Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

KADIN & AİLE 20/04/2009 / 17:44

Evliliğin engelleri

Engellerin çoğunun kökeninde zarurî olmayan şartlar ve talepler mevcuttur ki, bunlar yırtılıp atılmadıkça evlilik önündeki engeller ortadan kalkmayacaktır. Şimdi bu sorunlardan bazılarına işaret edelim:

 

Her genç evliliğe ve bir aile kurmaya ilgi duymaktadır. Cinsel içgüdüsü, onu buna davet etmektedir. Onun da en kısa sürede bu doğal isteğe uyması ve aile yuvasını kurması gerekmektedir. Fakat dışarıda böyle değildir. Evlilikler çoğunlukla doğal ve istenen yaştan daha yukarı yaşlara ertelenir. Bu ertelemeye sebep olan şeyler bazen gerçek, bazen de hayalî sorunlardır. Bunlardan bazılarına aşağıda işaret edilecektir.

Daha önce evliliğin, kadın ve erkeğin birbirlerine duydukları doğal bir ihtiyaç olduğunu ve son derece basit olduğunu hatırlatmak gerekmektedir. Evliliğin iki temel direği nikâh akdiyle ortak bir hayatı yaşamak üzere anlaşan kadın ve erkektir. Bunlar evlilik hayatının idaresi konusunda birlikte çalışırlar ve ömürlerinin sonuna kadar birbirlerine vefalı kalırlar. Erkek, sahip olduğu imkânlardan bir kısmını ya da belli bir meblağı sadakatinin göstergesi olarak eşine takdim eder ve buna mihr ya da sadak denir. Evlilik temelde bu kadar basit ve teşrifattan uzaktır. Doğal olarak tıpkı diğer doğal ihtiyaçlarda olduğu gibi külfetsiz bir şekilde yerine getirilmelidir. Fakat bu basit gerçeklik, kendi basit ve gösterişsiz mecrasından çıkmış birtakım âdetlere, göreneklere, protokollere, insanın elini kolunu bağlayan zorunlu olmayan, fazladan bazı beklentilere ve geleneklere müptela kılınmıştır. Masraflı nikâh ve düğün törenleri, ağır mihr, teferruatlı cihazlar, döşemeler, kap kacak, ayrı ev talebi, buna ilişkin bazı örneklerdir. İnsanın elini kolunu bağlayan bu fazladan şartlar evliliğin ayrılmaz bir parçası hâline getirilmiş ve böylece onu doğal bir iş olmaktan çıkararak zorlaştırmıştır. Engellerin çoğunun kökeninde bu tür zarurî olmayan şartlar ve talepler mevcuttur ki, bunlar yırtılıp atılmadıkça evlilik önündeki engeller ortadan kalkmayacaktır. Şimdi bu sorunlardan bazılarına işaret edelim:

 1-Yoksulluk ve Elde Avuçta Bir Şeyin Bulunmaması

Her genç, doğal olarak evlenmek ve hayatını belli bir düzene sokmak ister. Cinsel güdüleri de onu buna yöneltir, hatta tahrik eder ve baskı altına alır. Ama birçok genç, içinden gelen eğiliminin aksine evlilikten sakınır. Nikâh ve düğün masraflarını karşılayacak paraya, hayatım için gerekli olan eve ve eşyalara sahip değilim, geleceğimi geçindiremem ve şerefli bir hayat yaşayamam diye mazeretler içinde kalır ve bu tür bahaneler yüzünden gençliğinin en iyi dönemlerini bekâr olarak geçirir. Evleneceği zaman ise artık ona fazlaca ihtiyacı kalmamıştır. Bazıları ise ömürlerinin sonuna kadar bu büyük nimetten mahrum kalırlar ve hayatları boyunca bekâr yaşarlar.

Yoksulluk ve elde avuçta bir şeyin olmaması elem verici bir şeydir ve zamanında yapılacak evliliği engellediği doğrudur; fakat herkesin durumu bu noktada aynı değildir. Bazı kimseler gerçekten fakirdirler ve gerçekten iş bulamamaktadırlar. Ya hastalıkları sebebiyle her işi yapamamaktadırlar ya da gelirleri asgarî hayat standardının altındadır. Bu tür kimselerin evliliklerini erteleme özürleri kabul edilebilir niteliktedir. Çünkü aile nafakasını temin edemeyen birine nasıl: "Kesinlikle hemen evlenmelisin." denilebilir. Bu tür kişilerin iffetlerini koruması, sabretmesi ve Allah'tan meşru bir kazanç elde etmesi konusunda yardım dileyerek bunu elde edinceye kadar evliliğini ertelemesi gerekir.

