KATEGORİLER

FOTO GALERİ

Zulüm Baki Kalmaz
Resimlerle Irak
Yorumsuz
Aziz İmam (r.a)
Kuranda adı geçen bitkiler
Kuranda adı geçen hayvanlar

ANKET

Yönetici :..

Obamayı Nasıl Değerlendiriyorsunuz?

Seçenekler
Bush gibi olacak
Bush u aratacak
Dünya için faydalı şeyler yapacak

Sonuçları Göster

BOYKOT

 

SİTENİZE EKLEYİN

REKLAM

Sitenize Ekleyin

 

 
 
İslam'da örtünme
 
 
Yabancı erkeklere karşı kadının örtünmesi İslam dininin kesin hükümlerinden

27/11/2006

Yabancı erkeklere karşı kadının örtünmesi İslam dininin kesin hükümlerinden biridir. Bu hükmün İslam’a ait olduğunda hiçbir şüphe yoktur.

 

Kuran-ı Kerim’in ayetlerinde, Peygamber ve Ehl-i Beyt İmamlarının hadislerinde kadının örtünmesinin farz oluşu ve niteliği açıkça bildirilmiştir.

 

Tüm ilahi dinler, insanın derununda yerleştirilmiş eğilimi esas alarak kadına örtünmeyi farz bilmişlerdir. 

 

Kur’an’da hicabın farz oluşu ve onun sınır ve niteliği hakkında birçok ayet nazil olmuştur.

 

1. Ayet:

 

“Mümin kadınlara da söyle: gözlerini (haramdan) çevirsinler; namus ve iffetlerini korusunlar. Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler. Başörtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler. Kocaları, babaları, kocalarının babaları, (kendi) oğulları, kocalarının oğulları, erkek kardeşleri, erkek kardeşlerinin oğulları, kız kardeşlerinin oğulları, kendi kadınları (mümin kadınlar), ellerinin altında bululanlar (cariyeleri), erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan beyinsiz vb. tabi kimseler yahut henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler. Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler). Ey müminler! Hep birden Allah’a tövbe ediniz ki kurtuluşa eresiniz.” (Nur suresinde 31)

 

Bu ayette Allah Teala, ilk önce kadınların erkeklere benzer görevlerini açıklayarak şöyle buyuruyor:

 

“Mümin kadınlara da söyle: gözlerini (haramdan) çevirsinler; namus ve iffetlerini korusunlar...”

 

Bundan sonra kadınlara has olan örtünme hükmüne üç cümlede beyan ediyor:

 

A: “Görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini teşhir etmesinler...”

 

Bu cümlede geçen örtülmesi gereken ziynetten maksat nedir? Sözü geçen örtülmesi farz olmayan açık ziynetler nelerdir? Bu konuda Kur’an müfessirlerinin çeşitli açıklama ve yorumları vardır.

 

Bazı müfessirler yüzük, bilezik ve gerdanlık gibi ziynetlerin metal vb. şeylerden yapıldığını göz önüne alarak bunların gösterilmesinin bir sakıncasının olmadığına dikkat çekerek, maksadın bu ziynetlerin takılı olduğu uzuvlar olduğunu söylemişlerdir. Bazıları da, maksat bizzat bu ziynetlerin kendisi olduğunu ileri sürerek bunların takılı olduğu zaman gösterilmesinin haram olduğunu vurgulamışlardır. Çünkü genelde takılı olan ziynetleri göstermek kadının kendi gövdesinin bazı yerlerini göstermesini de gerektirir demişlerdir.

 

Bazıları da esasen Kur’an’da “ziynet” kelimesinin takılı süs eşyaları anlamına değil, tabii süsler yani vücudun güzellikleri anlamına geldiğini ve Kur’an’da, takılı süsleri ifade etmek için hülye kelimesinin kullanıldığını savunmuşlardır.

