Tesettür Arapça bir kelime olup setr kökünden gelmektedir. Sözlük anlamı örtünmedir. Dinî ve fıkhî bir terim olarak
27/11/2006
Bu soruya cevap vermeden önce tesettür ve sınırları hakkında kısa bir açıklama yapmamız gerekir. Böylece tesettürün nesnel örneklerini daha iyi tanıyabiliriz.
Tesettür Arapça bir kelime olup setr kökünden gelmektedir. Sözlük anlamı örtünmedir. Dinî ve fıkhî bir terim olarak ise, daha çok kadınların örtünmesi hususunda kullanılır.
Kur'an-ı Kerim, Müslüman kadının örtünme hükmünü beyan ederken bunun farz olduğunu vurgular. Şöyle buyurur: "Mümin kadınlara de ki: Bakışlarını kıssınlar, iffetlerini korusunlar, açıkta olanlar dışında ziynetlerini açığa vurmasınlar…"
Allâme Tabatabaî gibi müfessirlerin çoğu, örtünme gerekliliğinden istisna edilen açıkta olan ziynetlerden maksadın o ziynetlerin takıldığı yerler olduğunu söylemişlerdir. el-Keşşaf tefsirinin sahibi şöyle der:
"Ayette ziynetlerin takıldığı yerlerinin değil de kendilerinin zikredilmiş olması, örtünmenin önemini vurgulamak içindir. Çünkü ziynet, genelde bedenin namahremlerin bakması caiz olamayan yerlerinde olur. El ve ayak bilekleri, gerdan, pazı, kulak ve baş gibi… Dolayısıyla ziynetlerin açığa vurulması caiz olmayınca ziynetlerin takıldığı yerlerin açığa vurulması da hayli hayli caiz olmayacaktır. Keza, bedenin belli yerlerinde olmasından dolayı ziynetlere bakmak caiz olmayınca o yerlerin kendisine bakmak da hayli hayli caiz olmayacaktır."
Şimdi şu soruyla karşılaşıyoruz: İslâmî tesettüre riayet edilebilmesi için bedenin ne miktarı veya hangi ziynet yerleri örtülmelidir? Çünkü ziynet yerlerinden bir kısmının örtülmesi ya mümkün değildir ya da zorluk ve sıkıntıya sebep olmaktadır. Meselâ eller yüzük, mahallidir. Bunlar da birer ziynettir. Eğer elleri ve yüzü örtmek farz olursa, Müslüman kadın için çok sıkıntılı ve zor olur. Bu yüzden Kur'an-ı Kerim, söz konusu ayet-i kerimede, bedenin bazı uzuvlarını tesettürün gerekliliği kapsamının dışında tutmuştur. O uzuvlar, kendiliğinden açıkta olan ve örtülmesi zor ve sıkıntılı olan ziynet yerleridir.
Buradan hareketle müfessirler, bu konuda İmam Sadık'tan (a.s.) rivayet edilen hadise de dayanarak ayet-i kerimedeki kendiliğinden açıkta olan ve görünen uzuvlardan maksadın yüz, eller ve ayaklar olduğunu söylemişlerdir. Nitekim bazı hadislerde, yüzük gibi açıktaki ziynetlerin de örtülmesi gerekmediği ifade edilmiştir. Dolayısıyla doğal olarak açıkta olan yüz, eller ve ayakların örtülmesinin gerekli olmadığı kesinleşmiş oluyor. Şu sonuca varıyoruz ki İslâm açısından yüz, eller ve ayaklar dışında bedenin tamamının örtülmesi gerekir. Bu, İslâm'ın kesin hükümlerinden biridir ve bu hususta bir ihtilâf söz konusu değildir.