Yüce Allah Kur'ân'da şöyle buyurmaktadır:

Evlenmeye güç yetiremeyenler, Allah kendilerine lütfünü açıncaya kadar iffetlerini korusunlar.[1]

Bu tür gençler çok zor bir durum içerisinde bulunmaktadırlar. Bir yandan diğer gençler gibi bir aile kurup bağımsız bir hayat yaşamak istemektedirler ve bu arada cinsel güdülerinin de baskısı altında bulunmaktadırlar, öte yandan ise evlenebilecekleri maddî imkânlara sahip değildirler. Fakat her hâlükârda sabretmeleri, çalışmaları ve kendilerine evlenme imkânı sağlayacak ortamı hazırlayabilmek için Allah'tan yardım istemeleri gerekmektedir.

Bu kişilerin velileri de güçlerinin yettiğince onların bu ihtiyaçlarını gidermek, onlara iş hazırlamak ve evlilik masraflarını çıkarmak konusunda çaba sarf etmelidirler. Bunların başında da İslâm hükümeti bu tür şahıslara uygun bir iş bulmakla görevlidir. İş bulunamıyorsa onun giderlerini, hatta evlilik harcamalarını ve çocuklarının giderlerini bütçeden karşılamalıdır.

Fakat geç evlenen herkes, gerçekten evlenmeye güç yetiremez bir durumda değildir. Evlilik bizim zannettiğimiz kadar da zor bir iş değildir. Gençlerin çoğunlukla, yersiz beklentileri, yüksekten uçmaları ve gösteriş merakları evliliği böylesine zorlaştırmaktadır. Yüksek masraflı nikâh ve düğün törenleri, insanın gücünü tüketen ağırlıkta mihr ve eşya harcamaları, evliliği böylesine korkunç bir kâbusa çevirmektedir. Gençler bu masraflı törenleri, evliliğin ayrılmaz parçası ve şahsiyetlerinin bir göstergesi sanmaktadırlar. Gençler, evlenmek için müstakil ve şahsî bir evlerinin olmasını ve bunun da eşyalarla dayalı döşeli olmasını gerekli görmektedirler. Onlara göre düğün ve nikâh törenleri en gösterişli şekilde yapılmalıdır, evlilikten sonra kendisini ve ailesini en müreffeh şekilde yaşatmalıdır. Gençliğinin başında bu tür imkânlara sahip olmadığı için evliliği ertelemeyi tercih etmektedir.

Fakat bütün bu düşünceler yanlıştır. Bunlardan hiçbiri evlilik için zorunlu değildir. Kendine ait ev yoksa kiralık evde de evlenilebilir. Tam mükemmel bir ev yoksa bir ya da iki odalı bir evde de düğün yapılabilir. Gelinin ya da damadın babasının evinde de düğün yapılabilir. Yer döşemesi için halı bulunamıyorsa hasırda da yaşanabilir. Müreffeh bir hayat hazırlanamıyorsa, biraz ekonomik davranılarak sade bir hayat da sürdürülebilir. Bana göre zamanında yapılan bir evlilikle sade yaşamak, teşrifat ve gösteriş için evliliği ertelemekten daha iyi ve tercihe şayandır. Zira zamanında yapılan evlilik için kanaat etmenin ve sade yaşamanın insana yönelik doğuracağı hiçbir kötü durum söz konusu değildir. Hâlbuki evliliği ertelemenin çoğunlukla bedensel, ruhsal, hatta dinî ve ahlâkî olumsuzlukları söz konusudur.

Kızlar ve erkekler, kendi durumlarını bilir, beklentilere ve yüksekten uçmalara kapılmazlar, ayaklarını yorganlarına göre uzatırlar ve mevcut durumda kendi imkânlarla hayatlarını kurma konusunda anlaşırlarsa, gençliklerinin başında sevgi ve ünsiyet nimetinden yararlanabilirler. Bekârlığın olumsuz sonuçlarından korunabilirler. Gerekli eşyalar ve araç-gereçler daha sonra tedricen hazırlanabilir, belli bir müddet sonra onurlu ve daha iyi bir hayat yaşanabilir.

