Ana Sayfa Haberler Multimedia Foto Galeri Çocuk Dünyası Hakkımızda Ziyaretci Defteri Sık Kullanılanlara Ekle Ana Sayfam Yap Sitene Ekle İletişim

KADIN & AİLE 23/06/2009 / 14:06

İslam’da Kadının Yeri 1

İnsan oğlu bu dünyaya ayak basıp toplu olarak yaşadığı günden beri hem tabii olarak meydana gelişi ve hem de toplumsal yaşamını sürdürmek için kadın cinsine ihtiyaç duymuş, hiç bir zaman erkek yaşam ve bekasında kadından ihtiyaçsız olmamıştır.

Beşer toplumu, ister vahşi insan olsun ister medeni yaşam yolunu sürekli, örf ve adetler, adilane veya zalimce kanunlar gibi bir takım kuralların sayesinde kat etmiştir. İşte bu nedenle kadın cinsi hususunda da her kabile, her kavim ve her soy ve millet arasında özel bir takım kurallar uygulanmaktaydı.

Bir beşer toplumundan uygulanan bütün adet ve kuralların su, hava, bölge, muhit ve yaşam sabıkası şartları vs.nin bir takım tabii etken ve şartlardan kaynaklandığı gibi tabiatta hüküm süren değişim ve tekamül kanunu tabiatın madlülü olan toplumsal kurallarda da kendini göstermekte ve etki bırakmaktadır; kadın hakkında uygulanan kurallar da bu genel hükümden istisna olmamış, insanoğlunun yaşam doğrultusunda değişim ve tekamüle sebep olmuş, mükemmelliğe doğru –elbette çok yavaş bir şekilde- ilerlemiştir.

Toplumda kadının konumunu, değişim ve tekâmülünü şu maddelerde özetlemek mümkündür:

Birinci merhale: Kadın, ilkel insan toplumlarında insan toplumunun bir parçası sayılmıyordu ve hiçbir şekilde toplumsal ağırlığa sahip değildi, kadına karşı insanın bir hayvana davranması gibi davran ılıyordu.

İnsanoğlu, özel yaşam bölgesinde hedefi olan ve tabii maksatlarını izleyen vahşi hayvanı istihdam ve istismar saikiyle ve ihtiyaçlarından dolayı istihdam eder ve insani çıkarları doğrultusunda mülkiyetine geçirir, onun etinden, derisinden, yününden, kemiğinden, sütünden, kanından, güç ve kuvvetinden ve hatta onun dışkısından yararlanır ve onu toplumsal yaşamına sokup beslemesine rağmen ona hiçbir hak tanımaz.

İnsan mülkiyetindeki evcil hayvanlarının yiyip içmesi ve çiftleşmesini sağlıyorsa ve onların ihtiyaçlarını gideriyorsa, onların da insan gibi şuurlu, iradeli ve canlı varlıklar olup belli bir hukuka sahip oldukları için değil, onlardan beklediği çıkarları içindir.

İnsanın istihdamındaki evcil hayvanlardan birine bir zarar dokundurulacak olurlar da sonuçta o zararı veren kişiyi cezalandırırlarsa o kişinin o hayvanın sahibinin haklarından birini çiğnediği ve bu vesileyle bir suç işlediği içindir, o hayvanın insan toplumunda bir hukuku olduğu için değil.

İnsanoğlu kendi huzur ve rahatlığını temin etmek için her gün kimyasal ilaçlar kullanarak milyardlarca zararlı mikrop ve haşereleri ortadan kaldırmakta, beslenmek ve diğer ihtiyaçlarını gidermek için milyonlarca hayvanı öldürür ve bundan dolayı en küçük bir suç işlemiş olmak duygusuna bile kapılmaz.