Buraya kadar kısaca örtünmenin farz oluşunu ve sınırlarını açıkladık. Şimdi sorumuzun asıl konusu olan tesettürün şekli ve türüne gelelim. Hemen belirtelim ki bu hususta şer’i açıdan bir kısıtlama söz konusu değildir. Tesettürün şekli ve türü, örfe ve toplumsal şartlara bağlı bir şeydir. Tabiatıyla da örflerin ve toplumsal adabın farklılığı nedeniyle bir toplumda çarşaf giymek, bir toplumda başörtüsü ve pantolonla birlikte manto giymek, bir başka toplumda da burka vs. giymek en iyi tesettür sayılmaktadır. Nitekim zaman ve şartların da bu konuda etkisi vardır. Bir zamanda geleneksel tesettürlere önem verilirken, toplumsal ve kültürel şartların değişmesiyle bir başka zamanda geleneksel giysilere olan ilgi ve alâka azalabilmekte ve modern tesettürler tercih edilebilmektedir.
Buna göre; kadınların giysisi ve tesettürü, toplumdan topluma, ülkeden ülkeye ve hatta şehirden şehre değişebildiği gibi zamandan zamana da değişebilir. Ancak şer’i açıdan değişmemesi ve her zaman sabit kalması gereken şey, tesettür ve örtünmenin aslıdır; şekli ve türü değildir. Dolayısıyla Müslüman kadın, yaşadığı muhitin örfü ve toplumsal adabına uygun biçimde giyinerek de İslâmî tesettürünü koruyabilir. Çünkü İslâm, Müslüman kadının tesettürü ve elbisesinin türünü, şeklini, rengini ve modelini belirlememiştir; bu hususların seçimini, örfler, toplumlar, zamanlar ve mekânlara göre Müslüman kadına bırakmıştır. Aynı şekilde, tesettür ve elbisenin rengi ve diğer özellikleri hususunda da toplumsal adap ve gelenekler belirleyicidir. Şer’i açıdan önemli olan, tesettürün tam ve istenilen düzeyde olmasıdır; renginin, türünün ve şeklinin hiçbir önemi yoktur. Nitekim İslâm'ın ortaya çıktığı ilk yıllarda Arap kadınları, başörtülerinin uçlarını başlarının üstüne atıyor veya arkalarına sarkıtıyorlardı. Neticede yakaları ve gerdanları açık kalıyordu. Bunun üzerine Kur'an-ı Kerim, Müslüman kadınlara, başörtülerinin uçlarını yakalarına sarkıtmalarını ve böylece gerdanlarını örtmelerini emretti. Fakat başörtüsünün rengi, şekli ve detaylarıyla ilgili bir açıklamada bulunmadı.
Buna göre tesettürün seçimi, kadına bırakılmış bir konudur. Ancak bu bağlamda dikkat edilmesi gereken bir husus vardır. O da şudur: Tesettürün türü ve şekli, tesettürün felsefesi ve hikmetine aykırı olmamalıdır. Müslüman kadın, şanına ve metanetine yakışır elbiseler giymelidir; şanına ve metanetine yakışmayan, tesettürün felsefesi ve hikmetine aykırı olan küçük düşürücü ve vücut hatlarını belli edici dar elbiselerden uzak durmalıdır.
islamın emrettiği gibi olmalı bana göre şöyle sana göre böyle o iş o şekilde olmaz o zaman herkese göre tesettüt görüşü farklılk gösteriri en iyisi bilen danışmak derim acizane
Asiye
04-05-2007, 22:55:50
Yazinizi cok yerinde ve isabetli buldum. Aciklamaniz cok doyurucu. Cok az olusan ve cok pahali olan 300 cicekten olusan anzer balinin etiketi ´gibi müslümanligimizin sembolü olan tesettürü üzermizde tasimamiz bizim kalitemizin belgesidir.Rabbim calismalarinizdan dolayi ödüllendirsin...
emine
09-06-2007, 14:02:14
bende sizin gibi düşünüyorum
tebrize
14-06-2007, 14:56:17
ben şu anda örtünmek üzere olan bir kızım ve örtünmeöi geciktiren husus ise bunun farz olup olmadığı hakkında tereddütte olmamdı allah sizden razı olsun bu yazıları okuduktan sonra hiçbir tereddütüm kalmadı
Rabia
22-06-2007, 20:20:22
yazılarınızın bir kısmını okudum, çeşitli başlıklar altında tesettüre dair yazılar yazılmış. Öncelikle şunu söylemek istiyorum, hepimiz her söylediğimizden mesuluz, o nedenle insanlara verdiğimiz bilgilere gayet dikkat etmek gerektir.
