Doğrusu Biz onu (Kur'an'ı) Kadir gecesinde indirdik. Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin? Kadir gecesi, bin aydan hayırlıdır. Onda melekler ve Ruh, Rablerinin izniyle (yapılacak) her iş için inerler. O gece, esenlik doludur. Tâ fecrin doğuşuna kadar.
Bir yıl boyunca birçok sıradan gün yaşıyoruz ancak bir yıl diye adlandırdığımız bu zaman diliminde bütün zamanlar aynı değerde değildir. Bir yılın içinde sıradan vakitler olduğu gibi Allahın özel olarak kullarına sunduğu zaman dilimleri de vardır.
Bu zaman dilimlerinden birisi de kadir gecesidir. İslam dinine göre bu gece, yılın diğer bütün gecelerinden daha değerlidir. Kurana baktığımızda da bu gece hakkında birçok ayetle karşılaştığımız gibi bu adı taşıyan bir sureyi de görebiliriz.
Bu gece hakkındaki ayetleri incelemek istersek bu ayetleri iki bölüme ayırabiliriz. Bir bölüm ayetler bu gecenin önemini açıklamaktadır diğer bir bölün ise bu gecenin özelliklerini açıklıyor.
Bu ayetler içinde en şaşırtıcı ayet olarak ise kadir suresinin ikinci ayetidir, bu ayette kadir gecesinin önemi şu şekilde açıklanıyor: “Kadir gecesinin ne olduğunu sen nereden bileceksin?” bu ayete bakarak bu gecenin yüceliğini daha yakından görebiliriz.
Kuranın diğer ayetlerine baktığımızda bu ayetteki üslubun, ancak kıyamet gibi çok önemli konularda kullanıldığını görebiliriz, söz konusu kadir gecesi olduğunda ise yüce Allah, peygamberine bu şekilde hitap ederek bu konunun önemini diğer insanlara anlatıyor.
Diğer bir ayette ise bu gecenin değeri yaklaşık otuz bin geceden daha üstün olarak açıklanmıştır, bu karşılaştırma, bu gecenin ne denli önemli olduğunu daha açık bir şekilde gözler önüne seriyor.
Daha önce belirttiğimiz gibi bir kısım ayetler de bu gecenin özelliklerini açıklamaktadır. Bu denli önemli bir gecenin elbette ki diğer gecelerden farklı olarak kendine has çok önemli özellikleri de vardır.
Bu gecenin önemli özelliklerinden birisi olarak, kuranda “mübarek” olarak adlandırılmasını söyleyebiliriz. “Mübarek”, kelime olarak bol hayırlı ve bereketli anlamındadır, bu kelimenin bu gece için kullanılması ise bu gecenin birçok hayır ve bereket içerdiğinin bir göstergesidir.
Bu gecenin diğer bir özelliği olarak, insanların bu gece boyunca Allahın azabından uzak olduğuna değinebiliriz, kadir suresinde açıkça bu gecenin “selamet” olduğu beyan edilmiştir.
Düşünen bir insan olarak bu gecenin yüceliği ve şaşırtıcı özelliklerine baktığımızda ve bu gecede gerçekleşen büyük olayları göz önünde bulundurduğumuzda, doğal olarak bu geceyi daha yakından tanımak isteyecek ve bu gece hakkında daha fazla bilgi edinmek isteyeceğiz. Bu yazıda ise bu gece hakkındaki başlıca önemli bilgileri aktarmaya çalışacağız.
Kadir ne demektir?
“Kadir”, kelime olarak ölçmek anlamındadır, bu gecenin bu adla adlandırılmasının bir sebebi de bütün varlıklara yönelik detayların bu gecede belirlenmesi olsa gerek. Daha açık bir deyimle bu gecede insanların ölüm kalım, saadet, bedbahtlık ve rızık gibi birçok konusu belirleniyor, diğer varlıklara yönelik ise aynı şekilde birçok konu netleşiyor örneğin deprem, sel ve benzeri konular. Duhan suresinin ilk ayetleri de bu gerçeği onaylıyor.