Sözün kısası, evlilik ve cinsel güdülerin tatmini yemek içmek gibi doğal bir ihtiyaçtır ve zamanında temin edilmelidir. İnsan acıktığı zaman bulduğu yiyeceği yer, masanın olmaması, düzenli bir servisin yapılmaması, güzel ve zengin bir sofranın bulunmaması gibi bahanelerle yemek yemekten uzak durmamaktadır. Evlilik de zamanında karşılanması gereken doğal bir ihtiyaçtır. Bunun zamanında gerçekleştirilmesi ve birtakım beklentilerle ya da yüksekten uçmalarla ertelenmemesi gerekmektedir.

2- Tahsil Hayatının Sürmesi

Evliliğin ertelenmesini gerektiren ikinci bir etken de lise ya da üniversite tahsilinin devam ediyor olmasıdır. Genç kızların ve erkeklerin çoğu, tahsillerini en azından lise diploması alıncaya ya da imkân olduğu takdirde lisansı ya da yüksek lisansı ve yukarısını tamamlayıncaya kadar sürdürmek istemektedir. Ayrıca evlilikle ders çalışmanın birbirine uygun şeyler olmadığını düşünmektedirler. Zira evlilik sorumluluk yüklemektedir ve kişiyi kayıt altına almaktadır. Evlenen koca ailesinin geçimini sağlamalıdır; henüz iş bulamamış olduğuna göre kendisinin ve ailesinin geçimini sağlayamayacaktır. O henüz anne babasının ekmeğini yemektedir, bu durumda ailesinin geçimini nasıl temin edebilecektir. Ayrıca evlendikten sonra eşiyle ilgilenmesi gerekeceği için ders çalışmaya fırsatı olmayacaktır. Kız da evliliğin öğrenime engel olduğunu düşünmektedir. Zira evlenip ev bark sahibi olduktan sonra ders çalışmaya vakit bulamayacaktır. Hem kız, hem de erkek aileleri de çoğunlukla aynı şekilde düşünmektedirler ve öğrenim hayatları içerisinde çocuklarını evlendirmeye yanaşmamaktadırlar.

Sonuçta durum şu müşahede ettiğiniz şekilde olmaktadır: Evlilik yaşı yukarı çıkmakta, kız ve erkek doğal eğilimlerinin aksine evliliği tahsil hayatlarının sonlarına kadar ertelemeyi gerekli görmektedirler. Bu durum şehirlerde, özellikle de büyük şehirlerde böyle olmaktadır. Bu süre boyunca cinsel güdülerinin şiddetle baskısı altında bulunmaktadırlar; ama yanıp yakılmaktan başka bir çareleri de yoktur. Çünkü tahsil hayatlarının devamını gelecek hayatları için zarurî görmektedirler. Öyleyse mecburen cinsel güdülerinin baskılarına tahammül edeceklerdir.

Cinsel güdüler, her hâlükârda bu bahanelerle susturulamayacak kadar büyük bir gerçektir. Eğer doğal ve meşru yollarla tatmin edilmezlerse meşru olmayan yollarla kendini göstermesinden korkulur. Gençler arasında görülen başıbozukluklar, azgınlıklar, ahlâkî fesatlar, cinsel sapkınlıklar, cinsel saldırganlıklar ve bazı ruhsal ve bedensel hastalıklar, evliliğin ertelenmesinden ve meşru bir şekilde tatmin olamamaktan kaynaklanmaktadır.

Gençlerin toplumsal ve ahlâkî sorunları bilim adamlarının bilmediği bir şey değildir. Bu durum herkesi dehşete düşürmektedir. Gençlerin iyiliğini isteyenler ve mürebbiler, onların cinsel sapkınlıklara düşmelerinden korkmakta ve çareler aramaktadırlar. Gençlere sağlıklı eğlence yerlerini, kütüphaneleri, parkları, sinemayı, tiyatroyu ve sporu tavsiye ederek onları bu şekilde oyalamak, boş zamanlarını doldurarak günaha ve sapkınlıklara düşmelerini önlemeye çalışmaktadırlar.