ayetler söylenmiş , açıklanmış. ben çarşaf hakkında birşey söylemek istiyorum. hernekadar Kuran-ı Kerimde tam manasıyla bir kıyafet ismi vermesede bize verdiği bilgiler dahilinde istediği özelliklere en uygun kıyafet çarşaftır. çiçekli boncuklu rengarenk kıyafetler bedeni örtsede İslami tesettüre uygun olamaz. ayaklarda terlikler, kollarda işlemeli çantalarla bir bayan kendini sadece beğendirmek çabasındadır. o bayan ne yazık ki gerçek manada kendini "saklamaya" çalışmamaktadır.
seçilen kıyafetlere dikkat edilmesi gerekiyor. bir etek bir bluzle, bir pantolon bir tunikle tesettür olamayacağı gibi, pardesülerinde buna uygun olup olmadığını bir kez daha düşünmek lazım. sahabe hanımlarının nasıl giyindiğini mesela Hz. Aişenin kıyafetini, Hz. Hafsanın kıyafetini bilmek laızm, yine ölüm anında dahi örtünün altından vücut hatlarının belli olacağı endişesi ile ağlayan ve buna çözüm arayan Hz. Fatıma validemizi düşünmek lazım...
açık hanımlara taş çıkartacak kadar dikkat çeken kapalı kardeşlerimiz bu bahsettiğim sahabelerin ne kadar yakınından geçiyor düşünmek lazım. nefsimiz karşılığında bize verilen ücret basit brşey değil, cennet tir o. ama herşeyden evvel Allahın emirlerinde hiçbir abes olmadığını, hikmetlerinin olduğunu düşünmek lazım. zamana göre kuran hükümleri değişmez; zaman, ancak Kuran hükümlerine uydurulmak için vardır.
Yanlışım varsa Allahtan affımı diliyorum....
wesselam....
ERKAM
28-06-2007, 20:21:22
EVET R.HANIM ÇOK HAKLISINIZ...BIR ERKEK OLARAK ARTIK SİZİN BAHSETTİĞİNİZ TESETTÜRLÜ ? BACILARIMIZDAN UTANMAYA (AFFEDIN) BAŞLADIM..BÜYÜK BİR ŞEHİRDE YAŞIYORUM..DIŞARDA HER TÜRLÜ KAPALI HANIM VAR..NE YAPACAĞIZ.? HANİ OMUZLARINIZA KADAR ÖRTÜN BUYURUYOR K.K. ? ŞİMDİ NASIL? ALLAH AFFETSİN..ŞARKIDA ŞÖYLE DİYOR: BİZ BÖYLE DEĞİLDİK,NE OLDU BİZE GARDAŞ BİZ BÖYLE DEĞİLDİK...
zeyneb
15-08-2007, 16:12:22
tesettür kadının zırhıdır.savaşa çıktığınızda zırhınız ne kadar sağlam lursa düşmenın şerrinden okadar emin olursunuz inş.tesettür sana bana göre değildir başta kuran ve sonra Allah rasülünün eşleri sahabi kadınların örneğidir.şartlara göre diye bir şey olmaz.asırlar öncede erkek nefsi aynıydı şimdide.hatta şimdi ahir zamanı bile diyebiirizki kadının daha dikkatli olması lazım.sesine bakışına gülüşüne vs..inancınız gibi yaşamazsanız yaşadıklarınıza inanmaya başlarsınız diye hz ömer ran hatırlatmak isterim.malesef tesettür bazı kimselerin maddi kaygıları yada başka kaygılar yüüznden şıklık yarışına girmiş vitrenlerde sergilenen değildir.asıl tesettür kadına baktığında kadının vücut halarını belli etmeyen bol mahrem yerleri kapalı ve dişiliği ile ilgili bir çekicilik bırakmamsı gerekir.elmalılı mevdudi tefsirlerinde bu açıktır.nur ahzap surelerinde bulunmaktadır.lütfen şartlar değişti deyipte çıkarın çarşafları giyinin erkek pantolonlarını deyipte kimseyi yanlışa sürüklemeyin.takvayı asla hafife alamazsınız.farz olanı ise asla.