Kadın da ilken insan toplumlarında bu durumdaydı; tarihin gösterdiği ve vahşi kavimlerin ve bayındırlıkların etrafında yaşayan insanların eserlerinden anlaşıldığı gibi insanoğlunun tarihinde çok uzun bir zaman (belki de milyonlarca yıl) sürecinde kadın insan toplumunda bir asalak hükmündeydi ve insan toplumunda hiçbir hakka sahip değildi. Toplumdaki varlığı ve insanlar arasında korunmasının tek nedeni, toplumun haklarından yararlanmak değil, toplumun bir takım ihtiyaçlarını gidermekti. Yayla veya kışlağa göçtüklerinde eşyaları taşımak, yakacak toplamak, balık avlamak, erkeklerin evlerine hizmet, çocukları yetiştirmek ve hasta bakıcılığı yapmak gibi alçak ve değersiz işler kadının yapması gereken görevlerdi.

Kadın babasının veya velilerinden birinin evinde olduğu müddetçe erkeğin malı sayılı, hiçbir şeye sahip olamazdı; hatta özel elbisesi ve ziynet gereçleri bile ev reisine aitti; hakkında ön görülen her türlü siyaset uygulanabilir, her türlü cezaya, hatta ölüm cezasına bile çarptırılabilir, bir bağış, hediye, borç ve ödünç olarak diğerlerine verilirdi; kocasının evine intikal ettiğinde -elbette alış, veriş şeklinde intikal ederdi; bu gidişatın kalıntılarından biri de günümüzde bazı yerlerde devam eden süt pahasıdır- babasının evinde kendisinden edilen yoğun istifadelere ilaveten erkeğin şehvetini gidermesi için bir alet olur, erkeğin cinsel ihtiyaçları onunla giderilirdi (hala günümüzdeki medeni toplumumuzun köşe-bucağından, medeni şehirlerde tuvalet sorununu gidermek için umumi tuvaletlere ihtiyaç olduğu gibi cinsel ihtiyaçların giderilmesi için ve yine aile kurma gücüne sahip olmayanlar veya gurbette olmaları ya da başka nedenlerden dolayı geçici olarak mahrumiyet yaşayanların vücutlarında toplanan şehvet maddesini defetmeleri için genel evlerine ihtiyaç olduğunu söyledikleri duyulmaktadır.)

Eski toplumlarda, erkek istediği kadar kadınla evlenebilir, kadının tam aksine bu konuda hiçbir sınırlamaya tabi tutulmazdı; boşama hakkı da kadının elinde değil, erkeğin elindeydi; kadın her zaman erkeğin emri altında yaşar, mutlak surette erkeğin eğilimlerine feda olur, hatta umumi kıtlıklarda ve özel misafirliklerde kadının etinden yararlanılır, onun etlerinden rengarenk yemekler hazırlanır, misafirlere sunulurdu.

Kısacası, ilkel toplumlarda kadın insan şeklindeki hayvan gibiydi.

İkinci merhale: Kadının toplumdaki yaşamında medeni milletler arasında medeni kanun ve kurallar bulduğu bir merhale vardır; medeni kanunlarla benzerliği olan Babil’deki Samurabi kuralı, eski Rum, eski Yunan kanunu, eski İran, Çin ve Mısır kuralları gibi.

Bu kanun ve kurallar arasında her ne kadarda bir çok farklılıklar varsa da kadının insan toplumunda bir takım haklara sahip olduğu ve kadına yaşamını sürdüremeyen zayıf bir insan gözüyle bakılması konusunda ortak özelliğe sahiptirler.

Bu toplumlarda kadın her zaman ve her durumda erkeğin velayet ve yönetimi altında yaşamalıdır, sürekli günlerini uyumluluk ve bağlılıkla geçirmeli, hiçbir istiklali olmamalıdır; ne yaşamında kendine bir yol seçmek veya serbest bir girişimde bulunmak için irade bağımsızlığına ve ne de az da olsa kendisine çalışmak, bir işinden kendisi yararlanmak, bir ücreti hakketmek, yargı makamlarında bir dava açmak veya tanıklıkta bulunmak ya da emir ve nehiy etmek için ameli bağımsızlığa sahiptir. Bu toplumlarda kadın babasının evinde olduğu müddetçe içerisinde babasına uyar, özellikle ona itaat eder. Babasının onun hakkındaki her türlü tasarrufu geçerlidir; kiminle evlendirirse, kime hediye ederse, hangi siyasette bulunursa itiraz edemez.

