarla birlikte olduğumu göstermem anlamına gelmektedir ve çok büyük siyasi bir olaydır'' dedi.
Bir gazetecinin, İran'da son günlerde yapılan yoğun ziyaretleri hatırlatarak, ''Suriye-Türkiye-İran-Irak görüşmelerinde neler oluyor? Hem İran ile ilişkilerinde hem de bölgesel politikalarında Türkiye'ye güveniyor musunuz'' diye sorması üzerine de Ahmedinejad, ''Siz sanıyorsunuz ki, devlet adamları yan yana geldiklerinde çay içerek denizi mi seyrediyorlar ya da havadan sudan mı konuşuyoruz? Tabii ki bölgenin çok önemli sorunlarıyla ilgili görüşüyoruz'' dedi.
Ahmedinejad, bu 4 komşu ülkenin kültürlerinin ve geçmişinin ortak olduğunu ve çok geniş bir iletişimleri bulunduğunu kaydederek, bu ülkelerin görüşmeler yapmaları için iktisadi ve kültürel ilişkilerden, güvenlik ve siyasi işbirliklerine, ortak yatırımlara, terörizmle ve kaçakçılıkla mücadeleye pek çok konu olduğunu belirtti.
-TÜRKİYE'NİN İLERLEMESİ-
İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Bu konular tabii ki çok önemli konulardır ve bu konuları devamlı görüşmemiz, işbirliği yapmamız gerekiyor. Aynı zamanda onları uygulamamız gerekiyor ve bütün bu olaylar bizim görüşme tüzüklerimizde bulunmaktadır. Ve bunların hepsi de bu bölgedeki insanların iyiliği içindir.
İran ve Türkiye ilişkileri çok tarihi olaylara dayanan bir ilişkidir. Biz Türkiye'nin ilerlemesini kendi ilerlememiz olarak görüyoruz ve aynı duygular Türk halkında İran halkı için var. Bizim ilişkilerimiz köklü ve kültürel bir yapıdadır. Her iki ülke ilişkilerini geliştirmek istiyorlar ve biz yetkililerin de halklarımızın isteklerini yerine getirmemiz gerekiyor. Biz Türk milletine ve Türk hükümetine tabii ki güveniyoruz. Ve de çok seviyoruz onları.''
Ahmedinejad, İran doğal gazı ile ilgili bir soruya karşılık, ''Tabii ki İran gazının Avrupa'ya geçişi için en önemli yollardan birisi Türkiye'dir. Ve bu konu iki ülke arasındaki yazışmalarda, görüşmelerde ve anlaşmalarda getirilmiştir. Bu konuyla ilgili şu an iki ülke yetkilileri görüşmelerine devam etmekteler'' dedi.
TİCARET HACMİ Türk İran İş Konseyi toplantısında, ''iş adamlarının kendilerinden taleplerinin olup olmadığına'' ilişkin soru üzerine Ahmedinejad, iki ülke iş adamlarıyla yapılan sabahki toplantının çok önemli olduğunu vurguladı.
Ahmedinejad, sözlerini şöyle sürdürdü:
''İki ülke ticari ilişkilerindeki gelişmeler her gün artmaktadır. İki yıl önce bu ikili ilişkilerdeki ticaret hacminin 10 milyar dolara çıkmasını görüştük, ne mutlu ki, şu an 10 milyar dolar sınırına ulaştık. Amacımız 4 yıl içerisinde bu miktarın 20 milyar dolara ulaşmasıdır. Bunu temenni ediyoruz. Ve yatırımlar hususunda da hiçbir limit oluşturmadık ve bu konuda sınır koymadık. İki ülke arasında istenilen şekilde yatırımlar yapılacaktır. Bazı banka, gümrük ve aynı zamanda ulaşım konularında iki ülke arasında problemler vardı, ki görüşmeler yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanıyla bu konuları görüşeceğiz ve inşallah bu sorunu çözmeye çalışacağız.''
ran Cumhurbaşkanı Mamud Ahmedinejad, Türkiye-İran işbirliğinin çok büyük bir güç oluşturabileceğini, bunun bölge için çok önemli olabileceğini belirterek, ''İki ülkenin işbirliği dünya barışı ve bölge barışı için çok önemli olacaktır'' dedi.
Ahmedinejad, düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtlarken, kendisine, ''Alınan yoğun güvenlik önleminden İstanbul halkı pek memnun kalmadı. Siz bu güvenlik önlemlerini aşırı boyutta buluyor musunuz? İstanbul halkından özür dilemeyi düşünüyor musunuz?'' sorusu yöneltildi.
''Evet, duydum ve çok üzüldüm'' diyen Ahmedinejad, sözlerine şöyle devam etti:
''İnsanlar ve turistler çok zor durumda kalmışlar. Ama biliyorsunuz güvenlik konuları benim elimde değil. Ben burada sizin misafirinizim. Tahran'da yolların kapanmasına ve halkın rahatsız olmasına izin vermiyorum. Biliyorsunuz halkın içindeyim her zaman. Burada mümkün olsaydı yine de halkın içinde olmak isterdim. Bunlar Türk yetkililerinin elinde olan olaylar. Biz de istedik daha kolay olsun. Belki de terörist siyonistlerin hareketlerinden, faaliyetlerinden rahatsız, tedirgin olmuşlardır. Benim bu konuda rolüm olmadığı halde yine de sevgimi Türk halkına ilan ediyorum, Türk halkında ve turistlerde oluşan rahatsızlıklardan dolayı çok üzülüyorum ve Türk halkından özür diliyorum.''