Salim ŞİMŞEK
22-08-2007, 10:22:04
Muhterem kardeşim,
Anadolu'nun göz bebeği bir şehirde, kendisini tesettürlü zanneden kadınları ve genç kızları gördükçe "Ebu cehil ölmemiş; gerçekten kıt'alar dolaşıyor!" diyorum.
Baş örtüsünün altında streç kot! Bu nasıl tesettür ya?
zehra
24-08-2007, 20:31:11
Ebussuud Efendi: «Cübabntan maksat, çok geniş ve uzun bir örtüdür. Kadın bununla başını örttüğü gibi yüzünü ve göğsünü de örterek ayaklarına kadar salar. Buna göre âyetin manası, «Kadınlar dışarıya veya yabancı bir erkeğin karşısına çıkacakları zaman bu örtüyle yüzlerini ve bütün vücudlarını Örtsünler.» olur. Süddî de âyetin tefsirinde, «Kadın alnını ve yüzünü örter. Yalnız birtek gözü açtk ıkalır.» demiştir.» [66]
3- Ebu Hayvan: «...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.» âyeti tepeden tırnağa kadar bütün vücudun örtülmesini emreder. Veya âyetteki «üstleri» kelimesinden maksat yalnız yüzlerdir. Yani âyet yüzlerin örtülmesini emretmektedir. Çünkü cohillyet devrinde hür kadınlar zaten yüzleri hariç bütün vücudlarını (saçları dahil) Örtmekteydiler.»
4- Cessas: «...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.» âyeti, genç kadınları yabancı erkeklere karşı yüzlerini örtmeleri gerektiğine delalet ediyor. Kadınlar dış örtülerine bürünmelidirler ki kötü niyetli kimseler onlardan birşey umarak eziyet etmesinler.» [67]
5- Celaleyn: «Celabib», cilbab'ın çoğuludur. Cilbab İse, »kadının bütün vücudunu kapatan örtüdür. İbni Abbas (ra), «Hür olduklarının bilinmesi ve iffetlerinin korunması için mümin kadınlara bir gözleri hariç bütün baş ve yüzlerini örtmeleri emredilmiştir.» demiştir.» [68]
6- Taberî, İbni Sirln'den şöyle nakleder: «Abide es-Seimanî (ra)'-den, «...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.» âyetinin manasını sordum. Büyük bir çarşaf alarak onunla bütün vücudunu Örttü. Başını ta kaşlarına kadar kapattı. Yüzünü de tamamen kapattı. Yalnız sol gözünü açık bıraktı. Böylece âyeti fiili olarak tefsir etti. Bunun benzeri İbni Ab-bas (ra)'tan da nakledilmiştir» [69]
Bu ve bunların emsali nakiller İle meşhur müfessirlerfn kavilleri, kadınların yabancı erkekler karşısında ve dışarıda yüzlerini örtmelerinin farz olduğuna açıkça delalet etmektedir. Ancok birkaç istisnaî durumda yüz açılabilir. Bunlardan birisi, sünnet vechl ile evlenm&k isteyen bir erkek taüb olduğu kadının yüzüne bakabilir. Bir de kadın, hac ihramına girdiği zaman yüzünü örtmez. Çünkü bu İbadet zamanıdır ve fitne sözkonusu olamaz. Kadının hacda yüzünü açması başka hallerle kıyas edilemez. Günümüzde bazı cahiller, «Madem ki kadın ihramlı iken yüzünü kapatmıyor, öyleyse diğer zamanlarda da yüzünü açabilir. Çünkü yüz avret değildir.» diyorlar. Bu İddia İslâm fıkhını bilmeyenlerin sözüdür. Selef-İ salihlnln hayatım, sahabl ve tabiinin kadınlarının yaşayışlarını ve İslâmın altın devrindeki kadınların örtünmelerini, korunmalarını inceleyen, araştıran herkes, yüzün avret olmadığını .açılmasının mubah olduğunu söyleyenlerin hata ettiklerini kesin olarak anlar.