 

Elbette şunu bilmek gerekir ki bu tefsirler sonuç bakımından bir birinden farklı değillerdir; çünkü bu tefsirlerden hepsine göre kadının örtünmesinin bir farz olduğu bu ayette açıkça belirtilmiştir.

 

Ehl-i Beyt İmamlarından gelen bazı hadislere göre örtünmesi gereken iç ziynetinden maksat gerdanlık, bilezik ve halhal olduğu ifade edilmiştir.

 

Yine bu rivayetlere göre örtülmesi farz olmayan ve genelde açık olan ziynetlerden maksat yüzük ve göze sürülen sürme olduğu bildirilmiştir.

 

B. Ayette yer alan diğer bir hüküm de, “Baş örtülerini, yakalarının üzerine (kadar) örtsünler” hükmüdür.

 

Khimar asıl anlamı itibarıyla her örtü anlamına gelir ama genelde baş örtüsü eşarp anlamında kullanılır.

 

“Cuyup” Ceyb kelimesinin çoğuludur ve Arapça yaka anlamını ifade eder. Bazen de göğüsün üst kısımlarına, yani yakanın yer aldığı kısımlara denir.

 

Bu emirden anlaşılıyor ki Arap kadınlar, bu ayet inmeden önce, başörtülerinin uçlarını arkadan bağlıyorlardı ve bu da onların boyun ve göğüslerinden bir kısmının görülmesine sebep oluyordu. Bu yüzden Kur’an-ı Kerim, açık bir şekilde kadının boğaz ve boynunu örtecek şekilde baş örtülerini örtmelerini emrediyor. Bu ayetin nüzul sebebi ile ilgili hadis de yukarıdaki açıklamayı teyit etmektedir.

 

C. Kadının örtüsünü çıkarabileceği gizli ziynetlerini gösterebileceği kimseler açıklanmış ve bunların 12 gurup olduğu ifade edilmiştir:

 

“Kocaları,

babaları,

kocalarının babaları,

oğulları,

kocalarının oğulları,

erkek kardeşleri,

erkek kardeşlerinin oğulları,

kız kardeşlerinin oğulları,

kendi kadınları (mümin kadınlar),

ellerinin altında bululanlar (cariyeleri),

erkeklerden, ailenin kadınına şehvet duymayan beyinsiz vb. tabi kimseler,

Henüz kadınların gizli kadınlık hususiyetlerinin farkında olmayan çocuklardan başkasına ziynetlerini göstermesinler.”

 

D. Ayetin açıkladığı dördüncü hüküm ise şudur: “Gizlemekte oldukları ziynetleri anlaşılsın diye ayaklarını yere vurmasınlar (Dikkatleri üzerine çekecek tarzda yürümesinler. Hatta ayaklarındaki halhal sesinin, namahrem erkekler tarafından duyulmamasına bile dikkat etsinler.)

 

Görüldüğü gibi bu ayette kadınlardan, iffet ölçülerine riayet etme hususunda hatta yabancı bir erkeğe ayaklarındaki halhalın sesini duyurmayacak derecede titiz ve ciddi olmaları istenmiştir.

 

2. Ayet:

 

Ahzap suresinde şöyle buyuruyor:

 

“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) “cilbablarını” (dış örtülerini) üstlerine almalarını söyle. Onların tanınmaması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.” (Ahzab suresi: 59)

 

Bu ayette imanlı kadınlara, adi ve ahlaksız kişilerin elinden her türlü bahaneyi almak için nasıl örtünmeleri gerektiği açıklanmıştır ve sonraki ayetlerde ise en ağır ve şiddetli bir dille münafıklar, şayiacılar ve iftiracılar tehdit edilmiştir.

 

Ayette şöyle deniyor:

 

“Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına (bir ihtiyaç için dışarı çıktıkları zaman) cilbablarını/ dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınmaması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur.”