Bu gecenin önemini daha yakından fark edince insanın aklına şu soru geliyor: acaba kadir gecesi yıllar önce gelip geçen bir gecemidir? Yoksa her yıl yeniden tekrarlanan ve bizim de faydalanabildiğimiz bir gecemidir?
Bu sorunun cevabını bulmak için kurana baktığımızda ise bu gece hakkında inen ayetlerin sürekliliği ifade eden cümleler şeklinde olduğunu görebiliriz. Dolayısıyla kadir gecesinin geçmişe ait bir gece olduğunu söyleyemeyiz, aksine bu gecenin sürekli yenilenen bir gece olduğunu ve her yıl yeniden tekrarlandığını rahatlıkla söyleyebiliriz.
Bu gece hakkındaki ayetlere daha yakından baktığımızda ise bu gecenin ramazan ayında olduğunu ve bu aydaki bir gecede, olayların takdiri, meleklerin yeryüzüne inmesi ve birçok önemli olayın gerçekleştiğini görebiliriz. Dolayısıyla yaşadığımız her ramazan ayını değerlendirerek bu gecenin sayısız nimetlerinden faydalanmak bizim elimizdedir, bu, tamamen bizim isteğimize ve gösterdiğimiz gayrete bağlıdır.
Kadir Gecesinde Neler Oluyor?
Bu gecede bütün varlıkların bir yıllık yaşayacağı olayların netlik kazandığını ve meleklerin yeryüzüne indiğini kuran ayetlerine dayanarak daha önce söyledik.
Yazımın bu bölümünde ise meleklerin yeryüzüne inmesini kuran ayetlerine bakarak incelemek istiyorum.
Kuran ayetlerine kısa bir göz attığımızda meleklerin iki amaç doğrultusunda yeryüzüne indiğini görebiliriz. Meleklerin bir grubu bir olayı gerçekleştirmek için yeryüzüne iniyorken diğer bir grup Allahın emirlerini bildirmek için iniyor. Birinci grup için insanların canını almak üzere görevlendirilen melekleri veya deprem, sel, ilahi azapları uygulamak için gönderilen melekleri ve aynı şekilde müminlere yardım etmek için gönderilen melekleri örnek verebiliriz, ikinci grup için ise Hz. Cebrail gibi yılarca Allahın mesajlarını peygamberlere ileten melek’i örnek gösterebiliriz.
Kuranın açıkça ifadesiyle kadir gecesinde melekler yeryüzüne iniyorlar, burada merak edilen konu ise onların hangi amaç doğrultusunda yeryüzüne indiğidir, acaba Allahın emirlerini uygulamak için mi iniyorlar? Yoksa Allahın mesajlarını iletmek için mi iniyorlar? Kadir suresinin dördüncü ayetine baktığımızda meleklerin bu gecede bütün ilahi emirleri indirdiğini görebiliriz. Diğer bir deyimle melekler bu gecede sadece emirleri iletiyorlar ve bu emirleri uygulamak gibi bir görevleri söz konusu değildir, dolayısıyla bu gecede inen melekler ikinci grup meleklerdendirler, yani sadece aracı meleklerdirler.
Bu gecede melekler, neden yeryüzüne iniyorlar?
Daha önce belirttiğimiz gibi bu gecede yeryüzüne inen melekler herhangi bir uygulamayla yükümlü değildirler, onların bu gecede yaptığı iş, sadece ilahi emirleri iletmektir. Burada mutlaka bu soruya da cevap vermeliyiz: Melekler ilahi emirleri kime iletiyorlar? Melekler yeryüzüne iniyorlarsa ve sadece ilahi emirleri iletmekle yükümlülerse bu emirleri ilettikleri bir makam var olmalıdır aksi takdirde meleklerin inmesi de getirdikleri emirler de yersiz ve faydasız olur, bu da Allahın hikmetiyle bağdaşmaz.