Bu İddiacılar, yüzün avret olmadığını söyleyerek müslümon kadına yüzünü açmasını tavsiye ederler. Kendi zanlanna göre böylece ilmi kstmetmenln günahından da kurtulmuş olmaktadırlar. Halbuki yüzün avret olmadığını İlk defa ortaya atanlar din düşmanları olmuştur. Bu din düşmanları tedrici olarak müslüman kadınları şer'î hicabından çrkararak İs-lâmın içine fitne salmaya ve dini yıkmaya çalışmışlardır. «İnna lllloh v» Inna lleyhl ractun.»
Dördüncü Hüküm: Şer’i Örtünmenin Şartları?
Şer'î örtünmenin zaruri şartları vardır. Bunları şöyle sıralayabiliriz:
1- Örtü, bütün vücudu örtmelidir. Zira Allahu taala, t...Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle.» buyurmuştur. Cllbab, bütün vücudu örten bir elbise, bir Örtüdür. «YÜdnlne», klna kökünden gelen bir fiildir. İdna elbiseyi, örtüyü aşağıya doğru salıvermektir. Buna göre şer'î Örtünme, vücudun tamamını örtmektir.
2- Örtü, alttaki elbiseyi gösterecek kadar İnce olmamalıdır. Zira hlcobtan maksat gizlemektir, ince örtü. alttaki elbisenin görünmesini önleyemez. Bakışlara da mani olamaz. Nitekim Hz. Ayşe, «Ebubekir Sıddık'ın kızı Esma üzerinde İnce bir elbise İle Resulullah (sav)'ın yanına gelince Resulutlah (sav} ondan yüzünü çevirdi.» [70]
3- Örtünün kendisi bir ziynet olmamalı ve cazlb renkli kumaşlar kullanılmamalıdır. Zira Allahu taala, «Ziynetlerini açmasınlar. Bunlardan görünen kısım müstesna.» buyurmuştur. Ayetteki «görünen kıtıımdan maksat, kasıtsız olarak görünen kısımdır. Eğer üstten örtülecek örtünün kendisi ziynet sayılabilecek renk ve görünüşte olursa ona hicab denilemez. Böyle bir örtüyle Örtünme de caiz değildir. Zira Örtünmekten maksat, ziynetlerin yabancılar tarafından görülmesini önlemektir.
4- Örtü, vücud hatlarını belli edecek ve fitneye sebeb olocak kadar dar olmamalıdır. Zira Resululloh (sav), «İki sınıf insan vardır ki oniar cehennem ehlidirler. Sığırların kuyruğuna benzer sopalarla halkı döğenler ve vücud hatlarını tamamiyle belil edecek elbise giyen kadınlar. Ki bunlar bu elbiselerle erkeklerin kalblerlni çelmek İçin gezerken kırıtarak yürürler. Saçlarını da deve hörgüçlerine benzetirler. Onlar cennete giremeyeEy Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle (Herhangi bir ihtiyaç için dışarı çıkarken) dış örtülerini üzerlerine alıp örtünsünler Bu onların başkaları tarafından tanınıp rahatsız edil- ' memeleri için daha uygundur. Allah, çok bağışlayan, çok mehamet edendir.
Ey Peygamber, hanımlarına, kızlarına ve müminlerin hanımlarına söyle, herhangibir ihtiyaçları için dışarı çıktıkları zaman elbiselerini, cariyetlerin kıyafetlerine benzetmesinler. Saçlarını ve yüzlerini açmasınlar. Dış örtüleriyle örtünsünler ki fâsık olanlar onları rahatsız etmesin. Allah, çok affeden ve çok . merhemetli olandır.
Bu âyet-i Kerime ve Nur Suresinin otuz birinci âyeti kerimesi, mümin kadınların örtünmelerini emreden âyetelerdir.
