Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

KISSALAR VE ÖYKÜLER 02/06/2009 / 13:32

Kılıç sapını kesebilir mi?

Uzak yerlerden bir merhametli dost, Yusuf-u Sıddıyk’a konuk oldu. Çocukluktan beri birbirlerini tanırlardı. Eskiden beri aşinalık yastığına yaslanmışlardı

Uzak yerlerden bir merhametli dost, Yusuf-u Sıddıyk’a konuk oldu. Çocukluktan beri birbirlerini tanırlardı. Eskiden beri aşinalık yastığına yaslanmışlardı. Konukla, Yusuf’a kardeşlerinin yaptığı cefayı, onların hasetlerini konuştular. Yusuf “o haset ve cefa, zincirdi; biz de aslandık.

Aslanın zincire vurulması ayıp değildir. Bizim Tanrının kaza ve kaderinden şikayetimiz yok. Aslan, boynunda zincir bulunmakla beraber bütün zincir yapanlara beydir” dedi. Dostu Yusuf’a “Zindanda ve kuyuda ne haldeydin?” dedi. Yusuf cevap verdi:

“Ay, bedir halinden çıkar ve eski ay haline gelir ya... işte öyle” Eski ay görünmez, sonra hilal olur da iki büklüm bir halde görünür. Fakat sonunda yine gökte bedir haline gelmez mi? İnci tanesini havanda döverler ama kadri yine yücedir, ya ilaç olarak göze çekilir, yahut macun haline getirilir, kalp ferahlığı için yenir.

Buğdayı toprak altına attılar ama sonradan topraktan başaklar çıktı. Ondan sonra değirmende öğüttüler, değeri arttı, cana can katan gıda oldu. Sonra ekmeği bir kere daha diş altında ezdiler; akıllı kişiye akıl ve idrak oldu.

Daha sonra da o can, aşkta mahvoldu da Hak yolunda ekildikten sonra mahsul verdi, ekincileri hayrete düşürdü. Bu sözün sonu gelmez. Sen, o iyi adamın Yusuf’a ne dediğini anlatmaya başla.

Yusuf, başından geçenleri anlattıktan sonra “ Eh...bize ne armağan getirdin, bakalım?” dedi. Ey ulu kişi! Dostları görmeye eli boş gitmek, değirmene buğdaysız gitmeye benzer. Ulu Tanrı bile mahşer günü, halka “ Kıyamet günü için armağanın nerede;

Bize yapayalnız, azıksız, adeta sizi yarattığımız gibi geldiniz. Kendinize gelin! Kıyamet günü için ne hediyeniz var, ne getirdiniz? Yoksa tekrar dönüp geleceğinizi ummuyor muydunuz, size bugünün vadesi batıl mı göründü ki? Der.

Ona konuk olacağımızı inkar ediyorsan bu mutfaktan ancak toprak ve kül alabilirsin. İnkar etmiyorsan niçin böyle elin boş. O sevgilinin kapısına böyle nasıl ayak atacaksın? Yemeyi, uyumayı biraz azalt da onunla görüşmek için bir armağan götür. Geceleri az uyuyanlardan seher çağlarında istiğfar edenlerden ol.

Sen de rahimdeki çocuk gibi az oyna da sana da nurları gören duygular bağışlasınlar. Rahim gibi olan dünyadan çıkınca yeryüzünden daha geniş bir sahaya dalacaksın. “ Tanrı yeri geniştir” derler ya; o geniş yer, bil peygamberlerin gidip daldıkları sahadır. O geniş sahada gönül daralmaz; yaş ağaç, orada kuru dal haline gelmez.

Şimdi duygular, sen de. Fakat bir gün yorgun, bitkin, baş aşağı bir hale geleceksin. Uykuda duygularını taşımazsın, duygular seni taşır. Bu yorgunluk, bitkinlik gider, eziyetten, sıkıntıdan kurtulursun. Sen uyku halini, velilerin uyanıkken de duygularını taşımamaları halinde bir çeşni bil.