Kadının bu topluda hiç kimseyle miras alma ve diğer aile haklarını için şart olan resmi bir akrabalık bağı yoktur; ne erkeklerle ve ne de diğer kadınlarla böyle bir hakka sahiptir; sadece bazen babası, kardeşi ve oğluyla evlenmesini engelleyen tabii bir akrabalık bağı vardır.

Elbette eski İran’da mahrem konumundakilerle evlenilebilir, Çin ve Himalya’nın etrafında tabii akrabalık sadece kanınla olur ve nispetler onda merkezleşirdi, bu da bir kadının birkaç kocası olmasından kaynaklanıyordu. Onlardan bazıları bu adet hala bile sürdürmektedirler ve çocuğu babası ve babasının babasıyla tanıtmaları yerine annesi ve anne annesiyle tanıtmakta ve soy silsilesini annelerle saymaktalar.

Bu millet ve kavimlerde kadın bazen velisinin izniyle yaptığı bir iş veya evlilik mihriyesiyle elde ettiği para dışında servet sahibi olamazdı. Eğer velinin kendisi kullanmasaydı kadının geçimi velisinin kefilliği veya onun kayyımlık ve velayetiyle idare edilirdi. İşte bu nedenle babası veya kocası kadını istediği gibi cezalandırma (hatta uygun görürse öldürme) hakkına sahipti.

Kadının en kötü durumu, yabancı bir erkekle çirkin bir ilişkide bulunduğu veya ay başı adeti gördüğü -bu durumda ondan çirkin bir varlık gibi kaçınılırdı- ya da doğum yaptığı ve özellikle kız doğurduğu zamanlardı.

Kadın iyi bir iş yapsaydı onun yarar ve övgüsü erkeğin olur, iyi mükafatı erkeğe verilirdi; fakat kötü ve çirkin bir iş yaptığında o işten kendisi sorumlu tutulur ve o işin cezasını kendisi çekerdi.

Evet, bazen istisna olarak baba-evlatlık şefkati veya karı-kocalık sevgisiyle vasiyet vb. yollarla ona bir mal verilir veya hakkında bazı özellikler tanınırdı; fakat her durumda irade ve amelinde bağımsız değildi.

Bir benzetme yapacak olursak, bu millet ve kavimlerde kadın yaşamını idare etme gücüne sahip olmayan, velilerinin velayet ve kayyımlığı altında ve onlara uyarak yaşayan küçük bir çocuk gibiydi; çünkü küçük bir çocuk her ne kadar da bir insan olsa fakat yine de irade ve amel bağımsızlığına sahip olursa, düşünce zaafı ve irade güçsüzlüğü nedeniyle toplumun düzenini bozar, toplumun azalarını felç eder. İşte bu nedenle tedricen eğitilip toplumun bir üyesi olma liyakati bulmak için velilerine uyarak yaşamak, büyüklerinin emirlerine uygun olarak davranmak zorundadır.

Bu millet ve kavimlerde kadının konumunu kul ve köle halinde yaşayan, irade ve amel serbestliği nimetinden mahrum olan esirliğe de benzetebiliriz. Savaşta zafere ulaşan düşmana esir düşen bir köle her ne kadar bir insan olsa ve insanın vücudundaki bütün teçhizata sahip olsa da ancak düşmanın fatih ve galip bir toplum olduğu, irade ve amel özgürlüğünün bu toplumun saldırısına uğradığı, toplumun temelinin bu toplum tarafından yıkıldığını, eczasının dağıtıldığını ve insanlığın yok edildiğini göz önünde bulundurarak galip gelen toplumun hareketini normal olarak sürdürebilmesi için onun amel ve irade özgürlüğünü elinden alıp zillet ve köleliğe düşürmeli, sulta altında tutmalıdır.

