Lübnan'da İmam Musa Sadr'ın kaçırılmasının 31. yılıdönümü
Lübnan'ın seçkin şahsiyetlerinden İmam Musa Sadr'ın kaçırılmasının 31. yılı münasebetiyle Beyrut'ta dini ve siyasi liderlerin katılımıyla görkemli merasimler düzenlendi. Lübnan yüksek Şii meclisinde yapılan merasimde bu meclisin başkan yardımcısı Şeyh Abdülamir Kabalan İmam Musa Sadr'dan övgü ile söz etti ve onu kendi yanıp da Lübnan'ı aydınlatan bir muma benzetti.
Kabalan Libya lideri Muammer Kaddafi'ye hitaben onunla bir düşmanlıklarının bulunmadığını belirterek siyonist rejimle düşman olduklarını belirtti ve biz sizlere niyabeten Siyonist rejimle savaştık, acaba iyiliğin mükafatı bu mu, dedi.
Kabalan Arap birliği ve BM güvenlik konseyinden ciddi bir şekilde İmam Musa Sadr'ın kaderinin belirlenmesi için çaba göstermelerini istedi.
Bu arada İmam Musa Sadr'ın kaçırılmasının 31. yılında Lübnan halkı ve hükümeti onun durumunun açıklığa kavuşturulmasını istiyorlar. Musa Sadr, 31 ağustos 1978 yılında Libya'ya yaptığı resmi ziyareti sırasında ona eşlik eden Muhammed Yakup ve Abbas Bedrettin adlı Lübnanlı iki gazeteci ile birlikte kaçırıldı ve o dönemden bu yana onlardan bir haber alınamadı.
Lübnan halkı ve yetkilileri mevcut kanıtlar dolayısıyla Libya'nın onun kaçırılmasının sorumlusu olduğunu vurguluyor. Libyalı yetkililer ise defalarca bu konudaki suçlamaları reddettiler ve Sadr'ın Libya ziyaretinin sona ermesinin ardından İtalya'ya gitme amacıyla Libya'dan ayrıldığını iddia ettiler. İtalya yetkilileri ise bu iddiaları reddetmişler.
Bu arada Libya yetkililerinin iddialarını teyit eden hiç bir belge ve kanıt mevcut değil. Üstelik Libya bu konunun açıklığa kavuşması için asla işbirliği yapmadı.Bu mesele Libya'nın Sadr'ın kaçırılmasında rolü bulunduğu konusundaki şüpheleri daha da artırdı.
Libya yönetimi muhalifleri de Sadr'ın hala hayatta olduğunu ve bu ülkenin güvenlik teşkilatı tarafından özel bir mekanda göz altında tutulduğunu açıkladılar. İmam Musa Sadr'ın durumu konusundaki tahminler ve onun kimler tarafından kaçırıldığı bir yana bu hareketin sadece siyonist rejim ile hamilerinin menfaatine ve Lübnan islami direniş hareketinin aleyhinde olduğu söylenebilir.
Bu durumda Lübnan halkının beklentisi, Sadr'ın durumunun açıklığa kavuşturulması için uluslar arası kuruluşların ciddi ve acil tedbirler alması ve uluslar arası alanda insanlık dışı benzer girişimlerin meydana gelmesini engellemeleridir.
Beyrut'ta İmam Musa Sadr'ı anma amacıyla görkemli merasimin yapılması ve bu törenlere bir çok seçkin dini ve siyasi şahsiyetin ve çok sayıda Lübnanlının katılması, Lübnan halkının ona duyduğu sempati ve onların İmam Musa Sadr'ın durumunun açıklığa kavuşturulması konusundaki duyarlılıklarının açık göstergesidir.