Be inatçı; veliler, Eshab’ı Kehf’dir. Ayakta olsalar da, yürüyüp gezseler de uykudadırlar. Tanrı, onları, kendilerinin haberi olmadan işletir; sağa sola çevirir. O sağa çevrilme nedir? İyi iş. Ya sola çevrilme? O da bedene, varlığa ait işler.

Bu iki hal de peygamberlerden, dağdan ses gelir gibi zuhur eder. Onların, her ikisinden de haberleri yoktur. Dağ, hayır olsun, şer olsun... Senin sesini sana verir, duyurur. Fakat ikisinden de bihaberdir.

Yusuf “Hadi, armağanını çıkar” deyince konuk, bu istekten utanıp adeta figan ederek.”Sana getirmek için ne kadar armağan aradıysam hiçbir şeyi beğenmedim, layık görmedim. Bir habbeyi alıp da madene, bir katrayı alıp da ummana nasıl götürebilirim?

Sana gönül ve can bile getirsem Kirman’a kimyon götürmüş sayılırım. Senin, misli olmayan güzelliğinden başka bir tohum yoktur ki bu ambarda olmasın. Sana gönül nuru gibi bir ayna getirmeyi layık gördüm.

Ey güneş gibi gökyüzünün ışığı olan güzel! Ona baktıkça kendi güzel yüzünü görürsün. Gözümün nuru, sana ayna getirdim, ona bakıp yüzünü gördükçe beni hatırlarsın” dedi. Koynundan aynayı çıkarıp sundu. Güzeller, aynayla meşgul olurlar.

Varlığın aynası nedir? Yokluk. Ahmak değilsen yokluğu ihtiyar et. Varlık, yoklukta görünebilir. Zenginler, yoksula cömertlik edebilirler. Ekmeğin saf aynası açtır; kav da çakmak taşının aynasıdır. Bir yerde yokluk ve noksan oldu mu...bu, bütün sanatların güzelliğine aynadır.

Elbise biçilmiş, dikilmiş olursa terzinin mahareti görünebilir mi? Budaklar yontulmamış olmalı ki marangoz onu yontsun, rendelesin... Ondan asla, yahut fer’e ait bir şey yapsın. Usta kırıkçı nerede ayağı kırılmış varsa oraya gider. Hasta ve arık kişi olmazsa tıp sanatının güzelliği nasıl görünür?

Ey ulu kişi! Bakırların bayalığı, aşağılığı olmasa kimya nasıl olur da zuhur eder? Noksanlar, kemal vasfının aynasıdır. O horluk, yücelik ve ululuğa aynadır. Çünkü yakinen zıt, zıddı gösterir. Ondan dolayı bal, sirke ile görünür, (sirkengebin olur)

Kim, kendi noksanını görüp anlarsa yedeğinde dokuz at olduğu halde tekemmül yolunda koşar. Kendisini kamil sanan, ululuk sahibi Tanrının yolunda uçamaz. Ey mağrur ve sapık! Canında kendini kamil sanmaktan daha beter bir illet olamaz.

Senden bu kendini beğenme defoluncaya kadar gönlünden de çok kan akar, gözünden de! İblis’in illeti “Ben, Adem’den hayırlıyım” demesiydi. Bu hastalık, her mahlukta vardır. Bu hastalığa müptela olan, kendisini hor görse bile sen onu, altında pislik olan saf su bil!

İmtihan kasdıyla onu bir karıştırsan hemen su bulanır, pislik rengini alır. Ey yiğit! Irmak sana saf ve berrak görünüyor ama senin ırmağının dibinde de pislik var. Yol bilen anlayışlı pir, Nefs-i küll bağlarına ark kazıcıdır.

Irmak, kendisini nereden temizleyecek? İnsanın bilgisi, Tanrı bilgisiyle fayda verir. Kılıç sapını kesebilir mi? Yürü, bu yarayı bir cerraha göster. Kimse, yarasının kötülüğünü görmesin diye her yaranın üstüne sinek düşer.