Cumhurbaşkanı Ahmedinejad, ''Suriye ile İsrail arasında yürütülen görüşmeler ve dün Güney Lübnan'da yaşanan patlama'' ile ilgili soruya karşılık, ''Çok önemli bir konuyu açıkladınız. Biz işgal edilmiş toprakların ne kadar fazlası dışarıda kalırsa, o kadar mutlu olacağız. Bu, 60 yıllık bir yaradır. Bu hastalığın sebebi belli olmadıktan sonra bu hastalık giderilmeyecektir. Biliyorsunuz ki, siyonist rejim tümüyle yapay bir rejimdir. Bizim aslında Orta Doğu'nun esas, köklü problemlerini bulup çözmemiz gerekiyor'' dedi.
FİLİSTİN SORUNU
İran'ın Filistin probleminin çözümü için çok insani ve demokratik bir çözüm yolu gösterdiğini ifade eden Ahmedinejad, ''Biz bu 60 yıllık problemin çözümü için bu bölgede bir serbest referandum tavsiye ettik. Dolayısıyla tüm Filistin halkı, Müslümanı, Hristiyanı ve Yahudisi bu referanduma katılacaklar. Bu da Birleşmiş Milletlerin ana yapısına uygundur. Ama demokrasiyi savunanlar bu önerimizi istemiyorlar. Bizim önerimiz köklü, insani ve demokratik bir öneridir'' dedi.
Ahmedinejad, bir başka soruya karşılık, bazı ülkelerin Türkiye ve İran'ın gelişmesini istemediğini ileri sürerek, ''Bugün de nükleer enerji bahaneden başka bir şey değildir. Onlar bizim gelişmemizi istemiyorlar'' görüşünü savundu.
Uluslararası Atom Enerjisi Kurumunun iki temel nedenle oluşturulduğunu anlatan Ahmedinejad, sözlerine şöyle devam etti:
''Birinci amaçları nükleer bomba yapan ülkelerin önünü kesmek, silahsızlandırmak. İkinci amaçları nükleer enerjiyi değerlendirmek için başka ülkelere yardımcı olmak. Büyük devletler bu amaçların, hedeflerin hiçbirine ulaşılmasına izin vermedi. Onlar silahsızlanmadı. 3, 4, 5. nesil nükleer silahlarını yaptılar, başka ülkelerin de nükleer enerji kullanmasına izin vermediler. Onlar bizim gelişmemize razı değiller.
Amerikalılar, 28 yıl önce tek taraflı olarak bizimle ilişkilerini kestiler ve defalarca bize ambargo koydular, hedefleri gelişmemizi önlemekti. Ama onların tüm ambargolarına karşı geliştik ve şu anda nükleer bir ülkeyiz. İnşallah İran'ın, İran yapımı ilk uydusu uzaya fırlatılacaktır. Bu uydu tümüyle İran yapımıdır. Biyoteknoloji konusunda ilk 5 ülke içindeyiz. Nanoteknoloji konusunda ilk 10 ülke içindeyiz. Bunların hepsi Amerika'nın ambargosu sayesinde oluşmuştur.''
TÜRKİYE'NİN AB ÜYELİĞİ
Türkiye'nin Avrupa Birliğine katılmasının hem Avrupa'nın, hem de bölgenin lehine olduğunu vurgulayan Ahmedinejad, Türkiye'nin çok büyük ve uygar bir ülke, bu bölgenin çok önemli ve güvenli bir köprüsü olduğunu söyledi. Ahmedinejad, ''Ama bakın ne kadar koşullar getiriyorlar. Bizim ülkelerin gelişmesini istemiyorlar'' dedi.
İran Cumhurbaşkanı, konuşmasının sonunda Türkiye-İran ilişkileri konusunda ''birkaç duygusal düşüncesini'' ifade etmek istediğini belirterek, şunları söyledi:
''Türkiye-İran işbirliği çok büyük güç oluşturabilir, bölge için çok önemli olabilir. İki ülkenin işbirliği dünya barışı ve bölge barışı için çok önemli olacaktır. Kendimize güvenerek, bu yolu katederek ulaşmamız gereken bir izzet yoluna, yani insani olayın son noktasına ulaşmamız gerekiyor. Bu irade iki ülke arasında ne mutlu ki bugün bulunuyor. Biz Türk halkını çok içten seviyoruz. Bu dostluk tarihi ve köklüdür, her zaman yan yana olacağız.''
Bu arada, toplantı öncesinde İranlı yetkililer, basın toplantısının yapıldığı salona konulan İran bayrağının üzerine kendi getirdikleri bayrağı astılar.
RH