 

Bu ayette “tanınmaktan” ne kastedildiği konusunda iki görüş söz konusu edilmiştir:

 

1- O dönemde var olan cariyeler genelde başları açık olarak evden dışarı çıkıyorlardı ve bazen ahlak kurallarını da riayet etmedikleri için başıboş kimseler onların yolunun üzerinde durarak sarkıntılık ediyorlardı.

 

Bu ayette hür Müslüman kadınların cariyelerden ayırt edilmeleri için tam anlamda örtülerine riayet etmeleri emir olunmuştur

 

Açıktır ki bu sözün anlamı, başıboş ve azgın insanların cariyelere karşı sarkıntılık yapmalarının meşru olduğu değil, sadece, kötü insanların elinden her türlü bahanenin alınmasının gerektiğidir.

 

2- Müslüman kadınların örtünme konusuna önem vermelerinin gerekli olduğu vurgulanmak istenmiştir. Yani Müslüman kadın gelişi güzel bir şekilde örtünen ve örtünmesine fazla riayet etmeyen kadınlardan olmamalı, özenle iffet ve tesettürüne önem vermeli ve bu özelliği ile tanınmalıdır.

 

Ayette geçen “cilbab”tan maksat nedir? Lügat bilginleri cilbab kelimesi için üç anlam zikretmiştir:

 

1. Baş, boyun ve göğsü iyice örten geniş bir örtü; çadır.

 

2. Başörtüsü.

 

3. Geniş elbise. 

 

Yine rivayet edilmiştir ki peygamber (s.a.a.)“Kadının kocasından başkası için kendisini süslemesini yasakladı ve şöyle buyurdu:

 

Eğer kadın kocasından başka erkekler için kendini süslerse, Allah’ın onu ateşle yakması gerekli olur.”[2]

 

Yine Hz. Peygamber (s.a.a.)’in şöyle buyurduğu nakledilir:

 

“Kim kadınlarla oturup- kalkarsa sonunda zinaya duçar olur. Ve zina eden kimsenin de sonu cehennem ateşine yakalanmak olur.”[3]

 

Bu hadise göre de Resulullah (s.a.a.):

 

“Kendisine haram olan bir kadına el veren kimse kıyamet günü zincirle bağlanmış olarak getirilir ve sonra ateşe atılmasına emredilir” buyurmuştur.[4]

 

Kadınların Kendilerini Erkeklere Benzetmeleri

 

İmam Muhammed Bakır (s.a.) şöyle buyuruyor: “Kadının kendisini erkeğe benzetmesi caiz değildir. Çünkü Allah’ın Resulu, kendini kadına benzeten erkekleri ve kendini erkeğe benzeten kadınları lanetlemiştir.”[5]

 

Tesettüre Uymayanların Ahiret Azabı

 

Hz. Ali (a.s) şöyle buyuruyor:

 

Bir gün Hz. Fatıma (a.s) ile Hz. Peygamber (s.a.a)’in huzuruna gittik Resululah’ın şiddetle ağladığını gördüm:

 

Babam ve annem sana feda olsun neden ağlıyorsunuz? dedim.

 

Peygamber “miraca gittiğim gece ümmetimden bazı hanımların şiddetli azaba uğradıklarına şahit oldum; onların şiddetli azaba duçar oldukları için ağlıyorum. Sonra onlardan her birinin azabını açıkladı. Hz. Fatıma: “Ey benim gözlerimin nuru bunların işledikleri günahları bana açıkla” dedi:

 

Resulullah (s.a.a) şöyle buyurdu:

 

“Saçlarından asılan kadın saçını namahrem erkeklere karşı örtmeyen kadındır.

