Dini Eğitim Araçları
Dini eğitim için birçok araçtan yararlanabiliriz, ancak daha önce de belirttiğim gibi en etkili araçlardan birisi hikayelerdir, din büyüklerinin hayat hikayeleri kahramanlıklarla doludur, bu hikayeler çocuğumuzun düşünce şekli ve seviyesini olumlu yönde etkilediği gibi çocuğumuzun dine olan bağlılığını da artıracaktır, unutmayın ki anlattığınız her hikaye ile birlikte çocuğunuza birçok mesajı da aktarmış olursunuz.
Dini hikayelerden sonra en etkili araç olarak dini toplulukları örnek verebilirim, çocuğunuzun bu tür topluluklarda bulunması, o toplulukları benimsemesi ve dini kişiliğinin oluşması yönünde çok önemli bir etkendir. Çocuğunuz üç yaşından itibaren bu tür topluluklarda aktif rol alabilir. Unutmayın ki çocuklarınız sizinle birlikte cami ve benzeri yerlere gidebildikleri için kendileriyle gurur duyuyorlar ve çok seviniyorlar. Camide bulunduklarında onların fazlasıyla etrafa yöneldiğini, büyükler gibi o ortamdan faydalanmadığını düşünebilirsiniz ama emin olun ki çocuğunuz orada duyduğu her kelimeyi daha sonra sizden daha iyi hatırlayacaktır, orada okunan ayetlerden sizden daha çok etkilenecektir ve o ortamdan fazlasıyla faydalanacaktır dolayısıyla onun camideki çocukça davranışları sizi kandırmasın.
Çocuklarınıza bu tür ortamlarda aktif rol vererek onların dini bağlılıklarını şaşırtıcı bir biçimde artırabilirsiniz, size her ne kadar küçük gelse de onların o ortamda üstlendiği sorumluluklar çocuğunuzun dini eğitimi adına çok büyük gelişmeler göstermesine yol açacaktır.
Bu önemli iki araçtan sonra en önemli eğitim aracı olarak mantıksal tartışmaları söyleyebiliriz. Çocukça bir dille dini meseleleri ona anlatabilirseniz eğer çok büyük bir başarı elde etmişsinizdir demek, ebeveynler olarak şunu da unutmayalım ki anlatmak istediğimiz konuların derli toplu, düzenli olması çok önemlidir çünkü sadece anlatmak istediğimiz konuyu anlatmakla yetinmemeliyiz, aynı zamanda doğru düşünme şeklini de ona öğretmeliğiz. Çocuğunuz yedi yaşındaysa bu araçtan yararlanabilirsiniz.
Çocuğumuzla geçirdiğimiz her anı onun dini eğitimi yolundaki bir fırsat olarak görebiliriz ancak bazı fırsatlar vardır ki her anı altın değerindedir. Ailede yeni bir çocuk doğması, bir yakının vefatı, dini bayramlar ve diğer dini münasebetler birer fırsat olarak görülürse çocuğumuzun ilerideki dini hayatını etkileyecek önemli fırsatlara dönüştürülebilir.
Püf Noktalar.
Çocukların kişilik yapısı her ne kadar oluşmamış olsa da her çocuğun farklı bir yapısı var diğer bir deyimle her çocuğun dini eğitiminde farklı püf noktalara dikkat etmeliyiz ama bazı noktalar vardır ki bütün çocuklarda aynıdır, bu noktaların başında ideal kişilikten bahsedebiliriz.
Her çocuğun zihninde bir kahraman yaşıyor ama malesef günümüzdeki kahramanların tamamı gerçek dışı hayali çizgi kahramanlardan ibarettir. Neden çocuğumuzun kahramanı hz. Ali gibi her yönden mükemmel dini bir şahsiyet olmasın?
Belki bunun farkında değiliz ama çocuğunuzun kahramanı onu istediği yöne götürebilir, istediği kişiliği kazandırabilir ve kısacası onu geleceğini istediği gibi şekillendirebilir. İşte bu yüzden çocuğunuzun kahramanı çok önemlidir.
Çocuğunuzun ilk dört yaşında onun tek kahramanı babasıdır, çocuk sizin her şeyi bildiğinize inanıyor sizin her yaptığınızın doğru olduğuna inanıyor, bu yüzden ilk dört yılda yaptıklarınıza daha fazla dikkat etmelisiniz konuştuklarınızı daha dikkatle düşünüp konuşmalısınız. Çocukların kahramanlarından en çok etkilendiği yıllar ise altı ile on iki yaşları arasıdır.
Çocuğunuza sabrı öğretirken, doğruluğu öğretirken, iyi niyeti öğretirken verdiğiniz örnekler ilahi olmalıdır, çocuğunuz neden olumsuzluklara karşı sabretmesi gerektiğini neden doğru olması gerektiğini ve neden iyi niyetli olması gerektiğini İslam’ın benimsediği şekilde öğrenmelidir. Unutmayın ki çocuklar birer boş bahçe gibidirler, onlara verdiğiniz her bilgi onların kişilik tarlasına atılmış bir tohum gibidir öyleyse onların kişilik bahçesine hurafe dikenlerini dikmeyin.
Açıkça söylemek gerekirse söz ile yapılan öğütlerin etkili olduğuna inanmıyorum, ebeveynlerin evdeki eylemleri, olaylar karşısındaki tepkileri ve gündelik hayattaki tutumları çocuğun dine yönelmesini sağlayabileceği gibi ters etki de yapabilir. Her şey sizin elinizdedir.
Çocuğumuzun olaylardan ders çıkarmasını sağlayabiliyorsak ikinci önemli püf noktayı öğrenmişiz demektir. Örnek kişilik aktarmaktan sonra üstünde duracağımız en önemli nokta olaylardan ders çıkarmaktır, “görüyor musun yalan konuşmasaydı şimdi böyle utanmazdı, sahtekarlık yapmasaydı şimdi bu duruma düşmezdi, zamanında tembellik yapmasaydı şimdi çok farklı olurdu, keşke herkes ölümünden sonra böyle güzel anılsa, işte iyilik böyle yapılır” gibi sözlerle onun olaylardan ders almasını sağlayın.
Üçüncü önemli püf nokta ise çocuğumuzun istekli veya isteksiz olduğu zamanlara göre davranmaktır. Sizinle birlikte namaz kılmak istemiyorsa onu zorlamayın, kendi isteğiyle dine yönelmesini sağlayın, onu zorlamanızın faydadan çok zararlı olacaktır. Din adına zorlamak faydasız bir eylemdir.
İyi arkadaşlarla onun dine bağlılığını artırın, dindar insanlarla birlikte olması dini prensibini geliştirecektir ve çocuğunuz kendisini özgür hissetmekle birlikte dini kurallara uymak zorunda görecektir, bunu sağlayabilirseniz faydalarını yedi sekiz yaşlarından itibaren yakından görebilirsiniz, diğer bir deyimle dini köklerin çocuğunuzda sağlamlaştığını hissedebilirsiniz.
Devam edecek.
Sonraki yazıda dini eğitim için gerekli olan denetimlere değineceğiz.
Çeviri/Zehranet.