Elbette ben bu tür sağlıklı eğlence yerlerinin kurulmasının ve bu şekilde gençlerin oyalanmalarının sağlanmasının zaruretini inkâr etmiyorum. Yöneticilerin ve hayır sahiplerinin bu konuda yapılabilecek her şeyi yapmaları ve ahlâkî fesadın önüne geçmeleri gerekmektedir. Fakat bunların hiçbirisi, cinsel güdülerin isteklerine ve bu doğal ihtiyaca cevap teşkil etmemektedir. Cinsel güdüler, insanı karşı cinse çeken doğal bir gerçekliktir. Bunun gerçekten de tatmin edilmesi gerekmektedir, oyalamalarla, bahanelerle onun kendi doğal mecrasına yönlendirilmesi mümkün değildir. Açlık ve susuzluğun oyalama ve bahaneyle geçiştirilip giderilmesi nasıl mümkün değilse, cinsel ihtiyaçlar da bu tür yollarla giderilmez. Çaba ve gayretleri, bu doğal ihtiyacın temini ve zamanında yapılacak evliliğin önündeki engellerin kaldırılması yönünde sarf edip yoğunlaştırmak gerekmektedir.

Bu Sorunun Çözüm Yolu

Bana göre bu sorunun çözüm yolu vardır. Sorunun kaynağı şudur: Bizler, kızların ve erkeklerin sürmekte olan tahsil hayatları ile evliliğin birbiriyle uyan bir şey olmadığını tasavvur ediyoruz. Tahsil hayatının sürmesi zorunlu olduğuna göre evlilik zamanında yapılmamalı ve tahsil hayatının sonuna ertelenmelidir. Oysa durum böyle değildir. Evlilikle tahsil hayatının devamı birbiriyle uyum sağlamayan bir şey değildir. Evlilikle tahsilin birbiriyle uyumsuz gözükmesinin sebebi aslında evliğin bizatihi kendisi değil, gereksiz bir takım âdetlerden ve beklentilerden kaynaklanan kayıtlardır. Aileler, kızlar ve erkekler, ülke yöneticileri, kültürel merkezlerin ve üniversitelerin yöneticileri, bu konuda anlayış birliğine varıp birlikte çalışırlarsa mesele hallolur.

Ama kız ailesinin şöyle dememesi gerekmektedir: Kadının geçimi kocasının üstündedir. Ben kızımı kocaya verdiğim andan itibaren onun bağımsız bir yaşantısı ve evi olması gerekir, kocası evinin ihtiyaçlarını kendi başına temin etmeli ve kızımı geçindirecek maddî sorumluluğu benim omuzlarımdan kaldırmalıdır. Aksine şöyle demelidir: Eğer kızım tahsil hayatının devamı için birkaç yıl daha evimde kalacaksa ben onun geçimini temin etmeliyim. Kızımı şimdi kocaya verebilirim ve kendi kendine yeterli olacağı zamana kadar gücüm nispetinde ona yeni hayatında yardımcı olabilirim.

Aynı şekilde erkeğin ailesi de şöyle dememelidir: Oğlumuzu evlendirdiğimiz zaman onun müstakil bir hayatı olmalı, kendi hayatını sürdürebilmelidir ve bize yük olmamalıdır. Aksine şunu demelidir: Eğer tahsil hayatının devamı için birkaç yıl daha benim evimde kalacak olursa onun geçimini sağlamalıyım. Ne mutlu bana ki, onu evlendirdim ve imkânım ölçüsünde bu yeni hayatında ona elimden gelen yardımı esirgemedim.

Kızın ve erkeğin de şu hususa dikkat etmeleri gerekmektedir. Ergenlik çağına ulaşınca yemeye ve suya ihtiyaç duydukları gibi evliliğe de ihtiyaç duyarlar. Bu ihtiyaçlarını da meşru yolla gidermelidirler. Evlilik için en iyi dönem, ergenlik dönemidir. Ailelerinin maddî imkânlarını göz önünde bulundurmalı ve dikkat etmelidirler. Tahsil hayatlarını sürdürmek istedikleri için bütünüyle müstakil bir hayat kuramamaktadırlar. Bunun için isteklerini ve beklentilerini mevcut duruma uyarlamalıdırlar. Şahsî ve müstakil bir evi ve gösterişli bir hayatı geçici olarak bir kenara bırakmalıdırlar. Pahalı eşyalara ve lüks araç gereçlere yönelmekten sakınmalıdırlar. Gelinin, damadın evinde ya da başka bir yerdeki bir odada bir müddetliğine sade evlilik hayatını başlatmalıdırlar. Tahsil hayatlarının sonuna kadar meşru yollarla çocuk sahibi olmaktan sakınmalıdırlar; çünkü her ikisi de tahsillerine devam etmektedirler. Derslerine çalışmalı, ev işlerinde yardımlaşmalı ve fazla beklentilerden uzak bir şekilde sade bir hayat sürdürmelidirler.