Yine kadının şuuru zayıf, duygu ve şefkati kuvvetli olduğu için toplumun düşmanı sayılır; kadının irade ve amel bağımsızlığıyla topluma girmesi toplumu felç etmekten ve pişmanlıktan başka bir şey doğurmaz.

Eski medeni milletlerin ortak kanun ve kurallarında kadın bu konuma sahipti. Yahudilik ve Hıristiyanlık açısından ise ellerinde olan ilahi kitapları Tevrat ve İncil gereğince kadının toplumdaki yeri hemen hemen medeni milletler toplumunda olduğu gibidir. Fakat bu mukaddes kitaplardaki ortak nokta şudur: Kadının kesinlikle erkeğin seviyesine ulaşamaz, kadının toplumsal ve dini ağırlığı erkeğin toplumsal ve dini ağırlığından oldukça aşağıdır.

İlahi olmayan diğer dinlerde ise kadının dini emellerinin ya hiç ya da pek önemli bir değeri yoktur.

Bu yazı 487 defa okunmuştur...
 

Yorumlar

Toplam 0 Yorum Yapılmış

Henüz Yorum Yapılmamış

Kategorideki Diğer Haberler

25/02/2010 - 14:05 Huzurlu Aile (2)

16/12/2009 - 23:37 Bilinçsiz kadınlar ne yapar?

16/12/2009 - 23:09 Onlara Öf Bile Deme!

19/10/2009 - 23:28 Dengeli Hayat

19/10/2009 - 23:22 Boşanma sürecindeyseniz

29/09/2009 - 15:05 Evinizin Huzuru İçin Neler Yapardınız?

09/09/2009 - 22:21 Aşağılık kompleksi

09/09/2009 - 21:58 Huzurlu Aile (1)

08/09/2009 - 13:05 En Büyük Toplumsal Afet Zina (2)

06/09/2009 - 22:16 En büyük toplumsal afet: Zina (1)

20/08/2009 - 20:01 Bilinçli Aile Farkı

23/06/2009 - 14:06 İslam’da Kadının Yeri 1

10/05/2009 - 00:44 İyi bir eşin nitelikleri(1)

26/04/2009 - 12:42 Ailede Hayırlı Erkek Ve Hayırlı Kadın Nasıl Olunur?

20/04/2009 - 17:44 Evliliğin engelleri

03/04/2009 - 11:31 Evlilikte sevgi nasıl canlı tutulur

31/03/2009 - 11:58 Öfkenize yenik düşünce şiddete mi başvuruyorsunuz?

15/03/2009 - 23:32 Evliliğin düşmanları

14/02/2009 - 00:24 Kıskançlık evliliği nasıl etkiler

22/01/2009 - 20:38 Ayrılmadan önce tekrar düşünün

14/01/2009 - 20:33 Mutluluk, Şans Değildir.

09/01/2009 - 12:08 Evlilik

02/01/2009 - 16:25 Kurandaki İdeal Eş.

27/12/2008 - 14:25 Balayı ve ilk hatalar

17/12/2008 - 14:32 Affedin ve unutun gitsin.

13/12/2008 - 22:41 Kadınlar neden ''Dırdır'' yapar

04/12/2008 - 15:27 Evinizi neşelendirmenin yolları

29/11/2008 - 18:05 Biraz gerçekçi olun

26/11/2008 - 13:25 Özür Dilerim, Üzgünüm

22/11/2008 - 15:43 Eşinizin ihtiyaçlarını daha iyi tanıyın

15/11/2008 - 16:10 Mercek Farkı

12/11/2008 - 11:08 Anti Aşk

10/11/2008 - 14:59 Ailedeki Haklar.

06/11/2008 - 12:12 Yaş Farkı Ne Kadar Önemlidir?

01/11/2008 - 20:05 Güzel mi? Olgun mu ?

29/10/2008 - 14:28 Geçici sevgiler

27/10/2008 - 15:18 Hayal Gibi

25/10/2008 - 11:15 Dur; Bu Kadar Aşk Yeter.