O sinekler; senin düşüncelerin, mallarındır; yaran da ahvalindeki zulmet! Eğer o yaraya pir merhem korsa o zaman derdin iyileşir, feryat ve figanın kesilir. Yara sahibi, merhem konunca sıhhat buldum sanır. Halbuki hakikatte oraya merhemin ışığı vurmuştur.

Kendine gel, ey sırtı yaralı, merhemden baş çekme; iyileşince de kendi kendime iyileştim deme, sıhhati merhemden bil!

 

Mesneviden Hikayeler

Bu yazı 556 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

20/02/2010 - 21:17 İmam Cafer-i Sadık(a.s)Ve Gaybı Bilen Adam...

12/09/2009 - 13:47 Ölümden Kurtulan Genç

02/06/2009 - 13:32 Kılıç sapını kesebilir mi?

25/05/2009 - 18:50 Dudunun Hikayesi

06/05/2009 - 18:25 "Müslümana haram" çeşmesi

04/04/2009 - 17:20 İsa (as)ın ahmaktan kaçışı

24/03/2009 - 00:48 En son söz

24/03/2009 - 00:16 Alın Teri

08/02/2009 - 22:14 Yankı

06/02/2009 - 02:44 Taşkafa - Boşkafa - Hoşkafa

28/01/2009 - 01:08 Ya bardak olacaksın yada göl

22/01/2009 - 00:12 Padişahımız ölünce ödersiniz

16/01/2009 - 18:35 Yahudinin hassasiyeti

10/01/2009 - 15:33 Boyayımı beğenmedin,boyacıyımı?

04/01/2009 - 20:20 Çarşının Ağası

31/12/2008 - 15:49 Kurabiye

18/12/2008 - 00:18 Bostan ve Gülistandan

01/12/2008 - 15:27 Kabağında Sahibi Vardır Elbet!

19/11/2008 - 10:44 Peygamber Efendimiz(saa)den altın tavsiyeler

15/11/2008 - 16:59 Astrolog

27/10/2008 - 11:06 Bereket

18/10/2008 - 12:01 Öğüt İsteyen Adam

13/10/2008 - 00:26 Dünyanın en güçlü adamı

05/10/2008 - 10:33 Anne ve Babalarımız....                               

05/10/2008 - 00:57 Pazarcı Ve Yoldan Geçen Adam

05/10/2008 - 00:41 En Son Söz

18/09/2008 - 00:14 Zünnun'u Mısri'nin Tımarhaneye Düşmesi

17/09/2008 - 23:04 Namazlarımızı Geciktirirsek

07/09/2008 - 22:53 Sorumluluk

01/08/2008 - 12:11 Tayin Edilmeyen Ücret

01/08/2008 - 11:56 Sahil

01/08/2008 - 11:51 Çılgın

17/06/2008 - 13:04 Okçu

10/06/2008 - 01:17 Maymun Hikayesi

01/06/2008 - 01:00 Günahlarınızı Küçük Saymayınız

01/06/2008 - 00:49 En Güçlü İnsan

25/05/2008 - 19:04 Mina’da

23/05/2008 - 19:13 Bilgili Kız

08/05/2008 - 21:17 Fırtınada Uyuyabilirmisin?

08/04/2008 - 11:35 Tamahkar avcı...