Kız ve erkek aileleri anlaşarak çocuklarını onlar için hazırlayacakları sade hayata yöneltebilirler. Böylelikle çocuklar gençliklerinin başında aile hayatını kurarak sevgi ve ünsiyetten yararlanır, günahtan, sapkınlıktan ve ruhsal sıkıntılardan uzak bir şekilde huzur içinde derslerine ve tahsillerine devam edebilirler. Öğrenim hayatlarının sonunda iş güç sahibi olur, hayatları için gerekenleri yavaş yavaş tamamlayarak isteklerini gerçekleştirebilirler.

Bu önerilerin alışılagelenin dışında bir şey olduğunu, uygulanması zor, hatta imkânsız olarak algılandığını kabul ediyorum. Fakat iyi düşünüp etraflıca incelediğimizde bunun imkân dâhilinde olduğunu ve zaruretini kabul edeceğiz. Genç neslin kurtarılmasının, ahlâkî fesadın, cinsel sapkınlık ve saldırganlıkların önlenmesinin bundan başka yolu var mıdır? Bana göre zikredilen öneriler, genç kuşağın sorunlarının çözümünün en iyi belki de tek çözüm yoludur. Ve bütünüyle uygulanabilir niteliktedir.

Fakat bunun yapılabilmesi için birtakım âdetleri, görenekleri ve kayıtları bir kenara bırakmalıyız. Ailelerin ve gençlerin düşüncelerini bunu kabule hazırlayabilmek için geniş bir kültürel çalışmaya ihtiyaç vardır. Ümit ederim gençlerin kurtuluşunu ve mutluluğunu düşünen ıslahatçılar ve hayır sahipleri, çalışmalarını bu noktaya yoğunlaştırır ve bu büyük toplumsal sorun üzerinde ciddiyetle dururlar. Sonuç olarak gençlere şu tavsiye edilir: Kendiniz bu noktada öne atılın, bu doğal ihtiyacınızı hiçbir mahcubiyet duymaksızın ailenize açın ve onlardan sade bir evlilik için gerekli şartları hazırlamalarını isteyin.

3- Askerlik Hizmeti

Evlilik konusundaki üçüncü engel askerlik hizmetidir. Ülkede geçerli olan yasaya göre on sekiz 'yaşına girmiş ya da tahsilini tamamlamış bir genç, iki yıl süren askerlik hizmetini yapmakla yükümlüdür(2). Bu süre içerisinde evinden ve ailesinden uzakta, gerekli askerî kurallara uymak zorundadır. Binaenaleyh ailesinin geçimini sağlayamamakta ve ailesinin başında bulunamamaktadır. Bu yüzden birçok genç, evliliği askerlik süresinin sonuna ertelemektedir. Kız aileleri de kızlarını askerliğini yapmamış bir gençle evlendirmek istememektedirler. Sonuçta evlilik yaşı yirmiye çekilmektedir ki bu ertelemenin olumsuz sonuçları bilim adamları için meçhul değildir.

Fakat bana göre bu da halledilebilir bir sorundur. Esas sorun bizim evliliği olağanüstü bir şey olarak görmemizle ve aslında zarurî olmayan birtakım âdet ve kurallara bağlı olmamızla başlamaktadır. Eğer evliliğin aslî hedefini bilir ve bu kuralların âdetlerin, beklenti ve gösterişlerin aslî hedefle bir ilgisinin bulunmadığını ve bunlar olmaksızın da sade bir evliliğin gerçekleştirilebilir olduğunu kabul edersek aslî hedefe ulaşmış oluruz.

Eğer kız ve erkek ailesi, anlayış ve yardımlaşma içerisinde olur, kız ve erkek yükseklerden uçmayı ve beklentileri bir kenara bırakırsa, toplumsal yöneticilerin de yardımıyla gençler, ilk gençlik çağlarında evlenebilir, aynı zamanda da askerlik hizmeti tamamlanmış olur.

