Dengeli hayat ne demektir?
Dengeli bir hayat her şeyin yerli yerinde olduğu yaşam tarzıdır. Her şeyin hak ettiği ilgiyi gördüğü ve aşırılıklardan uzak bir hayat.
İçinde yaşadığımız dünya, stres ve koşuşturmalarla dolu, karmaşık bir dünyadır. Böyle bir dünyada dengeli bir yaşam benimsemek kesinlikle kolay değildir, ancak dengeli bir hayat düşüncesini bir kenara bırakıp da dünyanın akışına kapılmak da kesinlikle bir hayatın boşa geçirilmesinden başka bir şey değildir.
Sadece hayatımızın sosyal yönüyle ilgilenirsek kaçınılmaz olarak hayatımızın diğer yönlerinde eksiklikler oluşacaktır. Ferdi hayatımızı ön planda tuttuğumuzda ise yine hiç kuşkusuz sosyal yaşantımız aksayacaktır. Örneğin bir evin hanımı, vaktinin çoğunu arkadaşlarıyla geçirirse asıl işlerinden alı kalacaktır veya evin erkeği gereğinden fazla dış hayata yönelirse kendi evlatlarına babalık yapamayacaktır. Basit gibi görünen bu örnekler çoğu zaman kişilerin hayatını ciddi biçimde etkiliyor ve bazen bir veya birkaç insanın hayatının zayi olmasına bile yol açıyor.
İnsan, ancak her şeyin yerli yerinde olduğu bir hayatta tam anlamıyla mutlu olabilir dolayısıyla dengeli hayat seçeneği, mutluluğumuza açılan tek penceredir.
Dengeli hayata engel olan etkenler.
- Amaçsız yaşam.
Hayatta herhangi bir belirli hedefi olmayan insanlar genellikle bir daldan diğer dala uçan kuşlar gibi hayatlarını bir bu yönde bir diğer yönde her gün fikir değiştirerek yeni bir işe yönelerek ve hiçbir işte sebat göstermeden geçirirler.
Bu insanlar adeta rüzgarda savrulan bir kağıt parçası gibi her dem bir yöne savrulurlar. Her gün bir iş değiştiren bu insanlar hiçbir zaman aşırılıklardan kurtulmazlar ve her zaman karmaşık düşüncelerle boğuşurlar.
- Bilgisizlik.
Hayatın farklı yönleriyle ilgili yeterli bilgiye sahip olmayan insanlar genellikle dengesiz bir yaşam tarzına sahiptirler. Örneğin öğrenmenin önemini bilmeyen insanlar genellikle bu nedene bağlı olarak hayatlarında büyük eksiklikler yaşarlar.
- Programsızlık.
Hayatlarına şekil verecek bir programdan yoksun olan kişiler, hiç kuşkusuz düzensiz bir hayatın doğurduğu olumsuz sonuçlardan nasiplerini alacaklardır. Doğru ve düzenli uygulanan bir program, adeta bir kalkan gibi dengesizliklerin kişinin hayatına sızmasını engelliyor.
- Sorumsuzluk.
İnsanlar hayatlarının bütün yönlerinden sorumludurlar. Sorumluluk hissi insanları düzenli olmaya ve hayatlarını bir düzen üzere oturtmaya itiyor.
Buna karşılık sorumsuzluk ise insanları düzensiz bir hayata ve düşüncesizce hayatın akışına kapılmaya itiyor. Örneğin sorumluluklarının bilincinde olan bir baba veya anne çocuklarını kötü yönde etkileyecek davranışlarda bulunmadıkları gibi onun doğru eğitilmesi için gerekli olan vakti de çocuklarına ayıracaklardır.
Dengeli hayata sebep olan etkenler.
1- Durumunuzu gözden geçirin.
Dengeli bir hayat için hiçbir zaman geç değildir ve insan özgür bir varlık olarak istediği an hayatının akışını istediği yönde değiştirebilir. Dolayısıyla hayatının büyük bir bölümünü dengesizlikle geçiren bir insan bile istediği an hayatını dengeli bir hale getirebilir ve zamanla tam dengeli bir hayata sahip olabilir.
