İslamî terbiyenin esaslarından biri, fertlerin insanî kişiliklerine saygıdır. Hepimiz bir ailenin bireyleriyiz. Öyleyse başkalarına yapılan hakaret ve tahkir hepimizedir.
İslam’ın gelişiyle insanlar gerçek kişiliklerini buldu. Zulüm altındaki zavallı kitleler itibar sahibi oldu. Peygamberimiz (s.a.a) kadınlara, çocuklara, mahrumlara ve köylülere değer verip saygı duyardı.
Kuran şöyle buyurur: ”Ey iman edenler! Bir topluluk diğer bir toplulukla alay etmesin. Belki de onlar, kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da kadınları alaya almasınlar. Belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın, birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın. İmandan sora fâsıklık ne kötü bir isimdir! Kim de tevbe etmezse işte bu kimseler zalimlerdir.”[1]
İmam Muhammed Bakır (a.s) buyurdu: “Din kardeşine Kâbe’den daha fazla saygı göster.” Yine buyurdu: “Büyüklere, din kardeşlerine ve hemcinslerine saygı, bir nevi hediyedir onlara.”
Başkalarına saygı adabı
1- Selam vermek
2- Teşvik etmek
3- Teşekkür etmek
4- Terbiyeli konuşmak
5- Hal hatır sormak
6- Yersiz gülmemek
7- Bağırıp çağırmamak
8- Başkalarının sözünü kesmemek
9- Kulağa fısıldamamak
10- Yer vermek
11- Ziyaret
12- Ayağa kalkmak
13- Davete icabet
14- Hasta ziyareti
15- Güler yüzlülük
16- Ayak uzatmamak
17- Sırtını dönmemek
18- Bir şey fırlatmamak
19- Söze ilgisiz durmamak
ZEHRANET
Hucurat Suresi, 11.