Meleklerin indirdiği mesajların içeriği ve bu mesajların göndericisi olan Allahın yüceliği dikkate alınırsa bu mesajların iletildiği makamın sıradan bir makam olmadığı da açıkça anlaşılacaktır. Diğer bir deyimle bu mesajları alan kişi çok önemli ve çok büyük olan bu mesajı anlayacak kapasiteye sahip olmalıdır, bu mesajda bütün varlıkların bir yıllık kaderlerinin de var olduğunu düşünürseniz bu mesajın büyüklüğünü daha yakından hissedebilirsiniz. Söz konusu, bu mesajı yani bütün varlıkların kaderlerini bir gecede, bir defada anlamak ve kapsamak olunca bu mesajı sıradan bir insanın alamayacağı çok açıktır.
Diğer yandan bu mesaj sadece varlıkların kaderleriyle de sınırlı değildir, bu mesajın bir bölümü ileride ve yıl boyunca uygulanması gereken emirlerdir. Bu emirleri indirmek, anlam kazanması için ve pratikte uygulanabilmesi için bu emirleri uygulayabilecek bir makama inmelidir.
Kendinize ve etrafınızdaki insanlara bakın, böyle bir insanı tanıyor musunuz? Rahatlıkla buna hayır diyeceksiniz, çünkü kendinize ve etrafınızdaki hiç kimseye meleklerin inmediğini ve inmeyeceğini biliyorsunuz, çünkü varlıkların kaderinde herhangi bir rolünüzün olmadığını biliyorsunuz, çünkü bu makamda olmadığımızı hepimiz biliyoruz.
Normal bir insanın bu mesajları alamayacağını anlayınca bu mesajları alacak özel insanların var olduğu sonucuna yaklaşabiliriz, Allah tarafından seçilmiş ve diğer insanlardaki eksikliklerden arındırılmış, Allah tarafından özel kabiliyetlerle donatılmış insanlar.
İşin gerçeğine bakacak olursak Allahın bazı insanları kendi temsilcileri olarak yeryüzüne atadığını söyleyebiliriz. Bakara suresinin 30. Ayetinde bu makam “halifetullah” olarak adlandırılmıştır. Allahın yeryüzündeki temsilcisi Allah’ı simgeleyen ve onun izniyle her tür yetkiye sahip bir insandır. Örneğin Hz. İsa (as) Allahın izniyle ölüleri yeniden canlandırmakla Allahın yeryüzündeki temsilcisi olduğunu açıkça gözler önüne seren bir insandır.
Kimden bahsediyoruz?
Hepimizin bildiği gibi peygamberin döneminde meleklerin indiği şahıs peygamberin kendisinden başkası değildi, ama daha önce belirttiğimiz gibi kadir gecesi her yıl tekrarlanan bir gecedir dolayısıyla peygamberin hayat dönemiyle sınırlı değildir ve o hazretten sonra bu mesajlar ve emirleri alan, meleklerin indiği bir kişi var olmalıdır.
Açık sözlü olmak gerekirse peygamberin vefatından sonra meleklerin indiği makamda olan kişi peygamberlik hariç peygamberin bütün yetkilerine sahip olmalıdır. Diğer bir deyimle peygamberden sonra onun sorumluluklarını üstlenen ve Allah ile insanlar arasındaki bağlantıyı sağlayan makamdır.
Tarihe baktığımızda ise meleklerin kendisine indiğini iddia eden pek az kişinin var olduğunu görüyoruz, zira böyle bir iddiada bulunan kişinin ne kadar doğru konuştuğu gelecek hakkında sorulan bir iki basit soru ile anlaşılabilir. Bu nedenle pek az kişi bu iddiada bulunmuştur.
Söz konusu bu kişiler her zaman iddia ettikleri bu makamın gereksinimlerini yerine getirerek gelecek hakkında sorulan bütün soruları doğru bir şekilde cevaplandırmışlardır ve hayatlarının her anında peygamber gibi çok büyük bir ilime sahip oldukları için halkın çok iyi tanıdığı insanlar olmuşlardır.