 

Eş seçimi-İbrahim Emini



[1]- Nur Suresi, 33. ayet.

(2)İran toplumunda

Bu yazı 692 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

25/02/2010 - 14:05 Huzurlu Aile (2)

16/12/2009 - 23:37 Bilinçsiz kadınlar ne yapar?

16/12/2009 - 23:09 Onlara Öf Bile Deme!

19/10/2009 - 23:28 Dengeli Hayat

19/10/2009 - 23:22 Boşanma sürecindeyseniz

29/09/2009 - 15:05 Evinizin Huzuru İçin Neler Yapardınız?

09/09/2009 - 22:21 Aşağılık kompleksi

09/09/2009 - 21:58 Huzurlu Aile (1)

08/09/2009 - 13:05 En Büyük Toplumsal Afet Zina (2)

06/09/2009 - 22:16 En büyük toplumsal afet: Zina (1)

20/08/2009 - 20:01 Bilinçli Aile Farkı

23/06/2009 - 14:06 İslam’da Kadının Yeri 1

10/05/2009 - 00:44 İyi bir eşin nitelikleri(1)

26/04/2009 - 12:42 Ailede Hayırlı Erkek Ve Hayırlı Kadın Nasıl Olunur?

20/04/2009 - 17:44 Evliliğin engelleri

03/04/2009 - 11:31 Evlilikte sevgi nasıl canlı tutulur

31/03/2009 - 11:58 Öfkenize yenik düşünce şiddete mi başvuruyorsunuz?

15/03/2009 - 23:32 Evliliğin düşmanları

14/02/2009 - 00:24 Kıskançlık evliliği nasıl etkiler

22/01/2009 - 20:38 Ayrılmadan önce tekrar düşünün

14/01/2009 - 20:33 Mutluluk, Şans Değildir.

09/01/2009 - 12:08 Evlilik

02/01/2009 - 16:25 Kurandaki İdeal Eş.

27/12/2008 - 14:25 Balayı ve ilk hatalar

17/12/2008 - 14:32 Affedin ve unutun gitsin.

13/12/2008 - 22:41 Kadınlar neden ''Dırdır'' yapar

04/12/2008 - 15:27 Evinizi neşelendirmenin yolları

29/11/2008 - 18:05 Biraz gerçekçi olun

26/11/2008 - 13:25 Özür Dilerim, Üzgünüm

22/11/2008 - 15:43 Eşinizin ihtiyaçlarını daha iyi tanıyın

15/11/2008 - 16:10 Mercek Farkı

12/11/2008 - 11:08 Anti Aşk

10/11/2008 - 14:59 Ailedeki Haklar.

06/11/2008 - 12:12 Yaş Farkı Ne Kadar Önemlidir?

01/11/2008 - 20:05 Güzel mi? Olgun mu ?

29/10/2008 - 14:28 Geçici sevgiler

27/10/2008 - 15:18 Hayal Gibi

25/10/2008 - 11:15 Dur; Bu Kadar Aşk Yeter.

21/10/2008 - 17:53 Evinizin Huzuru İçin.

17/10/2008 - 12:33 Yanlış Amaçlar2

15/10/2008 - 12:57 Yanlış Amaçlar1

13/10/2008 - 15:35 Eşinizi Eleştirirken

11/10/2008 - 18:28 Ayrılalım

09/10/2008 - 14:09 Çiçeksiz AŞK

04/10/2008 - 12:42 Kadın

13/09/2008 - 11:09 Anne- Genç Kız İletişimi (3)

13/09/2008 - 02:41 Kadınlar, Eğitim ve Peygamberimiz.

26/08/2008 - 23:12 Kız erkek ilişkisi

24/07/2008 - 19:16 Anne Genç kız İletişimi (2)

13/06/2008 - 10:38 Anne- genç kız iletişimi (1)

14/04/2008 - 16:48 İslam da Süs Ve Güzellik

03/03/2008 - 19:22 Eş Seçimi

21/02/2008 - 15:04 Sağlıklı Hayat-Düzenli Yaşam

16/12/2007 - 21:55 Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı

16/12/2007 - 21:48 Tartışarak Değil Konuşarak Çözün

18/11/2007 - 00:52 Gelin Ve Kayınvalide İlişkisi

16/11/2007 - 23:33 Birbirinin Elbisesi Olmak

07/07/2007 - 00:09 Evlilikteki Acı Son; Boşanma

30/06/2007 - 18:41 Mutsuzluk Hastalıkların Habercisi

30/06/2007 - 18:14 Aile İçi İletişim

25/06/2007 - 16:00 Dünya'da Küçük Bir Cennet Arzusu

23/06/2007 - 19:16 Evlilikte Uyum denince !