 

Kendi vücudunun etini yiyen kadın ise vücudunu başkaları için süsleyen kimsedir. Ama vücudunun eti, makas ile kopartılan kadın ise kendisini başkalarına sunan kadındı. Sonra şöyle buyurdu:

 

Kocası kendisinden razı olan kadına ne mutlu![6]

 

Son olarak kadın ile erkek arasında ortak olan bir hükme dikkat çekelim. İmam Caferi Sadık aleyhisselam şöyle buyuruyor:

 

“(Mahrem olmayan kadın veya erkeğe) Bakışı şeytanın zehirli oklarından bir oktur. Nice bakış var ki uzun hasrete yol açar.”

 

Ulemanın Görüşü

 

Kadının elleri ve yüzü hariç tüm vücudunu örtmesi gerektiği hususunda hem Şia hem Sünni, tüm İslam mezheplerinin uleması arasında görüş birliği vardır.

 

İslam uleması tesettürün farz olduğunu ispatlamak için Kur’an, sünnet, icma ve akla istinat etmişlerdir.

 

Değerli Fakıh şeyh Muhammed Huseyn Necefi Cevahru’l-Kelam’ın kitabında Şia mektebine göre eller ve yüz hariç kadının tüm vücudunun örtülmesi gerektiğini açıklamıştır. Ayakların (topuklardan aşağı kısmının) örtülmesi gereken yerlerden olup olmadığı hususunda Şia uleması arasında ihtilaf vardır.

 

Şunu da eklemek gerekir ki bazı Şia uleması kadının yüzünü de örtmesini farz olduğunu söylemişlerdir.

 

Ehl-i Sünnet ulemasının bu husustaki görüşlerine vakıf olmak için El-Ciziri’nin el fikhu ale Mezahib’ul Arbaa’y müracaat edilebilir.

 

Bu makalenin sonunda Ayetullah Uzma Hümeyni(r.a)’den kadının tesettürü ile ilgili bir fetvayı nakledelim:

 

Soru: Acaba tesettür (kadının örtünmesi) İslam dininin zaruri hükümlerinden sayılır mı? Onu inkar edenin ve bu hükme özellikle İslam toplumunda saygısızlık gösterenin hükmü nedir?

 

Cevap: Tesettür hükmünün aslı (ayrıntıları değil ) İslam dininin zaruri (apaçık) hükümlerindendir ve dinin zaruri bir hükmünü inkar edenin kafir olduğuna hüküm edilir; ancak Allah ve Peygamberi inkar etmediği bilinirse bu hariç.

 

Sual: İslam’da tesettürün kadınlar için sınırları nedir? Acaba tesettür için başörtüsünü takarak geniş uzun elbise ile pantolon giymek yeterli mi? Ve genel olarak kadının namahrem olan kişilere karşı uyması gereken nitelik nedir?

 

Cevap: Kadının bileklere kadar eller ve yüzün yuvarlağı hariç tüm gövdesi örtülü olmalıdır. Söz konusu elbise farz olan miktarı örterse sakıncasızdır. Ancak “çarşaf” giymeleri daha iyidir. Namahremin dikkatini çeken elbiseler giymekten sakınılmalıdır.

 

[1] -Sunen-i Ebi Davud c. 2 s. 383.

[2] -Biharu’l – Envar c. 103 5. 243.

[3] -Nasihu’t Tevarih c.2

[4] -Vesailu’ş –Şia c. 14 s. 143

[5] -Biharu’l – Envar c. 103, s. 258.

[6] -Vesailu’ş- Şia c. 14 s. 156

 

2997

Yorum Ekle

Yazdır

YORUM LİSTESİ

harun arslan 21-12-2007, 16:04:19
BAŞÖRTÜSÜ


Ne demekmiş

“Yasak! ”

İşiniz mi kalmadı

Yapacak?


Ne diye karışırsınız

Saçımıza-başımıza,

Bizi oyuncağınız mı sandınız

Bakıp yaşımıza?


Sebebini anlatamayacağınız

Çocukça bir devrin hevesinden

Karşınızdaki en güzel portreleri

Mahrum ettiniz çerçevesinden!


Kim demiş, ki:

“Başörtüsüydü o! ”

Başımızın -renk renk-

Süsüydü o!