Bu yüce şahsiyetlerin hayatına baktığımızda ise onların bu makamı hak ettiklerini açıkça gösteren birçok olayla karşılaşabiliriz. Bahsettiğimiz bu kişiler, Şiilerin imam olarak adlandırdığı ve sayıları belli olan kişiler olduğunu da söylemeden geçemeyiz. Onlar, Allahın yeryüzündeki elçileri olan Hz. Ali ve onun on bir evladından başkası değildirler.
Şimdiye kadar dediklerimizden şunu anlıyoruz ki meleklerin ineceği bir makam var olması için bulunduğumuz dönem dahil her dönemde Allahın yeryüzünde bir temsilcisi olmalıdır. Buna göre Şiiler, Peygamberden sonra o hazretin yerine geçen kişilerin ehlibeyt imamları olduğuna, onların Allahın yeryüzündeki temsilcileri olduğuna ve günümüzde her yıl meleklerin son imam olan Hz. Mehdi’ye indiğine inanıyorlar.
Kadir gecesi yılın hangi gecesidir?
Kurandaki iki ayeti ve bu konudaki hadisleri göz önünde alarak bu gecenin ramazan ayında olduğunu söyleyebiliriz. Bakara suresinin 185. Ayetinde ramazan ayı, kuranın indiği ay olarak tanıtılmıştır, kadir suresinin başlangıcında ise kadir gecesi kuranın indiği gece olarak tanıtılmıştır dolayısıyla bu iki ayeti yan yana koyarak kadir gecesinin ramazan ayında olduğunu söyleyebiliriz.
Hadis kaynakları da bu görüşü desteklemekle birlikte ramazan ayının on dokuz, yirmi bir, yirmi üç ve yirmi yedinci gecelerini muhtemel kadir geceleri olarak tanıtmışlardır.
Ne yapmalıyız?
Kuranın deyimiyle kadir gecesi bin aydan daha üstündür. Hadis kaynaklarında, bu üstünlüğün sebebi ise bu gecede yapılan ibadetlerin üstünlüğü olarak açıklanmıştır.
Biraz düşünecek olursak, yılın 365 gecesi içinde en değerli gece olan bu gecenin ne denli değerli ve bereketli olduğunu rahatlıkla anlayabiliriz ve böylece neden bu geceyi de diğer geceler gibi uykuda geçirmememiz gerektiğini daha iyi anlayabiliriz. Bu gece, Allahın, kullarını ağırladığı gecedir, bu geceyi uykuda geçirenler ise bu daveti kaçıracaklardır.
Bu konudaki hadislere baktığımızda ise bu gecede ne yapmamız gerektiğini daha net görebiliriz. Bu gecede yapmamız gerekenlerin başında uyak kalmak geliyor ve bu uyak kalmayı da değişik ibadetlerle değerlendirebiliriz, örneğin insanı Allaha yakınlaştıran konular üzerinde bilgi edinmek, geçen yıl boyunca yaptıklarımızın analizini yapmak ve daha iyi bir kul olabilmek yolunda neler yapabileceğimizi düşünmek gibi.
Bu şekilde düşünerek bu geceden daha iyi faydalanabiliriz ve daha iyi bir yıl için dua edebiliriz, Allahtan bizi kendisine yakınlaştırmasını isteyebiliriz, aynı şekilde bu ay için vaat ettiği mağfiretinden bizi nasipsiz bırakmamasını dileyebilir, günah ve kusurlarımızı affetmesini isteyebiliriz.
Bu gece için önerilen diğer bir amel ise yardıma muhtaç insanların yardımına koşmak, onların eksikliklerini elimizden geldiğince gidermektir. Ancak bu şekilde Allahın merhametini kazanmayı umabilir ve bu gecenin sonsuz nimetlerinden yararlanabiliriz.
Bu geceden en iyi şekilde yararlanmak umuduyla…
Çeviri: Ebuzer TURAN
Zehranet.