21/10/2008 - 17:53 Evinizin Huzuru İçin.

17/10/2008 - 12:33 Yanlış Amaçlar2

15/10/2008 - 12:57 Yanlış Amaçlar1

13/10/2008 - 15:35 Eşinizi Eleştirirken

11/10/2008 - 18:28 Ayrılalım

09/10/2008 - 14:09 Çiçeksiz AŞK

04/10/2008 - 12:42 Kadın

13/09/2008 - 11:09 Anne- Genç Kız İletişimi (3)

13/09/2008 - 02:41 Kadınlar, Eğitim ve Peygamberimiz.

26/08/2008 - 23:12 Kız erkek ilişkisi

24/07/2008 - 19:16 Anne Genç kız İletişimi (2)

13/06/2008 - 10:38 Anne- genç kız iletişimi (1)

14/04/2008 - 16:48 İslam da Süs Ve Güzellik

03/03/2008 - 19:22 Eş Seçimi

21/02/2008 - 15:04 Sağlıklı Hayat-Düzenli Yaşam

16/12/2007 - 21:55 Mutluluk Küçük Şeylerde Saklı

16/12/2007 - 21:48 Tartışarak Değil Konuşarak Çözün

18/11/2007 - 00:52 Gelin Ve Kayınvalide İlişkisi

16/11/2007 - 23:33 Birbirinin Elbisesi Olmak

07/07/2007 - 00:09 Evlilikteki Acı Son; Boşanma

30/06/2007 - 18:41 Mutsuzluk Hastalıkların Habercisi

30/06/2007 - 18:14 Aile İçi İletişim

25/06/2007 - 16:00 Dünya'da Küçük Bir Cennet Arzusu

23/06/2007 - 19:16 Evlilikte Uyum denince !

06/06/2007 - 07:04 Evliliği Sarsan Yanlışlar

28/05/2007 - 23:19 Niçin Sinirleniriz ?

26/05/2007 - 17:44 Eşler Arasındaki Farklılıklar (Erkekler İçin)

21/05/2007 - 13:51 Takva sahibi Kadın ve Erkeğin özellikleri

26/04/2007 - 23:00 Eşler Arasında Kıskançlık

18/04/2007 - 00:06 Boşanma Ve Zarları

10/03/2007 - 22:49 En Güzel Hediye Eşim İçin

09/03/2007 - 20:13 Sevginizi Gösterin Ve Değer Verin

04/02/2007 - 22:25 Mutsuz olmamak için 50 öneri

31/01/2007 - 20:43 Toplumsal sorunlar ve Aile

20/01/2007 - 23:56 Aile içi şiddet

20/01/2007 - 23:36 Mutlu bir evlilik için bayanlara 30 tavsiye

20/01/2007 - 22:35 Mutlu bir evlilik için erkeklere 30 tavsiye

16/01/2007 - 00:48 Aranızdaki Farklılıklara Saygı gösterin

12/01/2007 - 01:57 Kusursuz eş varmıdır?

