Önceki yazımda Dinin detaylarını çocuğumuza nasıl öğretebileceğimiz hakkında bilgiler aktardım, bu yazıya da kaldığımız yerden devam etmek istiyorum.
Dini bir hayat, ancak bir takım kuralların uygulanmasıyla hayat bulabilir, çocuğumuza çocukluğundan itibaren bu kuralları öğretip yaşatmalıyız, örneğin düzenli disiplinli olmak, erken kalkmak, yatsı namazından hemen sonra uyumak, gün içinde vaktini değerlendirmek ve onlarca diğer kuralı kendimiz yaşayarak çocuğumuza öğretmeliyiz.
Çocuğumuz nerede utanması gerektiğini nerede ise utanmaması gerektiğini bilmelidir, bazı yersiz utanmalar çok ciddi olumsuz sonuçlar doğurabilir. Giyim kuşam tarzı, diyalog şekli, yardımlaşmak, sevmek, kendine hakim olmak, programlı yaşamak ve buna benzer birçok değer, çocuğumuzun öğrenmesi gereken öğretiler listesinin başında yer almaktadır. İşte burada din ile ahlakın bağlantısını daha iyi hissedebiliriz.
Öğretilerimizin bir kısmını, hayat felsefesi oluşturmalıdır, çocuğumuz neden var olduğunu, neden yaşadığını bilmelidir. Çocuğumuzla birlikte olduğumuz dönem içinde birçok hayat felsefesini ona aktarabiliriz, çocuğumuzun hayatını din öğretilerine uygun şekillendirmesini istiyorsak onun hayata dini bir bakışla bakmasını sağlamalıyız, diğer bir deyimle dünyayı yaşamaya değer bir yer olarak ona tanıtmalıyız. Bu eğitime yedi yaşından itibaren başlayabiliriz, bu yaşta çocuğumuz hayatı ve yaşamayı sevmeğe başlar dolayısıyla hayat hakkında bilgi edinmek ister, onun bu merakından yararlanıp hayatı doğru şekilde algılamasını sağlayabiliriz.
Unutmamamız gereken en önemli konu ise şudur: çocuğumuz bizim hayatımıza bakarak hayat felsefesini kavrayıp benimsiyor, söyleyerek, sadece kelimelerle hayat felsefesini ona aktaramayız.
Dini Eğitim Yöntemleri
Önceki bölümlerde dini eğitimin amaçları ve içeriği hakkında başlıca önemli konuları aktarmaya çalıştım, şimdi ise dini eğitime yönelik etkin yöntemlerden bahsetmek istiyorum.
Dini eğitimine yönelik birçok yöntemden bahsedebiliriz ancak bu yöntemlerin başlıca önemlilerinden bahsetmek istersek şunları sayabiliriz: Dünya ve içerisindeki varlıklardan bahsetmek, doğanın güzellikleri ve şaşırtıcı yönlerini anlatmak, gerekli yerlerde uyarmak, mesela (yalan konuşmak çok kötüdür), düşünmeye sevk etmek, bir büyük gibi delilleriyle olayları konuşup tartışmak, kendi tecrübelerinden yararlanmasını sağlamak, geziler düzenleyip bu bağlamda bilgilendirmek, olaylardan ders almasını sağlamak ve…
Dini eğitimi sadece klasik ders olarak düşünürseniz bir sonuç alamazsınız, çocuğunuzu dünyadaki güzelliklerle yakından tanıştırın, onun bu güzellikleri hissetmesini sağlayın, ancak bu şekilde yaratıcının büyüklüğünü bütün kalbiyle anlayabilir.
Amacımız çocuğumuzun beynini sadece bizim istediğimiz doğrultuda çalışmaya ayarlamak değil, unutmayın, çocuğunuz özgür bir insandır ve istediği şekilde düşünebilir, böyle bir şeyi amaçladığınızda ona din ve dindarlığı kuru, tahammül edilmez bir hayat tarzı olarak tanıtmış olursunuz. Dini evinizde yaşayarak ona öğretin, dini sevinçleri hüzünleri ve dinin gerçeklerini evde yaşatarak ona öğretin.
Onun düşünce gücünü sorduğunuz hesaplanmış sorularla yükseltin, örneğin dünyayı kim yarattı? Ağaçları kim yarattı? Suyu kim yarattı? Gökyüzünü kim yarattı ve… Daha sonra da her şeyi Allah yaratmıştır sonucuna varın.
Ardı ardına sorduğunuz sorularla Allah’ı çocuğunuz gözünde büyütün ve onun sevgisini kalbine yerleştirin, din sevgisini onun ruhuna nakşedin ve şüpheleri onun kalbinden söküp atın.
Eğitimlerinizi çocuğunuzun duyu organlarından yardım alarak sağlamlaştırın, elinizden geldiği kadar görerek, tattırarak, hissettirerek öğretin, bu eğitim şekli kalıcıdır ve bu eğitimin sonucunda Allah sevgisini çocuğunuzun kalbinde görebilirsiniz.