Bu âyet-i Kerimede, kadınların, dış örtüleryle örtünmeleri em red i ilmektedir. "Dış örtüsü" diye tercüme edilen "Cilbaba" kelimesi, Abdullah b. Mes'ud,. Ubeyde es- Sclmanî, Katade, Hasan-ı Basmrî, Saidb. CÜbeyr, İbrahim en-Nehaî ve Atfı el-Horasâî, ye göre, böşürtüsünü üstünden örtünlen "Aba" "Cüb-be" demektir, bu gibi örtülerle kadınların, yüzlerini 6de örtme zorunda olup Olmadıkları hususunda iki görüş zikredilmektedir:
Ali b. Talha, Abdullah b. Abbasın bu âyeti kerimeyi şöyle izah ettiğini bildirmektedir: Abdullah b. Abbas diyor ki: "Allah, müminlerin kadınlarına, bir ihtiyaçları için dışan çıktıklarında, başlarının üzerinden örtecekleri örtüleriyle yüzlerini örtmelerini ve sadece bir gözlerini açmalaraını emretmektedir."
Yine, Muhammed b. Şîrîn diyor ki: "Ben, Ubeyde es- Selmâni'ye bu âyet ten sordum. Ubeyde başını ve yüzünü örttü, Sadece sol gözünü açık bıraktı ve âyetin, o şekli ifade ettiğini söyledi."
Abdullah Abbastan nakledinlen diğer bir görüşe göre, kadınlar bu örtüleriyle kaşlarının üstüne kadar olan bölümü Örterler.
İk-rime ise, kadının bu tür örtülerle boyun ve boğazını da örtmek zorunda oldğunu söylemektedir. Cariyelerin ise sadece başörtüieriyle yetinmelerinin bir mahzuru yoktur
cekleri gibi çok uzaklardan duyulabllen cennet kokusunu bile duyamazlar.» buyurmuştur. Hadisin diğer bir rivayetinde de, «Cennetin kokusu beş-yüz yıllık yoldan geldiği halde onlar kokloyamazlar. [71] buyurulmuştur.
Resulullah şöyle buyuruyor "kadınların salahı kendilerinin yabancı erkekleri yabancı erkeklerinde onları görmedikleri bir şekilde yaşamalarındadır"AHKAM TEFSİRİ
muslumangenc
27-09-2007, 11:47:10
EsseLamuALeykum yazıLarınız cok Yerinde ve zamane basortuLu musLuman kardesLerimiznde okuması Gereken bir konu Rabbim onLarada Nasip Etsin...Rabbim sizdende Razı oLsun bizLeri aydınLattgınız iciN...Rabbime Emanet oLun...
TUĞBA 18
09-10-2007, 23:54:05
Selamunaleykum örtünmenin amacı dikkat çekmemektir bi bayan kapandığı zaman iyi düşünmeli bunu taşıya bilecekmiyim diye.bence dikkat çeken renklerden kıyafetlerden uzak durmalı.hz.fatimetüz zehra(a.s)demşki ben öldüğümde beni öyle bi kefene sarınıki vücudumun şekli belli olmasın.din şehre,ortama,çağa göre değişmemeli bence.bi insan kapandımı tam kapanmalı dikkat çekmemeli göz zinasına neden olacak şeylerden uzak durmalı.hz.fatimetüz zehranın bizi nası görmesini istiyorsak öyle dawranmalıyız ona göre giyinmeliyiz.allaha emanet fatimetüz zehra şefaatciniz olsun
kader
12-11-2007, 15:09:33
sa ben ahmet kardeşimin dediğine katılıyorum tesettürümüüzün renkerline dikkat etemmmiz laızm çok cafcaflı renkler takılıyo günümüzde bayanlarda bend eyeni kapandığımda ne yzıkki öyle başörtü takıyodum çok şükür şu ana öyle değilim örtü bna san göre olmaz kurana uygun olmalı çok renkli tesettür olmaz
ercan
20-11-2007, 10:52:05
allah razı olsun çok güzel açıklamışsınız,ellerinize sağlık
Aişe ekber
17-02-2008, 17:42:54
Ömer Nasuhi Bilmen'in İlmihalinde:Setri avret meselsini açıklarken.Kadınların ne namazda ne namazın dışında el yüz ve ayaklar na mahrem değildir diyor.Yalnız yüzler FİTNE korkusu olmadıkça na mahrem olmaz diyor peki FİTNE korkusu varsa? O zaman nasıl olacak?Bende bu konu hakkında bir açıklama bekliyorum. O Zaman aklıma şöyle bir soru geldi:FİTNE nedri?