12/01/2007 - 01:34 Eşlerarası etkili ilişki kurmanın yolları

20/12/2006 - 18:00 Eşler arasında ihtilaf sebepleri

12/12/2006 - 13:04 Ümit ve aile başarısındaki ilişki

29/11/2006 - 19:13 Mutlu bir evliliğin sırları

29/11/2006 - 01:48 Eş seçimindeki engeller

29/11/2006 - 01:40 Nikâh akdi – evlilik anlaşması

29/11/2006 - 01:34 İslam’da aile kurma şekli

29/11/2006 - 01:08 Evlenmenin amaç ve hedefleri

29/11/2006 - 00:59 Evliliğin değeri ve kutsallığı

29/11/2006 - 00:42 İslam’da evlenme ve eş seçimi

29/11/2006 - 00:08 Günümüzde aile düzeni

28/11/2006 - 22:02 Geçmişte Aile düzeni

28/11/2006 - 21:56 Aile düzeni üzerine

28/11/2006 - 02:14 Şehid mutahharinin aile hayatı

28/11/2006 - 02:10 Allame Tabatabai'nin aile hayatı

28/11/2006 - 02:05 İmam Humeyni'nin aile yaşantısı

28/11/2006 - 01:42 Eğitim açısından aile çeşitleri

27/11/2006 - 20:49 Eşlerin birbirlerine karşı görevleri

25/11/2006 - 22:30 İslam Ahlakı Kadını Yüceltir
 
Arama Seçenekleri

Foto Gündem
Gates, İran İçin Suud Desteği Bekliyor/FOTO
Irak'ta Seçim Heyecanı/FOTO
Elazığ'da şiddetli deprem! FOTO
İran'da Nevruz Hazırlıkları/FOTO
İmam Hamenei'nin Vahdet Haftası Konuşması/FOTO
"Ümmetin Diğer Liderleri de Ahmedinejad Gibi Olsun"/FOTO
Filistin'in geleceği için Milli-İslami dayanışma konferansı Tahran'da başladı/FOTO
Gasıp İsrail'in kaderi, mağlubiyet ve yok oluştan başka bir şey olmayacak/FOTO
Nasrullah'ı Görünce Şok Oldular(FOTO)
İslami Cihad: İntifada Fiilen Başladı/FOTO

Diğer Haberler

Seçme Yazılar
Müstekbirlerin Fitnelerine Karşı Tek Silah (Vahdet)
02/03/2010 - 13:52
EDİTÖR
Selame Ahmed Selame
Nureddin Şirin
Hasan Karakaya
Sibel Eraslan
İbrahim Karagül
Abdulbari Atwan
Nazlı ılıcak
Mehmet Altan
Merziye Elektrik
Muhammed Sadık El Huseyni
Ahmet Varol
Nuriye Akman
Fikret Ertan
Hamit Turan
Y.Ziya T.Yılmaz
Nuray Mert
Bijan Necefi
Arzu Erdoğral
Mehmet Nedim Aslan
Üye Girişi

Kullanıcı Adı

 
Şifre  

Yeni Üyelik 
Şifre Hatırlatma Servisi

 
Son Eklenen Resimler

Gadiri Hum (özel)

Dünyadan Kurban Bayramı Manzaraları

Tebessüm

Manzaralar 2

Şelaleler

Gün Batımı 2

Renkli Dünya

Rahmet Taneleri

Hayal Gücü

Muhtaç Eller

HD fotoğraflar

Tabiatın Güzellikleri

 
Canlı Tv İzle
Türkçe Kanallar
Ülke Tv

Tv5
Hilal Tv
Samanyolu Haber
Yumurcak Tv
Kudüs Tv
Arapca Kanallar
Almanar
Alalam Tv
Alforat Tv
Alkawthar Tv
Farsca Kanallar

İrib1

İrib2

İrib3

İrib4

İrib5
Press Tv
Jam e Jam 1
Jam e Jam 2
Jam e Jam 3
Quran Tv
Boykot

 
En Çok Okunanlar
Riyad’dan ABD’ye İran konusunda ret

Mısır’da Müslüman-Hıristiyan çatışması

Afganistan’da koordineli saldırı

İran Yemen’den sorumlu değil

En Çok Yorumlananlar
Riyad’dan ABD’ye İran konusunda ret

Mısır’da Müslüman-Hıristiyan çatışması

Afganistan’da koordineli saldırı

İran Yemen’den sorumlu değil

En Çok İzlenenler

İmam Ali_1(yeni)

şeyda 1

şeyda 2

Civciv-1

Kuran Şehidim Abbas (türkçe altyazı)

İMAM ALİ - 01

Selam olsun (türkçe)

Tevessül Duası

Civciv-2

 

Zehranet.Com sadece internet üzerinden yayın yapmaktadır. 
Tüm Hakları Saklıdır © 2009  İzinsiz ve kaynak gösterilmeden alıntı yapılamaz.
Tasarım ve Kodlama : Network