07/04/2008 - 21:25 Aynaların Sırrı

07/04/2008 - 21:07 Deve İle Fare

15/03/2008 - 12:30 Sevgi

05/03/2008 - 17:54 Bir Saatiniz Kaldı

28/02/2008 - 20:15  Bir Ruhanin Borcu

16/02/2008 - 11:30 Namaz Kılacaktım

10/02/2008 - 18:23 Çoban Ağacı

09/02/2008 - 21:55 Eyvah Mahvoldum

09/02/2008 - 21:29 Bir Saat

09/02/2008 - 21:15 Fincan Takımı

09/02/2008 - 20:21 Yaşlı Talebe

08/02/2008 - 15:22 Kardeşlik

08/02/2008 - 15:15 Akıl Okulu

08/02/2008 - 14:31 Yardım İsteyen Adam

03/02/2008 - 17:30 Ölümden Kaçış

17/01/2008 - 23:50 Mahallenin çeşmesi

16/01/2008 - 01:14 Fil Yavrusu Yiyenler

30/12/2007 - 14:26 İyilik Ve Kötülük

13/12/2007 - 15:39 Behlül ve Alimin Biri

13/12/2007 - 15:32 Köle Mevlasından Korkar

13/12/2007 - 15:26 En Zor Şey Nedir

22/11/2007 - 18:39 Hırs Eli

16/11/2007 - 23:14 Bazen Fakirlik Daha İyidir

05/10/2007 - 02:15 Yoldan güzel geçmek...

05/10/2007 - 02:13 Dua,Ricası

24/09/2007 - 20:25 Ayakkabıcı

24/09/2007 - 20:12 Bir Hayır Vardır

30/07/2007 - 19:24 Dilenci

30/07/2007 - 19:07 Y a sonra

23/07/2007 - 19:39 Tamahkarlık

26/06/2007 - 00:45 Vesika

25/06/2007 - 01:26 Günah İşlemenin Reçetesi

25/06/2007 - 01:10 Ateş Lazım Olduda

19/06/2007 - 14:23 Yeşil Elbise

07/06/2007 - 18:42 Peygamberimizin(saa)Hasta Ziyareti

31/05/2007 - 13:43 Normal Olan Kim

31/05/2007 - 13:07  Leylek ile Karga

04/05/2007 - 13:00 Çinli Adam Ve Atı

02/05/2007 - 11:26 Hediye

02/05/2007 - 00:23 Cehennemin Yolu

31/03/2007 - 09:55 Cennet Ağaçları

24/03/2007 - 14:19 Nezaketin Galibiyeti

24/03/2007 - 14:10 Evlat musibetinde sabırsızlık

20/03/2007 - 12:44 Kuşak Çatışması

15/03/2007 - 11:20 Niye ben diyenlere

13/03/2007 - 12:58 Farkındamısınız

13/03/2007 - 02:12 Nefsin isteklerine boyun eğme

13/03/2007 - 01:24 İki Bardak Su

13/03/2007 - 01:11 Bir Elma Rica Edeyim

26/02/2007 - 11:21 Önyargının Zararı

25/02/2007 - 11:39 Dışımızdaki kusurlarımız eksiklik değildir

17/02/2007 - 18:53 Bilgenin İmtihanı

17/02/2007 - 18:46 Bir Hastahanenin penceresi

07/02/2007 - 10:30 KRAL VE EŞLERİ

05/02/2007 - 10:34 İmam Hüseyin'in Cömertliği 

05/02/2007 - 10:15 Allah olsaydı

03/02/2007 - 12:28 Yolumuzdaki Engeller

03/02/2007 - 12:26 Ne Kadar Özgürüz

22/01/2007 - 10:47 Akrep

15/01/2007 - 18:37 Hz Ali'nin Büyüklügü
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Ümmetin Erkekleri Nerede?
Gates, İran İçin Suud Desteği Bekliyor/FOTO
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO
Nasrullah'ı Görünce Şok Oldular(FOTO)

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Müstekbirlerin Fitnelerine Karşı Tek Silah (Vahdet)
02/03/2010 - 13:52
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
İbrahim Karagül
Abdulbari Atwan
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Ahmet Varol
Nuriye Akman
Fikret Ertan
Hamit Turan
Y.Ziya T.Yılmaz
Nuray Mert
Bijan Necefi
Arzu Erdoğral
Mehmet Nedim Aslan
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar

En Çok Yorumlananlar

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Civciv-1

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network