İran'da tarih boyunca sürekli sanat ve maneviyat arasında yakın ilişki söz konusu olmuştur. Gerçekte İran sanatını şekillendiren önemli etkenlerden biri de dini düşüncelerdir. İran'ın sanat tarihinde bu manevi eğilim çeşitli şekillerde ortaya çıkmışken İslam inkılabından sonraki yıllar söz konusu sürecin önemli bir kesidi olmuştur.
11 şubat 1979 tarihinde Pehlevi rejiminin devrilmesi ve İslam inkılabının zafere ulaşmasının ardından bir çok sanatçı toplumun o günkü şartlarından etkilenerek çok değerli sanat eserlerine imza atmıştır. O günlerde İranlı sanatçılar İslam kültürü ile eşgüdümlü olan manevi ortamdan etkilenerek İslam inkılabı sanat temellerini de attılar. Gerçekte inkılap sanatı İran tarihinin kültür ve sanatının en parlak dönemlerinden biri sayılır. Çünkü İranlı sanatçılar son 30 yılda İran sanatı ve İslam maneviyatını bütünleştirerek çağdaş sanat tarihinde yep yeni bir alan oluşturdular. İşte bu alanın üzerinde de İslam inkılabı sanatı şekillendi.
İslam inkılabı sanatını tarihi seyri, görsel yapısı, icraatı ve yöntemleri gibi çeşitli açılardan ele almak mümkün.
İran'ın kurgu sanatları ise bu diyarda çok eskiden beri var olan motiflerin muazzam bir kaynağı sayılır. Doğa, inanç, insanoğlunun çevresi ile teamülünü yansıtan simgelerle dolu olan bu motifler, oldukça güzel şekiller ve kalıplar çerçevesinde sanat eserleri olarak ortaya çıkmıştır.
Resim, heykel, çanak, seramik, hattatlık, tezhip ve hatta karikatür, fotoğrafçılık ve grafik gibi çağdaş sanatlar bu alanda yer alır.
İran motifleri tarih boyunca oyma, metal çalışmaları, halı ve diğer bir çok sanatta korunmuştur. Bu sanatlar değerli birer miras olarak inkılap sanatçılarının elinde inkılap değerleri ile bütünleşerek yep yeni ve harikulade eserler şeklinde ortaya çıkmıştır.
İslam ikılabı sürecinde bekli de büyük değişime uğrayan sanatlardan biri ressamlık sanatıdır. Çoğunluğu güzel sanatlar akademilerinin talebeleri ve sanatçıları olan inkılap ressamları, inkılaptan önce gündemde olan meslektaşlarına tepki olarak inkılap ve dini konulardan etkilenen eserleri yaratmaya başladılar. Bu genç sanatçıların çabaları tabi ki halk kitleleri ile eşgüdümlüydü. Söz konusu sanatçıların eserleri ve sosyal içerikleri inkılap ressamlarının eserlerini halk için anlaşılır hale getirirken başkalarına en çok mesaj taşıyan eserler oldu.
Şehitlerin portrelerini çizmek ve bu eserlerin anlatımında bazı manevi modelleri kullanmak, İslam inkılabından dayatılan 8 yıllık savaşa kadar geçen sürede inkılap ressamlarının en önemli özelliğidir. Bu yıllarda inkılapçı halkın ve İranlı savaşçıların şanlı direnişini sergileyen büyük duvar resimlerinin çizimi doruğa ulaştı. Savaştan sonra iç meseleler, batının İran aleyhindeki kültürel saldırısı, İran sanatının geleneklerine dönüş ve milli kimliği ihya etme çabaları, inkalıp sanatçılarının en önemli uğraş alanlarını oluşturdu.
İranlı çağdaş sanatçı ve ressam Aydın Ağdaşoğlu o yıllarda gündemde olan sanat konularını şöyle anlatıyor: Gelenek ve modernitenin sürtüşmesi tüm alanlarda, ister inkılaptan önce ister sonra, vardı ve hala da devam ediyor. kurgu sanatları alanında bu mesele dünyanın her yerinde olduğu gibi İran'da da sanatçıların kaygısıdır. Ama her halükarda inkılap sanatı, kendisine aittir, çünkü yerli ve milli kimliğin korunmasına vurgu yaparken batının modern sanatına hayranlığı kınıyor. Şimdi eğer gelenek ve modernitenin sürtüşmesi de gündeme geliyorsa bu, gerçekte batının empoze ettiği biçimde değil de, içimizdeki milli kimlik şeklinde olur.