06/06/2007 - 07:04 Evliliği Sarsan Yanlışlar

28/05/2007 - 23:19 Niçin Sinirleniriz ?

26/05/2007 - 17:44 Eşler Arasındaki Farklılıklar (Erkekler İçin)

21/05/2007 - 13:51 Takva sahibi Kadın ve Erkeğin özellikleri

26/04/2007 - 23:00 Eşler Arasında Kıskançlık

18/04/2007 - 00:06 Boşanma Ve Zarları

10/03/2007 - 22:49 En Güzel Hediye Eşim İçin

09/03/2007 - 20:13 Sevginizi Gösterin Ve Değer Verin

04/02/2007 - 22:25 Mutsuz olmamak için 50 öneri

31/01/2007 - 20:43 Toplumsal sorunlar ve Aile

20/01/2007 - 23:56 Aile içi şiddet

20/01/2007 - 23:36 Mutlu bir evlilik için bayanlara 30 tavsiye

20/01/2007 - 22:35 Mutlu bir evlilik için erkeklere 30 tavsiye

16/01/2007 - 00:48 Aranızdaki Farklılıklara Saygı gösterin

12/01/2007 - 01:57 Kusursuz eş varmıdır?

12/01/2007 - 01:34 Eşlerarası etkili ilişki kurmanın yolları

20/12/2006 - 18:00 Eşler arasında ihtilaf sebepleri

12/12/2006 - 13:04 Ümit ve aile başarısındaki ilişki

29/11/2006 - 19:13 Mutlu bir evliliğin sırları

29/11/2006 - 01:48 Eş seçimindeki engeller

29/11/2006 - 01:40 Nikâh akdi – evlilik anlaşması

29/11/2006 - 01:34 İslam’da aile kurma şekli

29/11/2006 - 01:08 Evlenmenin amaç ve hedefleri

29/11/2006 - 00:59 Evliliğin değeri ve kutsallığı

29/11/2006 - 00:42 İslam’da evlenme ve eş seçimi

29/11/2006 - 00:08 Günümüzde aile düzeni

28/11/2006 - 22:02 Geçmişte Aile düzeni

28/11/2006 - 21:56 Aile düzeni üzerine

28/11/2006 - 02:14 Şehid mutahharinin aile hayatı

28/11/2006 - 02:10 Allame Tabatabai'nin aile hayatı

28/11/2006 - 02:05 İmam Humeyni'nin aile yaşantısı

28/11/2006 - 01:42 Eğitim açısından aile çeşitleri

27/11/2006 - 20:49 Eşlerin birbirlerine karşı görevleri

25/11/2006 - 22:30 İslam Ahlakı Kadını Yüceltir
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Ümmetin Erkekleri Nerede?
Gates, İran İçin Suud Desteği Bekliyor/FOTO
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO
Nasrullah'ı Görünce Şok Oldular(FOTO)

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Müstekbirlerin Fitnelerine Karşı Tek Silah (Vahdet)
02/03/2010 - 13:52
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
İbrahim Karagül
Abdulbari Atwan
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Ahmet Varol
Nuriye Akman
Fikret Ertan
Hamit Turan
Y.Ziya T.Yılmaz
Nuray Mert
Bijan Necefi
Arzu Erdoğral
Mehmet Nedim Aslan
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar
Hasan Nasrallah-Şeyh Nabulsi görüşmesi

Öcalan: PKK şiddet olaylarını bitirmeye hazır

Taliban:Kandahar saldırısı bir mesajdı

Fas, ülkesindeki misyonerleri kovuyor

En Çok Yorumlananlar
Taliban:Kandahar saldırısı bir mesajdı

İsrail’den Perşembe’ye kadar el-Aksa yasağı

Allavi Kerkük’te lider

Öcalan: PKK şiddet olaylarını bitirmeye hazır

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Civciv-1

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network