Dengeli bir hayatın ilk adımı, hayatı gözden geçirmek ve eksiklikleri tespit etmektir. Bugününüzü gözden geçirin ve gün boyunca neler yaptığınızı düşünün, nelere vakit ayırdınız ve gün boyunca yapabilip de yapmadıklarınızı gözden geçirin.
Yaptığınız işler, ayırdığınız vakte değer miydi? Yoksa aynı vakti harcayarak daha faydalı işler yapabilir miydiniz?
Bu yöntemi uygulayarak hayatınızın eksik yönlerini çok daha kolayca tespit edebilirsiniz ve gerekli düzeltmeleri yapabilirsiniz. Hayatınız boyunca neleri nelere feda ettiğinizi, bu şekilde belirleyebilir, muhtemel yanlışlıkları kolaylıkla giderebilirsiniz.
2- Hedeflerinizi belirleyin.
Açık ve dakik hedefler çok önemlidir. Her hedefin değeri ve kaçıncı sırada olduğunu belirlemek ise hedeflerin belirlenmesi kadar önemlidir.
Potansiyel yeteneklerinize dönük hayatınızı hedeflendirmeniz ise bu hedeflerin gerçekliliğini ve uygulanabilirliğini bir o kadar artıracaktır.
Hedefleri kısa vadeli ve uzun vadeli olarak iki bölüme bölmeniz ise hayata daha net bakmanızı sağlayacaktır ve küçük yenilgiler sizi fazla etkileyemeyecektir. Örneğin bir dönemin sınavlarında başarılı olmak kısa veya orta vadeli bir hedef olarak belirlenirken mezuniyet sınavında gerekli başarıyı elde etmek uzun vadeli hedefiniz olabilir.
3- Program yapın.
Hedeflerin belirlenmesinden sonra bu hedeflere ulaşmak için bir yol haritası belirlenmelidir. Hedeflere harcanacak vakit hedeflerin önemine uygun olarak belirlenmelidir. Önemli ve uzun vadeli hedefler için daha çok vakit harcamanız gerekecektir.
Adımlarınızı hedeflerinizin türüne göre ayarlamalısınız ve çıkardığınız yol haritasına uygun olarak hareket etmelisiniz. Bu size dengeli bir hayatın kapılarını aralayacaktır. Unutmayın ki dengesizliğin başlangıç noktası programsızlıktır.
İsteklerinizi, sorumluluklarınızı ve ihtiyaç duyduklarınızı belirleyin.
Nelere ilgi duyduğunuz, sorumluluklarınızın ne olduğu ve nelere ihtiyaç duyduğunuzun belirlenmesi hayatınızın dengeli bir hale girmesi için oldukça önemlidir. Zira ilgi duyduğunuz alanlara haddinden fazla yöneldiğinizde sorumluluklarınızın yerine gelmemesi gibi bir problemle karşılaşacaksınız veya ihtiyaçlarınıza haddinden fazla yönelmeniz durumunda, ilgi alanlarınızın yanıtsız kalmasıyla karşılaşacaksınız.
Bir aile reisini düşünün, bu aile reisi sadece ilgi duyduğu spor dalıyla ilgilenirse ve örneğin gününü maçlarla doldurursa geçiminden sorumlu olduğu ailesi aç kalacaktır. Aynı kişi sadece işine odaklanırsa ve ilgi alanlarını tamamen unutursa yaşadığı hayat dengeli bir hayat olmayacaktır.
Kendilerini sadece sorumluluklarına verip fiziki ve ruhi ihtiyaçlarıyla ilgilenmeyen kişilerin de dengeli bir hayata sahip oldukları söylenemez. Örneğin hiç spor yapmayan, sürekli hazır yiyeceklerle beslenen ve psikolojik ihtiyaçlarını yanıtsız bırakan bir insan, bir süre sonra sorumluluklarından kaçmak isteyecektir veya en iyi ihtimalle yaşlılık yıllarında hayatını hiç yaşayamadığından yakınacaktır.
Unutmayın ki hayat, ancak dengeli olursa, gerçek hayattır.
Çeviri/Zehranet.