İnkılap sanatının en önemli başarısının sanatı özel bir kitle arasından halkın arasına taşımak olduğunu kaydeden Ağdaşoğlu sözlerini şöyle sürdürüyor: İnkılap sanatı özel kesime hitap eden sanatı halka hitap eden sanat haline getirmeye çalıştı ve bu yolda büyük ölçüde başarılı da oldu. Gerçi sanat belli bir kesim tarafından yaratılıyor, lakin konusu ve olaylara bakışı halkın bakışına daha fazla yakınlaştı. İnkılap, kadınların sanata yönelişinde de büyük etkisi oldu ve bu kesimin sanat arenasındaki varlığını takdire şayan ölçüde arttırdı. Bu durum, bakış açılarının çeşitliliğini de beraberinde getirdi ve inkılaptan sonraki sanat, inkılaptan önceki konumuna göre daha yüksek bir yere oturdu.
İkinci Fecr Kurgu sanatları festivali, 11 şubat günü çok sayıda İranlı ve yabancı sanatçı ve konuğun katılımı ile Tahran Çağdaş sanatlar müzesinde açılışını yaptı.
Festivalde karikatür, resim, fotoğraf, hattatlık, heykel, çanak ve seramik dalları yer alırken Tahran'ın bir kaç yerinde sanat sergilerinde 2500 eser sergileniyor. Bu arada festivale kabul edilen bazı eserlerin de Hurremşehr, Semnan, Gorgan ve Yezd kentlerinde sergilendiği belirtiliyor.
Söz konusu eserlerin festivale gönderilen on bin eser arasında seçildiği ifade edilirken en genç sanatçı katılımcının 8 ve en yaşlı olanın 85 yaşında olduğu belirtiliyor.
Kurgu sanatları festivali özel ve yarışma bölümleri olmak üzere iki ayrı bölümde gerçekleşiyor ve bazı yabancı sanatçıların da eserleri festivalde yer alıyor. Nitekim dünyanın 79 ülkesinden sanatçılar eserlerini festivale gönderdiler ve en çok Türkiye, Çin, Brezilya ve Endonezya'dan katılım oldu.
Fransız fotoğrafçı Mişel Setbon'un eserleri ise Ahvaz çağdaş sanatlar müzesinde sergileniyor. Bu sanatçı İslam inkılabı ve savaş yılları sırasında İran'daydı ve bu tarihi olayları görüntüledi. Bu sanatçının nefis eserleri İslam inkılabının zafer yıl dönümünde ilk kez İran'da sergileniyor.
Fotoğraf sanatçıları bu yıl İranlı kavimler başlığı altında Fecr festivaline katındı. Öte yandan bu yıl Tahran çağıdaş sanatlar müzesi de çok değerli bir kolleksiyonunu müzenin galerilerinden birinde halkın ilgisine sundu.
Bu fotoğraflar İslam inkılabını zafere götüren günlerle ilgili olup İranlı sanatçı merhum Behmen Celali tarafından görüntülendi. Kendisi geçen ay fani dünyadan ayrılarak hakka yürüdü ve şimdi halk, bu büyük sanatçının inkılap sırasındaki fotoğrafları ile buluşuyor.
Kurgu sanatları festivalinin yanı sıra bir de İran'ın 30 eyaletinde eğitim seminerleri düzenleniyor. Bu arada İran'da bir gün Kurgu sanatları günü olarak adlandırıldığı ve o günde çeşitli eyaletlerin seçkin sanatçılarına ödüller verildiği belirtilmelidir.
Öte yandan kurgu sanatları Expo'sunun ikincisi İran sanatevi'nde düzenleniyor ve öylece diğer sanat festivallerinde olduğu gibi kurgu sanatlarında da alış veriş imkanı sağlanmış oluyor. Expo'lar seçkin sanat eserlerini halka ve yabancı alıcılara sunmak ve bu arada çağdaş sanatçıların seçkin eserleri ile tanışmak için en iyi fırsattır.
Festivalin ilerleyen günlerinde bir de İranlı ve yabancı sanatçıların katılımı ile bir oturum düzenleniyor. Oturumun 3 mart tarihine kadar Tahran ve İran'ın önde gelen diğer dört büyük kentinde devam edeceği ve ardından bazı Avrupa ülkelerinde festivalin seçkin eserlerinin sergileneceği belirtiliyor.
|