Altında saçlarımız,

Arkadan, ne hoş sarkardı;

Kimimizde -örgü örgü- sarmaşıklaşır...

Kimimizde, su olup akardı!


Şu, bu nâmına “Yasak! ” demiş

Bulundunuz, tezelden;

Ne olurdu, anlasaydınız biraz da,

Güzellikten, güzelden!


Siz, bizden değilsiniz,

Tanımıyoruz hiç birinizi,

Çekin başımızdan

Ellerinizi!


Bir gericilik tutturmuşsunuz;

Gericilik değil, Türk'ün köy modasıdır bu...

Üstelik, ninemizin başımızda

Taşıdığımız hatırasıdır bu!


Dediniz: “Çıkacak başınızdan

Başörtünüz! ”

Alın -öyleyse- onunla

Yüzünüzü örtünüz!
 
hulaguhan 12-05-2008, 00:39:55
Evvettt

Islamda bas örtüsü var deyip,Tanriya iftira etmis olmuyormusunuz.
Hanki ayette HIMARU-RES var=BAS-ÖRTÜSÜ,lütfen ayeti Arapcasiyla yazin gösterin.
Bu inatta niye anlamadim?

Icabinda kesip atilan sacmi erkeyi ceker,
yoksa ,kara kasmi,
kara gözmü
Yesil gözmü
Kirmizi yanakmi
Al dudakmi
Uzun kirpiklermi
Kücük tombul burunmu
Hankisi erkeyi ceker söyleyiniz.
Neden bizim müslümanlar herseyi tersinden kavrarlar.
Tabiki,DIN, AKIL ISI DEYIL, NAKIL ISIDIR DERSENIZ, OLACAGI BUDUR.
AKILSIZ DIN, BUKADAR OLUR.

Bakalim Tanri bu konuda ne söylüyor?

AKLI OLMAYANIN DINIDE OLMAZ.
AKLINI KULLANMAYANIN BASINA PISLIK YAGAR.

Istede Tanrinin ayatlari.
yanitinizi bekliyorum

kalin saglicahla
hulaguhan
 
ZEHRANET 12-05-2008, 23:01:09

Eğer soru Kuran temelli soruluyorsa cevabı Nur suresi 31.ayette mevcuddur

“Baş örtülerini, yakalarının üzerine kadar örtsünler.” El-Khumuru kelimesi el-Khımar kelimesinin çoğuludur ve kadının başını örtüp göğsünün üzerine sarkıttığı örtü demektir. El-Cüyub ise, el-Ceybin çoğuludur ve cep, yaka, gerdan anlamına gelir. Burada göğüs anlamında kullanılmıştır. Dolayısıyla kast edilen anlam şudur: Baş örtülerinin uçlarını, üzerini örtsün diye göğüslerine doğru sarkıtsınlar.