nurcan
08-03-2008, 12:49:21
müslüman kadının zamana uygun giyinmesi konusuna şu anlamda katılıyorum.aynı görüşe sahip olmayan diğer hanımlar onları hor görmesinler.üç kızım var.onların bu ortamda gönül rahatlığı ve eziklik yaşamadan inançlarını yaşayabilmeleri için yeri geldiğinde şık kıyafetler giymeleri gerekli oluyor.kadın bir tek bakışıyla bile erkek üzerinde etki yaratabiliyor.önemli olan giydiği kıyafeti adabıyla terbiyesiyle onuruyla taşımasıdır.her erkeği nefis kurbanı her kadını fitne sebebi gibi gösteremeyiz ahir zamanda yaşıyoruz.hiçbir kadının evinden çıkmaması lazım gelir.çünkü dışarısı fitne kaynıyor.önemli olan kıyafetle değil zehra inancı ve onuruyla islamı her çağda yaşayabilmektir.unutulmamalıdır.ne her kapalı ne de her açık kadın aynı şeyi düşünmüyor.fitne içimizden de çıkarılabiliyor.
esra
26-04-2008, 14:40:10
islamda tesettür ancak bu kadar güzel anlatılır özelikle rabia kardeşimeden allah razı olsun günümüzde malesef tesettür zamana göre uygulanıyor oysa mevla kadına nasıl örtünmesi konusunda asırlar önce bildirmiş fakat günümüzün kadinlarınını örtüsünde bitakım oyunlar oynanıp tesettürü tesettür olmaktan cıkaran insanlar var cok afedersiniz leş kargaları gibi bekliyorlar osmanlı kadınlarını tesettür adı altinda nasıl soya biliriz birkac cümleyle sözlerime son vermek istiyorum ciplaklık modası aldı yürüdü yatak odasında gezer gibiyiz ar haya ufkunu duman bürüdü gaflet denizinde yüzer gibiyiz allaha emanet olun
GÜLL
05-09-2008, 05:28:37
Bana bu siteyi bir kardeşim ısrarla önerdi ve ilk işim tesettür konunuza bakmak oldu ve maalesef hiçte umduğum gibi çıkmadı:( o kadar ayet ve hadis varken nasıl el yüz ve ayak açık yazarsınız:( geriye örtülecek ne kaldı mübarek:( rabia ve zeynep kardeşime teşekkür ederim. tesettür düzz ve koyu renkli ve bol kıyafettir. bir arkadaşta insanın içinde fitne olmasın, yoksa çarşafla bile erkeği cezbeder yazmış. onada katılmıyorum . çünkü o kadar kapanan bir insan Allah'ın emri diye kapanmışsa erkeğe bakamaz bile. müslüman yaptığı her işte samimi olmalı. size sapasağlam bir kaynak vermek istiyorum. tesettürü merak eden kardeşlerim googleden tefhimul kuran yazıp,ahzap suresinin 59.uncu ayetini ve altındaki açıklamayı lütfen okuyun. Haaaa şunuda belirteyimki dolmuş şöförleri şu modern kapalı bacılarımıza bakarken çok kaza yapıyorlarmış. tesettür baktırmamalı.....
zeliha
15-09-2008, 22:55:13
yazınız güzel elinize sağlık ama bence ülkeden ülkeye hatta şehirden şehire değiştiğini söylüyosunuz örtünmenin..bence örtünmenin tek şekli wardırideğişmeyen ama biz insanlar kendimiz değiştiriyoz.çünkü nefsimize zor geliyo..
zeynep
13-10-2008, 13:08:34
evet allah sizlerden razı olsun bizi çok güzel aydınlattınız bunun gibi yazılarınızla bizi her zaman bilgilendirmenizi bekliyoruz