Çocuğunuzun Fıtratını Uyandırın
Çocuğunuzun içinde onu iyiliğe yönlendiren temiz bir fıtrat olduğunu unutmayın, dünyadaki bütün çocuklara baktığımızda bu gerçeğin varlığını yakından görebiliriz, dünyanın hiçbir yerinde kötülük peşinde olan, adaletten uzak kaçan bir çocuk bulamazsınız. Bu fıtratı uyandırmak dini eğitim adına en büyük adımlardan birisidir. Eğer çocuğumuzun fıtratını uyandırmayı başarmışsak ve onun bu fıtrat üzere hareket ettiğini görüyorsak, örneğin kendi aleyhine olsa bile, vicdanının sesini dinliyorsa, işte o zaman kendimizi tebrik edebiliriz.
Yeni bir nesil yetiştirirken en büyük amaç, onları doğrucu ve haktan yana yetiştirmek olmalıdır. Bu amaca varmak için ise çocuklarımız bizim doğrudan yana olduğumuzu görmelidirler, başkalarının hakkını gasbetmek yanlıştır deyip de çocuğumuzun gözü önünde buna uymuyorsak çocuğumuzun buna uymasını bekleyemeyiz. Vicdanımızın doğru bulduklarını çiğneyerek çocuğumuzun vicdanını kirletmemeliyiz, çocuklar her zaman doğrudan yanadırlar bunu korunak ise bizim elimizdedir.
Allah Sevgisini Aşılamak
Çocuğumuzun Allah’ı sevmesini sağlamalıyız, unutmayın ki ancak böyle olursa Allahın emirlerine uyacaktır. Bu yolda başarılı olabilmek için ise Allah’ı merhametli, cömert, anne babadan daha şefkatli birisi olarak ona tanıtmalıyız. Aynı zamanda Allahın onu sevdiğini ve ileride başarılı, mesut birisi olmasını istediğini ona inandırmalıyız.
Unutmayın, en azından altı yaşına kadar çocuklarımıza Allahın gazabı ve cehennemden bahsetmemeliyiz, bu yaşa kadar sadece Allahın rahmet ve şefkatinden bahsetmeliyiz.
Çocuğumuza Allah sevgisini kazandırırken doğru olan her araçtan yararlanabiliriz, örneğin mevcut hikayelerden yararlanabiliriz veya kendimizden hikayeler anlatabiliriz.
Ebeveynlerin Allah’a olan bakışları ister istemez çocuğun bakış açısını etkileyecektir, eğer biz Allah’ı öfkeli kızgın birisi olarak görüyorsak çocuğumuz da bundan etkilenecektir, eğer biz Allah’ı merhamet sahibi, esirgeyen birisi olarak görüyorsak çocuğumuz da Allah’ı aynı şekilde görecektir.
Allahın sevdiği kullarını sevmek
Çocuğumuz din büyüklerini, Peygamberimizi, İslam savunucularını sevmelidir. Ancak böyle olursa onların hayat tarzını benimseyecektir.
Bu hedefe ulaşmak için birçok yöntemi uygulayabiliriz ancak en etkin yöntem olarak din büyüklerinin hayat hikayelerini anlatmağı söyleyebiliriz. Onların din uğruna yaptıkları fedakarlıkları, katlandıkları zorlukları ve çektikleri çileleri anlatmak çocuğumuzun onları daha yakından tanımasına ve bu doğrultuda amaçladığımız hedefe daha çabuk ulaşmamızı sağlayacaktır. Unutmayın ki çocuklar, kahramanları severler, dolayısıyla din büyüklerini birer kahraman olarak onlara tanıtabilirsek, onların fedakarlıklarını çocukça bir dille onlara anlatabilirsek çocuklarımızın onlara yakınlık duyduğunu, onları sevdiklerini ve onları benimsediklerini çok daha çabuk görebiliriz.
Yardımlaşma Ruhu
Dini eğitimdeki en büyük amaçlardan birisi çocuğumuzun haktan yana olmasını ve kötülüklere karşı olmasını sağlamaktır. Çocuğumuz, insanları sevip onların iyiliğini istemelidir ancak kimlerin öncelikli olduğunu da bilmelidir. İyilik yaparken sırayla ebeveyn, akrabalar, komşular, diğer Müslümanlar ve diğer insanlar sırasına uyarak iyilikte bulunması gerektiğini bilmelidir.
Çocuğumuz yardımlaşma ve topluluk ruhuna kavuşarak yardımlaşmanın ve toplu gücün etkisini yakından hissetmelidir, ancak böyle olursa, onun, ileride büyük düşünebileceğini, milli veya milletlerarası faaliyetlere katılabileceğini görebiliriz.
Devam edecek…
Sonraki bölümde dini eğitim araçlarına değineceğiz.
Çeviri/Zehranet.