Siz illada ras kelimesinin Kuran’da geçmesini istiyorsunuz .Bir şekilde Kuran’da örtü(hımar) var ama baş örtüsü yok demek istiyorsunuz.Parçaya takılıp bütünü kaybediyorsunuz.Bazen asıl murat cümlenin bütünlüğünden sonra elde edilir nitekim örtüye dair gelen ayetlerde kendiliğinden görünen yerleri istisna edince Allah, örtünün baştan aşağı yüz ve eller hariç diğer yerlerin örtülmesi gerektiği neticesi ortaya çıkıyor.Diğer yandan peygamberimizin eşlerinin ve o günkü mümin kadınların uygulamaları ve peygamberden gelen hadislerden de bu neticeyi çıkara biliyoruz.
Diğer yandan size göre cazip olan yerleri saymışsınız iyiki siz şeriat sahibi değilmişsiniz yoksa bütün kadınların yüzlerini kapatırdınız.Oysa cazibe olgusu izafidir .Hukuk izafi temellere oturtulamaz.Eğer Kuranı hukuk kitabı olarak kabul ediyorsanız aklınızı Allah’a itaat yolunda kullanınız.
Sizin için cazip olan yüzü açıkta bırakan Allah yabancı kadının yüzüne bakmayı da şu ayetle yasaklıyor
“Mümin erkeklere, gözlerini harama dikmemelerini, ırzlarını korumalarını söyle.Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır. Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarından haberdardır.” El-Ğaddu, göz kapaklarını kapatmak anlamına gelir. El-Ebsar kelimesi el-Basaru kelimesinin çoğuludur ve görme organı, göz demektir.Bundan da anlaşılıyor ki “min ebsarihim” ifadesinin başındaki ‘min’ edatı, amaç kısmının başlangıcını göstermeye yöneliktir, bazılarının söylediği gibi, fazlalık, cins bildiren veya bütünden kısım ifade eden bir edat olarak kullanılmamıştır. Buna göre kast edilen anlam şudur: Haramdan sakınmaya gözlerini harama bakmaktan alı koymakla başlasınlar..
Dolayısıyla “Mümin erkeklere, gözlerini dikmemelerini söyle.” İfadesinde “dikmemelerini..” ifadesi “söyle..” ifadesine terettüb ettiği için, şart cümlesinin cevabı da ona terettüb etmiştir. Bu da ‘söyleme..’ kelimesinin ‘emretme..’ anlamında kullanıldığını gösterir. Şu halde “Gözlerini harama dikmemelerini emret..” şeklinde bir anlam kast edilmiştir. Bu bakımdan ifadenin takdiri açılımı şöyledir: Onlara gözlerini harama dikmemelerini emret, çünkü sen onlara bunu emredersen, gözlerini harama dikmezler.” Dolayısıyla ayet, harama bakmamaya ilişkin bir emir mahiyetindedir. İstersen şöyle de diye bilirsin:Ayette, bakılması haram olan yabancı erkek ve kadınlara bakmak yasaklanıyor. Bu genelliği ifadenin mutlaklığından çıkarıyoruz.
Bu tur hukuki düzenlemelere rağmen muhatap insan olunca itaat,isyan,sapıklık ,hastalık gibi sebeplerle bir takım olumsuzluklar olacaktır ki o tür durumlarda da diğer hukuki düzenlemeler söz konusudur ve herkes biliyor ki hayat hukuktan ibaret değildir birde edep denilen bir şey var
 
mümin 26-06-2008, 09:56:04
s.a hulaguhan adlı kişiye cevap vermeyi bir müslüman olarak borç bilirim kardesim senin dinin ne inancın ne bi kere ALLAHu tealadan bir kişiden bahsediyormuş gibi tanrı demen edep boyutunun ne kadar seviyesiz olduğunu gösterir.Madem kabul etmiyosun kuranı kerimi ayetlerini bahane aramaya çalışma deki kabul etmiyorum.Açıklık kolaylıktır her insana rahat gelir muhakkak o kadar kadın ahmaklığından örtünmüyo rabbim bunu farz kılmış Allah'ın rızasını almak için Allah emrettiği için örtünüyolar madem mantık arıyosun bu yönden düşünsüne sizin gibiler yüzünden insanların özgürlüğü kısıtlandı örtülülere yobaz diyosunuz ya asıl yobaz sizin gibiler ama farkında değilsiniz.
 
zeliha 16-09-2008, 00:40:03
örtünmek kadının süsüdür..arkadaşın söylediği resmen saçmadır.eminim oda ne söylediğinin farkında değil..bence bi boşlukta we RABBİMİZin emirlerini bu şekilde algılıyo..we lütfen RABBİMİZden bahsederken,konuşurken tanrı diye konuşmayalım..kendisi inanmıyosa inananlara saygı göstersinn....
 
şükrü 08-10-2008, 22:48:28
tek cümle yeter aslında

"değerli olan saklanır"
 
Takvalı_olmak 16-10-2008, 16:29:10
bana şimdiki kapalı kadınların kızların
daha çok değerli yerlerini gösteriyormuş hissini veriyor
dar kıyafetler,parlak renkli başötrüleri,kısa etek çizmeler,makyajlar
saçlarını örtünme şekilleri bile çok dikkat çekici
dinimizde dikkat çekicilik çok günahtır
yeni bir moda aldı başını gidiyor
Rabbim sen bunlşardan eyleme bizi...
 

KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER

n

18/11/2008 : 16:34 Ünlüler Ve Örtünme Konusu

n

31/10/2008 : 11:06 Tarihteki Başörtüsü Yasağı.

n

24/10/2008 : 17:29 Hristiyanlıkta Örtünme.

n

16/10/2008 : 15:59 Yahudilikte Örtünme.

n

08/10/2008 : 14:21 Örtünmek ve Fıtrat

n

24/07/2008 : 19:26 Bu Gözyaşlarının Sebebi Ne?

n

23/05/2008 : 19:26 Hicap ilahi bir haktır

n

03/03/2008 : 20:06 Japon Nakata Khaula'nın Örtü Hakkındaki Tecrübeleri

n

18/01/2008 : 16:39 Hicab Sorununun Gerçek Yüzü

n

17/01/2008 : 11:49 Hicab Ve Özgürlük İlkesi

n

15/05/2007 : 22:10 Tesettür ve Özgürlük

n

15/05/2007 : 22:07 Kapitalizmin, İslami Tesettürle Olan Mücadelesi

n

27/11/2006 : 20:40 İslami tesettür nasıl olmalı?

n

27/11/2006 : 20:35 İslam'da örtünme

n

25/11/2006 : 23:07 Genç kız ve hicap

n

16/11/2006 : 22:16 Kuran’ın Hicap Hakkındaki Görüşü

n

16/11/2006 : 22:27 İslam Dininde Örtünme
 

SON DAKİKA

ARAMA

 
www.zehranet.com

GİRİŞ MÜZİĞİ

 

SON DAKİKA

05-12-2008  

YAZARLAR

Türk ordusundan hesap soran bir Türk annesi

01/12/2008 - 11:54

Rasim Ozan Kütahyalı
Zeynep Atmaca
Hayrettin Karaman
İhsan Dağı
Tamer Korkmaz
Leyla Polat
Alptekin Dursunoğlu
Güleser Yılmaz
Zehra Turgut
Hakan Albayrak

HAVA DURUMU

GAZETELER

DOST SİTELER

Sıra Site İsmi Hit
1   Ehlibeyt Nuru 265  
2   KHAMENEİ.İR 1040  
3   İMAM SEVGİSİ 1390  
4   RAST HABER 8100  
5   İSLAMİ DAVET 4383  
6   YAKIN DOĞU ARAŞTIRMA MERKEZİ 2003  
7   FİLİSTİN ENFORMASYON MERKEZİ 1014  
8   İSLAM AZERİ 1701  
9   İSLAM KÜTÜPHANESİ 2025  
10   CAFERİLİK.COM 2192  
11   EZGİCE 2266  
12   ALEVİ CAFERİ 1657  
13   İSLAM EHLİ 1510  
14   İKİ İSLAM 1617  
15   ZEYNEBİ KUBRA 4176  
16   GRUPAKTİF.ORG 1232  
17   RUHULLAH.COM 4502  
18   MEHR HABER 2293  
19   İRİB.İR 2515  
20   İQRAA 1715  
21   İMAM CAFER SADIK CAMİİ 2596  
22   CİHADNET 2020  
23   BİLGE KADIN 3381  
24   40 AMBAR 2635  
25   KERBELA.NET 3081  
26   VELFECR 3962  

Tüm Siteler 

 

www

Ana Sayfa  |  Zehranet Çocuk  |  Zehranet Multimedya  |